Skandal, skandalı ortaya çıkardı

  • Giriş : 28.03.2007 / 00:00:00

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ‘hiperaktivite ve dikkat eksikliği ile öğrenme güçlüğü’ sorunu olan çocukları özür grubu dışında bırakıp tek bir eğitim programı bile hazırlamadığını ortaya çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İzmir'de İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün hiperaktif çocuklara hizmet veren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine ‘Onaylı programı yok, hatalı ödeme yapmışız. Artık para yok’ diyerek faturalarını geri vermesiyle patlak veren skandal, bir başka skandalı gün ışığına çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ‘hiperaktivite ve dikkat eksikliği ile öğrenme güçlüğü’ sorunu olan çocukları özür grubu dışında bırakıp tek bir eğitim programı bile hazırlamadığını ortaya koydu. Yaklaşık 3 milyon YTL'ik faturaları geri çevrilen merkezlerle eğitimi kesilen çocukların velileri tepki gösterirken, İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan ise, “Konu Bakanlığın gündeminde. En kısa zamanda sonuçlanacağını umuyorum'' dedi.
Çağdaş hale getirilen özürlüler yasasından sonra çıkartılan yönetmeliklerle fiziksel, zihinsel her türlü özür grubunun eğitim giderlerinin karşılanması yükümlülüğü Milli Eğitim Bakanlığı'na verildi. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi ya da kursu adı altında hizmet veren kuruluşların da MEB'e bağlanacağı bildirildi. Nitekim 1 Haziran 2006'da bununla ilgili yönetmelik yürürlüğe girerken, bu merkezlere de 2007 sonuna kadar geçiş süresi tanındı.
İzmir'de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SÇHEK) bağlı 29 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinden 22'si hazırlıklarını tamamlayıp MEB'e bağlandı. 7'si de geçiş çalışmalarını sürdürürken, geçtiğimiz günlerde MEB'e bağlanan merkezlerin yetkilileri İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde toplantıya çağrıldı. ‘Onaylı programı yok’ gerekçesiyle ‘Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu ile özgül öğrenme güçlüğü’ tanısıyla hizmet verdikleri çocuklara ait 2007 Ocak- Şubat ayı faturaları iade edildi, bedellerinin ödenmeyeceği söylendi. Tüm merkezlerin yaklaşık 3 milyon YTL tutarındaki faturaların iadesi kurum yetkililerini şoke etti. Bunun üzerine merkezler de ayda 6'sı bireysel, 4'ü grup her biri 50'şer dakikalık 10 seans çalışma karşılığı öğrenci başına 388 YTL alan merkezler de faturalarının ödenmeyip bundan sonrakilerinin de ödenmeyeceğinin açıklanması üzerine çocuklara verdikleri hizmeti kesti, eğitimi durdurdu. İzmir'de 2006 sonu itibariyle 280 dikkat eksikliği ve hiperaktivite, 510 özgül öğrenme güçlüğü tanısı koyulmuş çocuk olduğu belirtilirken, anne babalar uygulamaya tepki gösterdi.
Bir milli eğitim yetkilisi bu merkezlere Haziran- Aralık 2006 arasında ödenmemesi gerektiği halde yanlışlıkla milyonlarca YTL'lik ödeme yapıldığını, hatalarının aylar sonra fark edildiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu özür grubunun Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda Talim Terbiye Kurulu'nca onaylanmış bir müfredat programı yok. O yüzden de ödeme yapılması mümkün değil. Aylarca ödenmemesi gerektiği halde ödeme yapılmış. Yani 6 ay kurumlara para ödenmiş. Fark edilince ocak ve şubat faturaları iade edildi. Fatura bedelleri 3 milyon YTL civarında. Eskiler geri istenmedi ama bu faturaların ödenmeyeceği bildirildi. Müfredat yoksa para da yok.''

ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ
Özel Eğitim Kurumları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Alev Dumanoğlu ise SHÇEK programıyla bu çocuklara yıllardır eğitim verdiklerini hatırlattı. Dikkat eksikliği hiperaktivite ve özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların sınırda performansa sahip eğitimden en fazla yararlanan grup olduklarını belirten Dumanoğlu, “Yıllarca aynı yönetmelikle hizmet verip faturalarımız iade edilince önce panik olduk. Milli eğitim cephesi Talim Terbiye Kurulu'ndan onaylanmış bir programı olmadığını belirtip bizden program teklifi istediler. Bizim bir standart yönetmeliğimiz var, böyle bir programla bize yeniden ruhsat, daha geniş mekan gibi yeni zorunluluklar getirmek istediler. Hiperaktivite henüz dünyada bir sürü programı olan bir konu değil. Yaygın eğitim programı yok. Rehberlik Araştırma Merkezleri bizlere bu çocukları yönlendirirken bir eğitim programı örneği sunuyor. Biz de vaka üzerinden ve kişisel program uyguluyoruz. Biz bu gruptaki çocuklarla eğitilebilir program, artı bireyselleştirilmiş eğitim programıyla çalışıyoruz. Sahip olduğumuz koşullarda. Bu uygulamada çifte standart da var. Çünkü henüz SHÇEK'ten MEB'e geçmeyen özel özel eğitim kurumları bu çocuklara hizmet vermeye devam ediyor, Milli Eğitim de parasını ödüyor. Henüz geçiş yapmadıkları için onlar paralarını alıyor'' diye konuştu.

BAKANLIK GÜNDEMİNDE
Öte yandan İzmir Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, konunun Milli Eğitim Bakanlığı gündeminde olduğunu söyledi. Bu özür grubundaki çocuklar için müfredat programının hazırlıklarını yapıldığını belirten Aydoğan, “Program önümüzdeki günlerde Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı'na sevk edilebilir. Konunun en kısa zamanda sonuçlanacağına inanıyorum'' dedi.
Sorunun Türkiye genelinde olduğu belirtilirken Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri açıklama yapmadı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious