Şoför uyudu, Kelkit Çayı can pazarına döndü

  • Giriş : 10.03.2006 / 00:00:00

Kelkit Çayı’na uçan yolcu otobüsü Türkiye'yi yasa boğdu. 39 yolcu ve 4 personeliyle İstanbul'dan Van'a hareket eden otobüs, Reşadiye-Niksar karayolunun Darıderesi mevkiinde Kelkit Çayı'na düştü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu facia, Türkiye'nin kazalardan ders çıkarmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Çünkü kazanın sebebi yine sürücü hatasıydı.

Van Erciş İtimat firmasına ait otobüsü kul-lanan Abdülbaki Yıldırım, sabah 05.40 sularında uykuya yenik düştü. Hızını 70 km'ye indirmesi gerekirken 120 ile viraja girdi. Araç yoldan çıktı. Yaklaşık 110 metre çaya paralel gittikten sonra suya gömüldü. Yolcuların hemen tamamı kazayı o anda fark etti. Çığlık sesleri ile uyananlar kendini suyun içinde buldu. Kelkit, memleketine giden bir grup insan için adeta can pazarına dönüştü. Kırılan camdan otobüsün üstüne çıkan bir yolcu, bin bir zorlukla kendini karaya attı. Yoldan geçen arabalar durmayınca yürüyerek yakınlardaki Darıderesi köyüne ulaştı ve durumu muhtara anlattı. Muhtarın haber vermesiyle bütün birimler seferber oldu. Köy Hizmetleri, Karayolları ve Sivil Savunma ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. Nehrin ortasındaki otobüsün sadece tavanı gözüküyordu ve buraya tırmanan 10 kişi hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Halatlar ve demir merdiven vasıtasıyla bu kişiler kurtarıldı. 200 metre daha sürüklenen otobüs birkaç dakika sonra tamamen sulara gömüldü. Su seviyesinin düşürülmesi için Koyulhisar yakınlarındaki 4 Eylül Barajı'nın kapakları kapatıldı, Kılıçkaya Barajı da Kelkit Çayı'na bıraktığı suları kesti. Bölgeye 7 dalgıç gönderildi. 2 kişinin cesedi olay yerinden 20 kilometre uzaklıktaki Hamidiye Köprüsü'nde bulunurken, arama çalışmaları yoğun yağmur altında akşam saatlerine kadar sürdü. 18 kişinin cesedine ulaşıldı, 14 kişi ise hâlen kayıp. Gümüşhane'nin Çimen Dağları’ndan doğup Kızılırmak'la buluşuncaya kadar 320 km yol kat eden Kelkit Çayı, bu kez bereket yerine yüreklere acı taşıdı.
Akıntıya kapılan yolcuları arama çalışmaları yağmur altında saatlerce sürdü. Reşadiye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılar Birsen Aydemir (18), Abdülbaki Taş (32), Hayrettin Denizer (32), Vahdet Kaya (37), Nihat Çelik, Giyaset Gülcan, Engin Demirtaş, Erdal Denizer, Velyettin Tango, Mehmet Nuri Aksu ve Erhan Biçer'in sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

Cesetlerden kimlikleri belirlenenler ise şöyle: Birinci şoför Süleyman Kahraman (46), Nurettin Denizer (46), Deniz Yücel (4), Güvercin Koli, Enver Denizer, Naim Aydemir (30) ile çocukları Ensari (2) ve Meryem Aydemir (3).

Birinci kaptan, ‘Bu bebeği uyutmayın!’ demiş

Kazadan yaralı olarak kurtulan Erhan Biçer’in (30) söyledikleri olayı biraz daha netleştiriyor. Otobüsün ön koltuğunda oturduğunu aktaran Erhan Biçer, birinci kaptanın, otobüsü emanet ettiği diğer genç sürücü için espriyle karışık “Bu bebeği uyutmayın!” dediğini kaydediyor. Şoförlerin isimlerini bilmeyen Biçer Zaman’a şunları kaydetti: “Otobüsün ‘usta şoför’ denilen önceki sürücüsü espriyle ‘Bu bebeği uyutmayın!’ demişti. Benim de uyukladığım birkaç defa otobüsün zikzak yaptığını, sürücünün hakimiyeti kaybettiğini fark ettim. Sabah saatlerinde de uçtuğumuzu anladım. Gözlerimi açtığımda otobüsün dereye uçtuğunu gördüm. Camlar kırılmıştı, otobüsün içerisine dolan sular herkesi arkaya sürükledi. Kırılan arka camdan hızla yüzerek su dışına çıktım. Ceketimi çıkartarak karanlıkta yoldan geçen arabalara el salladım, ancak kimse durmadı. Araçların durmayacağını anlayınca, Reşadiye tarafına koşarak bir köye gittim. Köyde gördüğüm ilk evin kapısına vurarak, ‘Bizi kurtarın, 40 kişi otobüsün içinde ölüyorlar’ diye bağırdım. Bağırmalarım üzerine evlerden insanlar çıkıp, polise haber verdiler.” İsa Yiğit, Tokat

Otobüsü ehliyetsiz muavinin kullandığı iddiası

Kaza esnasında otobüsü Abdülbaki Yıldırım'ın (39) kullandığı bildirildi. Ancak İstanbul Otogarı'nda, şoförlerin direksiyonu ehliyetsiz muavin Murat’a teslim ettiği ileri sürüldü. Zaman'a bilgi veren bir kaynak, “Şoför Süleyman Kahraman direksiyona muavini oturtup uyumaya gitmiş. Bize ulaşan bilgiye göre otobüsü çaya uçuran da acemi muavin.” dedi. Otobüste 3 yerine 2 şoför bulunması da bu iddiayı destekliyor. En geç 8 saatte bir şoför değiştirme mecburiyetinden dolayı 22 saatlik İstanbul-Erciş seyahati için otobüsün 3 şoförle yola çıkması gerekiyordu. Erciş İtimat firmasından verilen bilgiye göre; otobüste Süleyman Kahraman ve Abdülbaki Yıldırım olmak üzere 2 ehliyetli şoför bulunuyordu. Ehliyetli 3. şoförün ismini veremeyen firma yetkilileri, kaza esnasında direksiyonda kimin olduğunu bilemediklerini söylüyor. İstanbul'dan 3 şoförle yola çıkması gereken otobüsler, varış noktasını Ankara gösterip şoför değiştireceği gerekçesiyle her 8 saatlik yol dilimi için bir şoför bulundurma kuralını delebiliyor. İbrahim Balta, İstanbul

‘Yoldan geçen arabalardan hiç kimse yardıma gelmedi’

Kazadan yaralı kurtulan yolculardan Mehmet Nuri Aksu, kaza esnasında uyuduğunu ve çığlık sesleriyle uyandığını belirterek, “Tam boğulurken biri elimden çekti. Kim olduğunu bilmiyorum.” dedi. Tokat Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi bölümünde tedavi gören Aksu, suyun kenarına çıktıktan sonra yoldan geçen arabalara yardım etmeleri için el kaldırdıklarını ama bir tek aracın bile durmadığını ifade etti. Aksu, “En sonunda bir kamyoncu durdu. Yardımlarıyla bazı yolcuları kurtardık. Bir kişi de karşı kıyıya çıkmayı başardı.” dedi. Nihat Çelik'in Erciş'te bulunan babası Ahmet Çelik ise oğullarının yaşamasından sevinç duyduklarını anlattı. Reşadiye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Vahdet Kaya da (37) “Virajı dönerken otobüs yoldan çıktı, uçurumdan suya yuvarlandı. Biz kırılan camdan çıktık. Otobüs doluydu.'' diye konuştu. Yaşar Akkaya, Tokat

Karayolları: Yol çalışması yok, şoför uyumuş olabilir

Kazanın yaşandığı karayolunda iyileştirme çalışması yapıldığı ileri sürüldü. Karayolları Samsun 7. Bölge Müdürlüğü Niksar 76. Şube Şefi Hasan Böğrek, iddialara karşın kazanın kesinlikle yol hatasından kaynaklanmadığını vurguladı. Reşadiye-Niksar arasındaki yolda iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini belirten Böğrek, kaza bölgesindeki çalışmaların ise önceden bitirildiğini kaydetti. İncelemede kaza alanında fren izine rastlanmadığını anlatan Böğrek, “12 metre genişliğindeki yolda beton asfalt bulunuyor. Yol ile ırmak arasında da 20 metre var. Otobüs, 110 metre Kelkit Çayı'na paralel seyretmiş. Şoför uyumuş ya da kalp krizi geçirmiş olabilir.” dedi. Otobüsün sahibi Çaldıran Belediye Başkanı Selman Yıldırım ise otobüsün ön camının patladığını belirterek kazaya başka bir aracın yol açma ihtimalinin yüksekliğine dikkat çekti. İsmail Yıldız, Sivas


--------------------------------------------------------------------------------

Kayıp şoför, dört yıldır sigortasız çalıştırılmış

Otobüsün kayıp şoförlerinden Süleyman Kahraman'ın (47), 4 yıldır aynı firmada sosyal güvenceden yoksun çalıştığı öğrenildi. Daha önce kamyon şoförlüğü yaptığı belirlenen Kahraman'ın, büyük oğlu Edip'i 16 gün önce asker ocağına gönderdiği bildirildi. Edip'in, Hatay'ın Serinyol beldesinde jandarma olarak vatani görevini yaptığı ifade edildi. 4 çocuk babası Kahraman'ın evinde ise tam bir sessizlik ve matem havası hakim. Eşi Necla, telefon ve televizyonun başından ayrılmıyor. Damadının 20 yıllık şoför olduğunu belirten Kahraman'ın kayınpederi Musa Polat ise damadının yaşıyor olması için dua ettiklerini söyledi. Kayınpederine ait 2 odalı bir evde 3 çocuğuyla birlikte kalan Süleyman Kahraman'ın firmadan sefer başına ücret aldığı kaydedildi. Şoförlerden Abdülbaki Yıldırım'ın (39) da 15 yıllık uzun yol tecrübesi olduğu ve ciddi bir kazaya karışmadığı belirtildi. Van'ın Erciş ilçesinde olaydan sonra matem havası oluştu. Kazanın haber alınması ve Van il merkezinde meydana gelen üzücü patlamanın ardından Ercişliler, internet cafelere hücum ederek haber portallarından bilgi edinmeye çalıştı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious