Şoförlere lastik uyarısı

  • Giriş : 15.07.2006 / 00:00:00

Şoförlerin eski ve düşük havalı lastiklerle yolculuğa çıkmaması tavsiye edildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kuru, asfalt ve düz bir karayolunda standart yüklü bir araç, 90 km hızda 73 metrede durabilirken, araçların ıslak zeminde ancak 110 metrede durabileceği belirtiliyor. Aracın frenleme sistemine sahip olması, durmak için gereken bu mesafeleri kısaltması açısından yeterli görülmüyor. Uzmanlar ise yaz aylarında kısa süreli yağışların artacağına dikkat çekerek yolculuğa çıkan sürücülere uyarılarda bulunuyor.
Gazi Üniversitesi(GÜ) Fen Bilimleri Enstitüsü, Trafik Planlaması ve Uygulaması Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ebru Vesile Yıldız, yağışlı havalarda, hava basıncı düşük lastikte su boşaltma kanalları kapandığından yağmur suyunun daha az boşalttığına dikkat çekti. Yıldız, söz konusu durum nedeniyle yollarda kaymaların daha da artacağı uyarısında bulunurken, "Trafiğe çıkmadan önce lastik diş derinliği 1.6 milimetre altındaki lastikleri kesinlikle değiştirmek gereklidir. Yol yapım çalışmaları sırasında karşılaşılan gevşek malzemeli yol yüzeyine sahip karayolunda ise patinaj nedeniyle kayma ve yol dışına çıkma gerçekleşebilir. Yağmurlu havada su birikmesi bu tür mıcırlı yolda daha fazla olacağından, yolun yüzeyi ile lastik arasına giren su yastıklama yapacaktır. Bu durumda lastikler, altına alacağı suyun fazla olması nedeniyle yol yüzeyine tutanamayacaktır. Mıcır kaplı yola girerken hızın kademeli olarak saatte 30 kilometre hıza düşürülmesi gerekir." dedi.

Sıcak havada lastiğin ısınmasının en büyük nedeni olarak lastik hava basıncının düşük olmasını gösteren Yard. Doç.Dr. Yıldız, hava basıncı düşük lastiğin tabanı yere yayılarak daha iyi tutunamayacağını aktardı. Yıldız, "Hava basıncı düşük lastiklerin yol ile teması zayıflar. Lastik hava basıncı düşükken kayma hareketleri çok daha düşük hızlarda başlar. Fren mesafesi uzarken direksiyon hareketlerinden daha geç cevap alınır." ifadelerini kullandı.

Seyir halindeyken lastiklerin patlaması halinde yapılması gerekenleri anlatan Yar. Doç. Dr. Yıldız, "Lastik patladığında patlayan arka lastiklerden biriyse arabanın arkası kaymaya başlayacağından, ani fren yapmamaya çalışarak aracı yavaşlatmak gerekir. Ön lastiklerden biri patladığında araç lastiğin patladığı yöne doğru çekildiğinden direksiyon hakimiyetini kaybetmeden araç düz bir doğrultuda tutularak yavaş frenleme ile durmasının sağlanması gerekmektedir." şeklinde konuştu.

Gündüz şartlarında görme açısı saatte 100 km hızda 42 derece olduğuna dikket çeken Ebru Vesile Yıldız, önde giden aracın fren yapmaya başladığında yanan arka fren lambalarını görmekle frene basmak arasında geçen zamanın 1 saniye olduğunu söyledi. Zincirleme kazaların şoförlerin öndeki aracı yakın takip etmesinden kaynaklandığını anlatan Yıldız, şunları söyledi: "Saatte 90 km hızla saniyede 25 metre yol alındığından, 25 metre uzunluğundaki bir yolu da sadece 1 saniyede gözle görüp algılamamız gerekir. Zincirleme çarpışmalar, sürücülerin çoğunlukla önlerindeki aracı çok yakın takip etmelerinden ve zamanında fren yapamadıklarından meydana gelmektedir. Geceleri ise kısa farlar ortalama 25, uzun farlar 100 metrelik alanı aydınlatabilir. Uzun farların teknik kapasitesi, saatte 90 km ile kuru asfalt ve düz bir yolda giderken duruş mesafesini gösterebilir. Böylece riskli durumları önceden görerek gerekli manevraları gerçekleştirmek mümkün olur. Ancak hız gece 110 km'ye çıkartılırsa, durmak için asfalt ve kuru bir yolda gereken duruş mesafesi, uzun farların gösterebileceği uzaklıktan daha fazladır. Başka bir deyişle, gece yolculuklarında kaza riski, gündüze oranla en az 3 kat; hızın 110 km'ye çıkması durumunda ise 6 kat artar."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious