'Sosyal faaliyet denilince akla çekirdek çıtlatmak geliyor'

  • Giriş : 09.09.2006 / 00:00:00

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Hülya Yüksel, Türkiye'de sosyal faaliyet denince çekirdek çıtlatmanın akla geldiğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'de şehirlerin sağlıklı gelişmesine öncülük etmek amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin (TSKB) 2. Yıl Konferansı'nın son oturumu yapıldı. Üç günlük konferans programının son gününe konuşmacı olarak katılan Yrd. Doç. Dr. Yüksel, TSKB üyelerine ülkedeki belediyecilik faaliyetlerine yönelik sosyal bakış açısını hakkında bilgiler aktardı. Hülya Yüksel, dünyada gelinen noktada artık doktorların reçete yazmayarak insanlara fiziki aktivite tavsiye edeceğini söyledi. Yüksel, ülkemizde son zamanlarda görülen araç, televizyon ve bilgisayar sayısındaki artışla birlikte bulaşıcı hastalık ve kalp rahatsızlıklarında bir artış göründüğünü ifade etti. Direkt olarak bu unsurların ölüm sebebi olmadığını açıklayan Yüksel, ancak bu ikilem arasında bir ilişki olduğundan bahsetti.

"BİZDE SOSYAL FAALİYET PİKNİK YAPMA VE BİRLİKTE OTURUP ÇEKİRDEK ÇITLATMAKLA SINIRLI KALIYOR"

Yüksel, ülkemizde sosyal faaliyet kavramının çok fazla genişlemediği ve insanlarımızın fiziki aktivitelere katılmadığını vurguladı. Çeşitli zararları olduğu bilinen televizyon programlarının fiziki aktiviteleri özendirici bir yönü olduğunu belirten Yüksel, "Bizse sosyal faaliyetler beraber piknik yapma ve birlikte oturup çekirdek çıtlatmakla sınırlı kalıyor. Gelişmiş ülkelerde insanlar sabahları bir yerde toplanıp 30-40 kilometre bisikletleri ile dolaşıyorlar. Bizde kime sorsanız 'Gençliğimde Futbol oynadım' der. Önemli olan devamlılıktır. Tüm zararlarına rağmen sabah programlarının uyarıcı özelliği bulunuyor. Bu sayede, gecekondularda yaşayan insanlar bile çıkıp spor yapmaya başladı. Hayalim bu TSKB sayesinde halkın daha fazla bilinçlenmesi ve onlara gerekli imkanların sağlanmasıdır." diye konuştu.

İnsanlardan kaynaklanan eksikliklerin yanı sıra Türkiye de en büyük dezavantajın şehir ve sokakların güvensizliği olduğunu iddia eden Hülya Yüksel, insanların sokaklarda yürümeye korktuğunu savundu. Yüksel, planlardaki yanlışlıklarda ötürü kaldırımların ağaç ve araçlarla dolu olduğunun altını çizdi. Fiziki aktivitelerin en önemlilerinden olan bisikletler için güvenli yolların yapılması gerektiğini kaydeden Yüksel, "Ülkemizde bırakın bisikletleri arabalar bile yollarda güvenli hareket edemiyor. Park ve yürüyüş alanları son 20 yıldır kadın ve çocuklarımız için güvenli değil. Terör ve kapkaç yüzünden insanlar evinden dışarı çıkamıyor. Bu sorunların giderilmesi için belediyeler ve güvenlik güçleri daha fazla işbirliği yapmalı." ifadelerini kullandı.

"GELİŞMİŞ ÜLKELER HAVA KİRLİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN HALK OTOBÜSLERİNDE HİRDOJEN YAKITI KULLANIYOR"

Sağlıklı kentlerin oluşturulabilmesi için güneş, rüzgar ve hidrojen enerjisinden daha fazla yararlanılmasını isteyen Hülya Yüksel, hava kirliliğinin önüne geçmek için gelişmiş ülkelerde hidrojen yakıtı kullanan halk otobüslerinin tercih edildiğini duyurdu. Yüksel, hidrojen enerjisi üretiminde bor minerallerinin kullanıldığını hatırlatan Yüksel, "Türkiye bu kimyasal bakımından dünyanın en zengin ülkesidir. Bu sayede hem kendi yer altı kaynağımızı değerlendirmiş hem pahalı fiyata petrol kullanma bağımlılığından kurtulmuş oluruz." şeklinde konuştu.

Belediyesi Meclis Toplantı Salonu'nda yapılan toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canali, Yalova Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu, Eskişehir Tepebaşı Belde Belediye Başkanı Tacettin Sarıoğlu, Bursa Gölcük Belde Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş ve Bursa Mudanya Belde Belediye Başkanı Erol Demirhisar ile 23 belediyeden yaklaşık 100 kişi katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious