Sosyal güvenlikte ‘okumuş’ kadına sağlık hizmeti yok

  • Giriş : 19.04.2006 / 00:00:00

Sosyal Güvenlik Reformu’nun ikinci bölümü Meclis’e gelirken, tasarıdaki bir madde uzmanların tepkisini çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Boşanırsa, ebeveyni hayatta olsa bile kapsam dışı kalacak.

Sosyal güvenlik açıklarını kapatmak amacıyla hazırlanan reform paketinin ikinci ayağı Meclis Genel Kurulu'na geldi. Paketin ilk bölümünü oluşturan ve SSK, Emekli Sandığı ile Bağ-Kur'u tek çatı altında birleştiren düzenleme geçen hafta yasalaşmıştı. Milletvekilleri reformun ikinci bölümü olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’na son noktayı koymak için de çalışmalara başladı. Bütün vatandaşları sağlık ve emeklilik konusunda aynı şemsiye altında toplayan tasarıda, ‘okumuş' kızlara yönelik ilginç bir madde yer alıyor. Buna göre üniversite bitirmiş 25 yaşından büyük kızlar, 1 Ocak 2007'den itibaren anne veya babası üzerinden sağlık yardımı alamayacak. Evlenip boşandıktan sonra anne-babası hayatta olsa bile sağlık hizmetlerinden faydalanamayacak. Söz konusu düzenleme hileli boşanmalara karşı önlem olarak görülüyor. Okumamış kızların ödüllendirilip tahsilli kızların cezalandırıldığını ifade eden çalışma hayatı uzmanları, maddenin Anayasa Mahkemesi'nden döneceğini düşünüyor. ‘Düzenleme, üniversite bitiren bayanları çalışmaya teşvik ediyor' yaklaşımına da katılmayan uzmanlar, “Onlar evde oturmak istemez. Ancak bu kadar işsizin olduğu bir ülkede iş bulamayan tahsilli kızlara sağlık hizmeti vermemek büyük yanlış.” değerlendirmesinde bulunuyor. Sosyal güvenlik uzmanı Ziya Perver’e göre, ‘Ya evlen ya çalış' mantığı reformun en büyük eksiği. CHP'li Ali Kemal Kumkumoğlu, ayrıma tepki gösterirken, AK Partili Mehmet Zekai Özcan, eleştirilere katılmıyor: “İlgili madde ekonomik durumu iyi olanlara yöneliktir.”

İşçi ile memur arasındaki farkı ortadan kaldıran ilgili tasarı, üniversite mezunu kızlara yönelik maddesiyle tepki topluyor. Tasarı kanunlaşırsa, 25 yaşından büyük üniversite mezunu kızlar 2007'den itibaren ana veya babası üzerinden sağlık yardımı alamayacak. Yükseköğrenim görmüş ve 25 yaşını tamamlamış kız çocuklarının, kendine bakmakla yükümlü kişinin sigortasından yararlanamayacak olması, eşitlik ilkesine aykırı olarak değerlendiriliyor. Çünkü 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren kız çocuğu okumamışsa, ilköğretim veya lise düzeyinde öğrenim yapmışsa ana veya babası üzerinden sosyal güvenlik kurumlarından sağlık yardımı alabilecek. Ancak, kız çocuğu şayet üniversite veya yüksekokul bitirmişse aynı yardımı alamayacak. Konuyu Meclis’te kürsüye taşıyan Anavatan Partisi Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu düzenlemeyi içeren 3. maddeyi şu sözlerle eleştirdi: “Yüksek tahsil sadece çalışmak için mi yapılır. Bu insanlar tedavi için hangi kapıya gitsin.” CHP Milletvekili Kumkumoğlu, “İşverenden en küçük bir istemde bulunulmuyor. Düzenlemeler çalışanların haklarını geriye götürüyor. Kız çocuklarının durumu bununla ilgili.” diyor. Türk-İş de düzenlemenin ‘kendi ceplerinden prim ödeyenler tedavi olabilir’ anlayışını getirdiğini savunuyor. AK Parti Ankara Milletvekili Mehmet Zekai Özcan ise, maddenin ‘durumu iyi olanlara' yönelik olduğu görüşünde. Özcan, maddi durumu kötü olan üniversite mezunlarının sağlık sigortası priminin devlet tarafından karşılanacağını dile getirdi. 25 yaşından büyük tahsilli kızların ekonomik durumlarının tespit edilemeyeceği eleştirisine Özcan, “İki sene içinde yapacağımız incelemelerle ilgili kişilerin durumları belirlenecek.” karşılığını verdi.

MEVCUT UYGULAMA NASIL?

SSK: Ana veya baba SSK'lı ise 506 sayılı Kanunun 106'ncı maddesi gereğince kız çocukları evli olmamak ve çalışmamak (emekli de olmamak) şartıyla sağlık yardımı alabiliyor. 18 yaşını bitirmiş, ortaöğrenimde okuyorsa 20 yaşını, yükseköğrenim görüyorsa 25 yaşını doldurmamış veya 18 yaşını doldurmuş olup da çalışamayacak durumda malul erkek çocukları ile yaşları ne olursa olsun evli bulunmayan ve sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan veya bunlardan aylık yahut gelir almayan kız çocukları, ana veya babası üzerinden sağlık karnesi alabiliyor.

Bağ-Kur: Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, boşanan veya dul kalan kız çocuklarının bu kanunlar ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaması ve bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almamak şartıyla ölünceye kadar ve herhangi bir eğitim şartına bağlı olmaksızın ana veya babası üzerinden sağlık yardımı alabiliyor.

Emekli Sandığı: Emekli Sandığı Kanunu gereğince kızlar evli olmamak, Emekli Sandığı iştirakçisi veya emeklisi olmamak şartıyla ana veya babaları üzerinden ölünceye kadar sağlık yardımı alabiliyor. Halen devlet memuru olmaları dolayısıyla çalıştıkları kurumlardan sağlık hizmeti alan kişilerin de 657 sayılı DMK'nın 206. maddesi gereğince, 25 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş ve çalışmayan kız çocuklarına da ana veya babası üzerinden sağlık yardımı veriliyor.

Emekli Sandığı SSK, Bağ-Kur ayrımı bitiyor

Toplam 122 maddeden oluşan tasarı 6 ana bölüm halinde görüşülecek. Buna göre Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklisi ayrımı ortadan kaldırılacak. Çalışanlar, aynı emeklilik sistemine dahil olacak. Herkes Genel Sağlık Sigortası kapsamına girecek. Kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak uygulanan emeklilik yaşı 2036’dan itibaren kademeli olarak 65 yaşına çıkarılacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious