Sorularla diyet

Sorularla diyet.7108
  • Giriş : 23.03.2006 / 00:00:00

Güzel bir vücuda sahip olmak için diyet yapanların aklına takılan soruları uzmanına sorduk.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kilo vermek her kadının en büyük derdidir. Herkes diyet yapar ama bir türlü istediği kiloya ulaşamaz. Herkesin aklında diyetle ilgili pek çok soru vardır. Ama bir türlü cevaplarını bulamaz. Diyet yapanların kafasından geçebilecek olan soruları Diyet ve Beslenme Uzmanı Turgay Köse’ye yönelttik. Köse, diyet sırasında yaptığımız hataları birer birer anlattı. İşte sorular ve cevapları...

Zayıflama çayları ve bazı bitkisel çaylar zayıflatır mı?

Bu çayların vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkileri mevcuttur. Dolayısıyla kullanımları ile birlikte vücuttan fazla miktarda su idrarla dışarı atılacak ve bu durum zayıflama şeklinde algılanacaktır. Ancak şişmanlık; vücutta bulunan yağ miktarındaki artışı tanımlamaktadır. Halbuki bu tür çaylar vücuttaki suyu kaybettirmektedir. Su içildiğinde tekrar eski kiloya geri ulaşılmaktadır. Kısır döngüye girmemek adına, mümkünse hiç bulaşmamak daha iyi sonuçlar verecektir. Çözümü posalı (lifli) besinlerin tüketimine ağırlık vererek, bol su içerek ve hareket ederek sağlamak en doğal ve doğru yöntemdir.

Diyet yaparken neden istenilen yerden kilo verilemez?

Yağ hücrelerinin yoğun olduğu yerleri genetik yapı belirler. Dengeli bir diyet ve spor ile sorunlu bölgeleri eritmek / inceltmek mümkündür. Yalnız diyet yaparak, alınan enerji miktarını çok fazla kısıtlayarak kilo verme çabası, bedenin incelmesinden ziyade, yüzün çökmesi ile sonuçlanmaktadır. Sabırlı olmak şarttır. Ancak vücudun yapısından dolayı sorunlu bölge hiçbir zaman incecik olamamaktadır. Yağ dağılımının fazla olduğu bölgeleri çalıştıran egzersizlerin yapılması ile daha iyi sonuçlar elde etmek mümkün olabilmektedir.

Sadece salata yiyorum ama kilo veremiyorum. Neden?

Sadece sebzelerle beslenmek, yeterince protein almamak vücuttaki kasların kısmen kaybına yol açmaktadır. Bu da metabolizma hızının düşmesine yani daha az enerji harcanmasına neden olmaktadır. Sonuçta aç kalınmasına rağmen kilo verilememektedir. Öte yandan böylesi bir tutum kişiyi yetersiz ve dengesiz beslenmeye sürüklemektedir. Önerilen, farklı besin gruplarından çeşitlilik sağlayarak enerji açısından aşırıya kaçmadan beslenmek ve spor ile diyeti desteklemektir.

İdeal kilo kaybı ne kadar olmalıdır?

Dünya Sağlık Örgütü haftalık ağırlık kaybının 0.5 - 1.0 kg. arasında olması gerektiğini vurgulamaktadır. Eğer ki birey ağır derecede şişman ise veya obeziteye bağlı birtakım komplikasyonlar söz konusu ise; kontrollü olarak haftada 1.5 kg. ağırlık kaybı uygun görülmektedir. Ayda 4 - 6 kg. üzerindeki ağırlık kaybı metabolik olarak birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bu yüzden 20 senede aldığımız kiloları 20 günde vermeye kalkmamalıyız.

Sauna zayıflatır mı?

Terleme ile birlikte sadece su kaybedilir. Su içildiğinde kaybedilen su tekrar geri alınır. Ağırlıkta bir değişiklik olmaz. Zaten şişmanlık, vücut yağ miktarının artışı olarak tanımlanmaktadır. Ağırlıktaki her azalma zayıflama olarak algılanmamalıdır. Önemli olan vücut yağ miktarının azalmasıdır, su veya kas miktarının değil.

Zayıflama ilaçları etkili midir?

Bu tür ilaçların ishal, gaz, karın ağrısı, vitamin eksikliği, kabızlık, uykusuzluk, ağız kuruluğu, yüksek tansiyon gibi yan etkileri mevcuttur. Zamanında piyasadan kaldırılan bazı ilaçların bağımlılık, katarakt, ölüm gibi sonuçlara yol açtığı bilinmektedir. İlaç tedavisinin aşırı şişmanlarda, endokrinolog veya dahiliye uzmanı ya da diyetisyen kontrolünde kullanılması gerektiğini unutmamak gerekir. İlaç tedavisinin yararlı olması için mutlaka, kişiye özel bir diyetle birlikte kullanılması, hatalı davranışların yerine doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması gerekmektedir.

Aksi taktirde ilaçlar kullanıldığı sürece etkindir ve ilacın kesilmesiyle birlikte kaybedilen ağırlığın hızla geri gelmesi kaçınılmaz olmaktadır.

Yapay tatlandırıcılar kanser yapar mı?

Yapay tatlandırıcılar ilk olarak 1900’lü yılların başında ortaya çıkmış, 1940’lardan beri tüm dünyada hem şeker hastaları hem de sağlığına özen gösterenler tarafından yoğun olarak kullanılmaktadırlar. Örneğin günümüzde en fazla kullanılan yapay tatlandırıcılardan biri olan aspartam üzerinde 200’ü aşkın bilimsel çalışma yapılmış, yüksek dozlarda kullanımında dahi zararlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Gerek aspartam gerekse diğer yapay tatlandırıcıların kullanımı Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmıştır.

Light / diyet ürünler zayıflama diyetlerinde serbestçe tüketilebilir mi?

Bir ürünün üzerindeki “light” veya “diyet” ibaresi o besinin serbest olarak tüketilebileceği, enerjisinin olmadığı anlamına gelmemektedir. Sonuçta lezzet veren birtakım öğeler (yağ, şeker, un, tuz...) mevcuttur. Unutmayınız ki bunlardan herhangi birinde yapılan bir azaltma diğerindeki artış ile kapatılmakta ve lezzet bu şekilde korunmaktadır. O nedenle besinler satın alınırken etiketleri iyi bir şekilde okunmalı ve yorumlanmalıdır. Uygun olan ürün de serbestçe tüketilmemeli, eşdeğeri olan başka bir besinin yerine tercih edilmelidir. Aksi taktirde farkında olunmadan yüksek oranda enerji alımına, dolayısıyla kilo kazanımına yol açabilir.

Aç karına limon veya greyfurt suyu içmek yağları eritir mi?

Maalesef herhangi bir yiyecek veya içeceğin tüketilmesi ile vücutta depo edilen yağlardan kurtulmak mümkün değildir. Beslenme tedavisi ve egzersiz programı birlikte sürdürülmeden fazla kilolardan ve depo edilen yağlardan kurtulmak söz konusu değildir. Dilerseniz deneyebilirsiniz, bir paket margarin üzerine limon veya greyfurt suyunu dökün ve bekleyin. Yağda hiçbir değişmenin olmadığını göreceksiniz. Özellikle mide rahatsızlığı olan bireylerin aç karına bu içecekleri içmesi zararlı olabilir. Çözümü bilimde aramak gerekmektedir.

Karbonhidratlar ile proteinleri ayırmak gerekir mi?

Pratikte ve teoride böylesi bir durum pek mümkün değildir. Örnek olarak bir süt kutusunun üzerindeki etiket bilgileri incelenirse, içerisinde hem karbonhidrat hem de protein olduğunu görülür. Aynı şey yoğurt için de geçerlidir. Hatta karbonhidrat diye bilinen pirinç ve makarna paketlerinin üzerindeki etiket bilgileri de incelendiğinde protein de içerdiklerine tanık olunur. Demek ki ayırma diyeti temelinde yanlış bir diyettir. Bu durumda bizim hiç süt ve yoğurt tüketmememiz gerekir. Peki ya kemik sağlığımız? Dolayısıyla bu durum kişiyi yetersiz ve dengesiz beslenmeye sürüklemektedir.

Kabak çekirdeği bağırsakları çalıştırıp zayıflatır mı?

Ay çekirdeğinin 100 gramı 560 kkal. enerji vermektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse; enerjisi yaklaşık bir bütün somun ekmeğe tekabül etmektedir. Buna karşılık kabak çekirdeğinin zayıflatıcı etkisi olduğu, bağırsakları çalıştırdığı, ay çekirdeği kadar zararlı olmadığı düşünülür. Sanılanın aksine kabak çekirdeğinin kalorisi daha yüksektir (100 gramı 610 kkal.) ve kabızlığı önleyici bir etkisi yoktur. Öte yandan her iki çekirdek türü de kalp - damar sağlığı açısından zararlıdır. Kilo aldırıcı etkileri de kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Aç kalarak kilo verir miyiz?

Zayıflamak uğruna aç kalmak, öğün atlamak sanılanın aksine genelde kilo alımı ile sonuçlanmaktadır. Çünkü yeterince beslenemeyen metabolizma, durumu “kıtlık” olarak algılamakta ve tüketilen her besini savunma mekanizması olarak (yarın bir gün tekrar aç kalırsam enerji olarak kullanırım mantığı ile) vücutta yağ şekline depo etmektedir. Tıpkı sular kesildiğinde depo edilen suyun kullanılıp, suyun geri gelmesi ile birlikte deponun tekrar doldurulması ve fazladan yedekleme yapılması gibi. Önerilen; dengeli bir beslenme programına eşlik edecek egzersiz ile fazla kilolardan kurtulmaya çalışmaktır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious