Şoray: Hak ettiğim sevgiyi göremedim

Şoray: Hak ettiğim sevgiyi göremedim.11837
  • Giriş : 22.11.2008 / 12:55:00

Türkan Şoray'dan sevgi itirafı: Hayatımdaki erkeklerden hak ettiğim sevgiyi göremedim...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Hayat benim için sinemaydı" diye sözlerine başlayan Türkan Şoray anlattı: "Sinemayı erkeklere tercih ederim. Altını çize çize. Ancak erkeğe tepkimden değil. Beni en çok etkileyen bir çift gözle karşılaşsam tekrar âşık olabilirim."

Türkan Şoray
Hayatımdaki her şeyi, en ince ayrıntısına kadar sadece kızıma anlattım. Belki hayatımı sonra o yazabilir.
40 yaşıma kadar fatura yatırmayı bilmiyordum.
Ankara'dayım, kızım doğmuş, yardımcı bulamadım.
Çamaşır, bulaşık, yer silmek bana kaldı. Bir gün evde misafir var televizyon açık kalmış. Ses tanıdık geldi. Baktım, benim! Hayatla dalga geçer gibi şarkı söylüyor.
Gayet dekolte bir kıyafet giymiş, incecik. O görüntüyle hiç alakam yok.
Kendime müthiş bir yabancılaşma hissettim.
Önce deli gibi âşık olunuyor güzelliğinize, yaptıklarınıza... Ama bir süre sonra fark edilmemeye başlıyorsunuz.
Boşandığımda mücadeleci yönümü keşfettim. Yalnızlık, kişiliğimi bulmam adına bana çok yardımcı oldu.
Dustin Hoffman'la oynamayı çok isterdim.

* * *
Dev mavi çamların arasından Boğaz'a bakan salonda çerçevelenmiş tek bir fotoğraf vardı. Şömineye dayalı, annesi gibi güzel gülen Yağmur'un fotoğrafı. Aldığı ödüller salonun mütevazı bir köşesine göze çarpmayacak şekilde, zarifçe yerleştirilmişti. Şatafattan uzak, sade ama şık. Kendisi gibi.
Bir yandan halkın sultanı olmasına rağmen bir yandan ulaşılmaz yıldız kimliğini korumayı başaran Türkan Şoray'la vakit nasıl geçti bilmiyorum. Tez canlı, çok tatlı, bazen kuruntulu, bazen heyecanlı, esprili.... Siyah gözlerinin izinde onu anlayabilmek için, bu hafta çıkan Türkan Şoray ile Yüz Yüze'yi okuyun derim. Feridun Andaç'ın Türkan Şoray'la konuşarak derlediği söyleşilerde, seyirciyi etkilediği kadar seyirciden etkilenen, 'Onlar nasıl istiyorsa, ben de öyle yaşayacağım,' diyen bir kadının fedakârlıkları var.
"Yalnızlık da onlardan biri mi?" diye sordum Şoray'a, "Yalnızlıktan kasıt, başımı göğsüne koyacağım bir erkeğin olmaması mı? Evet onu belki zaman zaman hissediyorum ama onun dışında yalnız yaşamayı da seviyorum. Zaman zaman kendimi savunmasız da hissediyorum. Ne kadar güçlü olmaya çalışsam da, tek başıma kalıp gözyaşı döktüğüm de oluyor."

- Sizinle ilgili çıkan son kitap, Feridun Andaç'ın Türkan Şoray'la Yüz Yüze'nin yeni baskısını okudum. Samimiyetiniz, Selim İleri'nin size olan sonsuz hayranlığı, filmleriniz ve sizinle ilgili konuşmaları etkiledi beni.
- Hayat benim için sinemaydı. O kadar hakikiydi ki onun için şöhret olmak beni hiç şaşırtmadı.
Karakterimi değiştirmedi. Bir dönem sinemadan başka hayatım olmaz diye düşünüyordum. Ama evlenmek de varmış.

- Ankara'ya gittiniz...
- Birdenbire bir evlilik hayatına geçiş ve çok farklı bir yaşam. Zaten bunu ilk Yağmur'u hastanede kucağıma verdikleri an yaşamıştım.
O tür sahneleri çok çevirdiğim için gözüm kameraları aradı. O kadar alışık olduğum bir mizansendi ki ama bu gerçekti.

- Yalnız mı hissettiniz kendinizi evlendiğinizde?
- Ankara'da yardımcı da bulamadığım için tek başıma kalmıştım. Cihan çekime gidiyor, onun pantolonlarını ütülüyor, yemekler hazırlıyor, bulaşık yıkıyor, çocuğumla ilgileniyordum. Bir gün unutmuyorum, gene evde misafirler vardı. Televizyon açık kalmış, müzik sesi tanıdık geldi. Baktım, televizyondaki benim! Hayatla dalga geçer gibi şarkı söylüyor, gayet dekolte bir kıyafetle incecik bir Türkan. Kilo almışım, o görüntüyle hiç alakam yok. Müthiş bir yabancılaşma yaşadım kendime.

- Üzüldünüz mü?
- Üzülmedim de çok garip bir duyguydu. Ona da sinemacı beynim dedi ki "Bu ileride inanılmaz bir film sahnesi olur..."

- Kaç sene kaldınız Ankara'da?
- Bir sene kaldık. İstanbul'a geldik. Üç sene sürdü evliliğimiz.
Önce deli gibi âşık olunuyor size, güzelliğinize, hoşluğunuza, yaptıklarınıza. Ama ilişkiden bir süre sonra fark edilmemeye başlıyorsunuz. Boşandığım güne kadar kendimde görmediğim mücadeleci yönümü keşfettim. Yalnızlık, kişiliğimi bulmam adına bana çok yardımcı oldu.

40 YAŞIMA KADAR FATURA YATIRMAMIŞTIM

- Boşanmak, annenizin vefatı, Rüçhan Adlı'nın kaybı, kızınızla tek başınıza kalmak, bir yandan da hayat geçiyor telaşı yaşadınız mı?
- Her yaşadığınız sizi ister istemez güçlü kılıyor. Annem büyük destekti. Rüçhan Bey bir hayli büyüktü benden. O da bir baba gibiydi. Ondan sonra Cihan...
Ayrıldıktan sonra tamamen tek başıma kaldım. Evin bütçesinden ödenecek faturalara kadar, bütün sorumluluklar üstünüze kalıyor. 40 yaşıma kadar fatura yatırmayı bilmiyordum. Bunlar başıma gelmeseydi bu kadar güçlü olduğumu anlayamazdım.

- Mesafeli ama aynı zamanda kırılgan bir duruşunuz var. Sanki kolay değil size yanaşmak. Erkekleri korkuttuğunuzu düşünüyor musunuz? Bunu aşan kaç erkek oldu hayatınızda?
- Bu onların sorunu ama maalesef aşamadılar.

- Sizinle beraber olacak erkek nasıl olmalı?
- Çok duygusal ve çok duyarlı... Erkekleri zamanla anlıyorsunuz. Daha genç yaşlarda düş kırıklıkları ve üzüntüler yaşanıyor. Biz hep erkekler bizi anlasınlar istiyoruz ama, belki onların da suçu değil.Niyetleri kötü değil. Sadece kadınlar kadar duyarlı değiller.

- Sizi hak ettiğiniz kadar sevdi mi erkekler?
- Hayatımdaki erkeklerden hak ettiğim sevgiyi göremedim. Oysa gerçekten sevilecek bir insanım.

- Hayatınızda kaç kez âşık oldunuz?
- Gerçek aşkı yaşadım diye düşünüyorum. Sanatçıyım. Aşk esas şeylerden biri hayatımda. Aşk yaşama ihtiyacını çok hissettim.
Böyle zamanlarda platonik aşklar da yaşadım.

- Ne kadar zamandır hayatınızda aşk yok? Son 10 sene?
- Evet yok. Aşkın yaşı yoktur denir. Kalbimi pır pır ettirecek biri çıkmadı karşıma. Belki o gözle bakmıyorum artık..

- Siz mi sert duruyorsunuz?
- Öyle şeyler öğreniyorum ki, mesela 'Filanca sana ne kadar âşıktı,' diyorlar.

- Niçin söyleyememişler?
- Onu bilmiyorum.

- Şu anki ruh haliniz nedir?
- Huzursuzum. Hep bir yere yetişecek gibi bir acele var içimde.
Senaryolar, çalışmalar, setler olsun. Hiç şikâyet etmem.

- Bu hayatı istiyor musunuz yeniden?
- Tabii sinema çok önemli. İnsanlara güzel bir şeyler verebilmek istiyorum film yoluyla. Şu an bir senaryo çalışmamız var.
Yönetmenliğini yapacağım bu filmin. Beynim her zaman sinemayla meşgul. Onu unuttuğum an köşeye çekilmem lazım.

- Hayatınızı kim yazsın istersiniz?
- Kızım. Yağmur beni insan olarak yeni keşfetmeye başlıyor. Ben hayatımdaki her şeyi en ince ayrıntısına kadar kızıma anlattım.
Belki o sonra yazabilir... O bilsin istedim, hayatıma dair her şeyi.

***

Kazandığımın yarısı tasarladığım kostümlere, yarısı da vergiye gitti
- Elinize senaryoyu verip, kıyafetleri 'sen bul' dedikleri doğru mu?
- Tüm bu kostümleri kendimiz hazırlıyorduk.
Kostümcü yoktu. 200 film çektim. Her film için 20-30 kostüm vardır, onları sete götürmek bizim görevimizdi. O zaman sponsor diye bir olay da yoktu.

-Bir servet harcamış olmalısınız...
- Öyle kıyafetler ki, özel yaşamınızda da giyemezsiniz. Yıllarca kazandığım paranın yarısından çoğunu kostümlere verdim.
Mesela bir sarı kostüm var. Faize Sevim Modaevinin pahalı kostümüdür. Dert Bende filminde giydim. Bir buçuk dakika görünüyor. Film bitti, sandığa girdi. O elbise yerine, uyduruk bir elbise de götürebilirdim.
Karakteri canlandırmak için ne gerekiyorsa yapıyordum. Kazandığımın yarısı tasarladığım kostümlere, yarısı da vergiye gitti.

-Diğer oyuncular içinde mi öyleydi?
- Hepimiz için böyleydi. Bir yandan film çekiyordum, bir yandan da pazar pazar dolaşıyordum. Çantası, şapkası, gözlüğü, bileziği, çizmesi. Dila Hanım filminde tüm kostümlerini, çantasına kadar ben tasarladım.

-Bütün kostümlerinizi sakladınız mı?
- Bir bu kadarı da kayboldu. O kadar güzelleri kayboldu ki, inanılmaz güzel kostümler. Bunlar elimde kalanlar. Geçen sene Dışişleri çalışanlarından Ankara'da Cumhuriyet kutlamaları çerçevesinde kostümlerimi sergileme talebi geldi. Çok ilgi gördü. Müsteşar Osman Çetintaş'ın çabasıyla oldu. Günlerce eve geldi, birlikte kostümleri seçtik, tadilatlar yapıldı. Gönül Paksoy bu işi gönüllü üstlendi. İkisi olmasa ben böyle bir şeye kesinlikle kalkışamazdım. Yıldırım Mayruk'a da çok teşekkür ederim. Bir de Mustafa Taviloğlu'na sergi kitabımı o bastırdı. Kostümlerle izleyicimi buluşturduğum için çok mutluyum. Sergim 30 Kasım'a kadar Cemal Reşit Rey'de.
Filmlerdeki partnerleri için ne dedi
Ediz Hun: Hep çok kibardı.
Tarık Akan: Cesur.
Cüneyt Arkın: Dünyanın en yakışıklı erkeklerindendi.
Göksel Arsoy: Sesi etkileyicidir.
Kadir İnanır: Bir zamanlar güzel bakardı.
Cihan Ünal: Eski eşim.
Kartal Tibet: O benim Kamuran'ım. Çalıkuşu'nda onu gerçek Kamuran gibi gördüm.
***

Kızım aşk acısı çeksin istemem
Selim İleri demiş ki 'Türk Sineması'nın Sultan'ı olmuş bir kişinin bu kadar yalnız bir hayat sürmesi bir romancı olarak beni çok düşündürüyor.' Bu yalnızlığı siz mi seçtiniz?
- Yalnızlıktan kasıt, başımı göğsüne koyacağım bir erkeğin olmaması mı? Evet onu belki zaman zaman hissediyorum ama onun dışında yalnız yaşamayı da seviyorum.
Zaman zaman kendimi savunmasız da hissediyorum. Ne kadar güçlü olmaya çalışsam da, bazen tek başıma kalıp gözyaşı döktüğüm zamanlar da oluyor.

- 'Âşık olmamı kızım istiyor,' der misiniz? - Güzel şeyler yaşamamı istiyor tabii. Eve kapanmış değilim.

- Kendinizde neyi eleştirirsiniz?
- Aşırı gelgitleri olan biriyim. İçimde çok farklı kişilikler vardır. Her kadından bir parça var içimde. Zaman zaman da çok karamsarım. Zaman zaman kendimi savunmasız da hissediyorum. Soğukkanlı değilimdir, özellikle kızımla ilgili konularda telaşlıyım.

- Kızınıza hayatla ilgili en çok ne söylersiniz?
- Sevecen, harika gülen, neşesiyle etrafa ışık saçan bir kızım var. Paylaşmayı sever, merhametlidir. Bu yüzden erkeklerden darbe yerse üzülmemesini söylüyorum.

-Darbe yiyecek mi sizce kızınız?
- Yani her kadın belki de yemez, erkekleri o kadar da kötülemeyelim. Beklentisini sınırlaması lazım. Değiştirmeye kalkmayıp, olduğu gibi kabul etmesi lazım. Değiştirmeye kalkışmak yanlış. Fazla beklenti insanı mutsuz ediyor.

- Hayatta sizi ne korkutur?
- Mesleğimden ve kızımdan ayrı kalmak.

- Sizi ne tetikler şimdi? İyi bir sinema projesi mi size âşık bir erkek mi?
- Sinemayı erkeğe tercih ederim. Altını çize çize. Erkeğe tepkimden değil. Beni çok etkileyen bir çift gözle karşılaşsam tekrar âşık olabilirim.

- Kimle karşı karşıya oynamak isterdiniz?
- Dustin Hoffman'la. Çok beğeniyorum onu.

- Hayatımda 'Keşke şunu yapsaydım,' dediğiniz ne var?
- Dünya çapında filmlerde oynamak isterdim. Kişisel gelişimim için birkaç yabancı dil konuşmak isterdim. Enstrüman çalabilmek, resim yapmak...
Hayallerim bitmiyor. İnsan yaşamı sürprizlerle dolu.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*