Soygun değil cinayet!

  • Giriş : 13.03.2007 / 00:00:00

Eczanelerden çaldıkları ve çöpten topladıkları tarihi geçmiş ilaçları, sahte kutulara koyup piyasaya süren vicdansızlar polisin operasyonuyla ele geçirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çetenin bu yolla 17 milyon YTL'lik vurgun yaptığı ortaya çıktı

Kanser, astım ve lösemi gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların kullanım süreleri geçenleri hastanelerden toplayarak sahte kutularla piyasaya süren çetenin aynı zamanda İran ve Suriye'den de kaçak ilaç getirdiği ortaya çıktı. Halkın sağlığı ile oynayan kişilerin ilaç kutularının küpürlerini keserek sosyal güvenlik kurumlarına satmış gibi gösterdikleri, daha sonra aynı ilaçları bastıkları sahte kutularla yeniden satarak devleti de zarara uğrattıkları ortaya çıktı. Vurgunun boyutunun 17 milyon YTL olduğu bildirildi. Zanlılar, "İlaçları satmak için yapmıyorduk. Bu ilaçları hastanelere promosyon amaçlı veriyorduk" dediler.

ELEBAŞLARI BABA OĞUL

Ümraniye Devlet Hastanesi'nde atılan ilaçların toplandığı yönünde ihbar alan polis, tespit ettiği kişilerin telefonlarını dinlemeye aldı. 2 ay süren dinlemelerde çetenin üyeleri belirlendi ve İstanbul, Ankara, Batman, Hatay, Samsun, Adana ve Konya'da operasyonlar düzenlendi. İstanbul'da 5 ecza deposu, 14 eczane, 2 matbaa ve 23 eve düzenlenen baskınlarda 50 kişi gözaltına alındı. Opersyonlarda, lösemili çocuklar için üretilmiş bir TIR dolusu ilaç, 190 bin adet tarihi geçmiş ilaçlar için basılmış kutular, fiyatları bin ila 9 bin YTL arasında değişen kanser ilaçlarının yer aldığı iki TIR dolusu ilaç ele geçirildi. Çetenin başının ecza deposu sahibi S. C. ile oğlu A. C. olduğu iddia edildi. A. C'nin eczanelere ilaç dağıttığı, K. Z'nin ise süresi geçen ilaçları hastanelerden toplama işini organize ettiği ileri sürüldü. Polisin gözaltına aldığı kişiler arasında çetenin ilaç çalma işini organize eden M. T, A. B, O. Ü, N. V. ilaç kutularını basan matbaacılar B. T, T. Ş. grafiker Ü. P. ve yurt dışından kaçak ilaç getiren ecza deposu sahipleri M. D, A.D. ve H.B.K. ile kadın eczacılar G.Y. ile G.H bulunuyor.

NASIL ÇALIŞIYORLAR?

İlaç çetesinin hedefinde kullanım süresi geçmiş ilaçlar bulunuyor. Önce Türkiye genelindeki hastaneler tek tek gezilerek hasta bakıcılardan para karşılığı kullanım süresi geçen ilaçlar alınıyor, daha sonra bu ilaçlar basılan yeni kutularda piyasaya sürülüyor. Çetenin ikinci çalışma yöntemi ise eczanelerden ilaç çalmak. Çete elemanlarının İstanbul'da 100'den fazla eczaneden ilaç çaldıkları ileri sürüldü. Zanlıların ayrıca reçete ile satılmayan ilaçların sahtesini yaptıkları da iddia edildi. Bir diğer yöntem ise İran ve Suriye'den kaçak yollarla getirilen ilaçları kutularını değiştirerek piyasaya sürmek.

İKİ DEFA SATMIŞLAR

İlaçların küpürlerini keserek sosyal güvenlik kurumlarına satan çete üyeleri, küpürü kesilen kutuları basılan yeni kutulara koyarak bir ilacı iki defa satıp haksız kazanç elde etmişler. Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen zanlılar, "Biz süresi geçmiş ilaçları topladık. Ayrıca ecza depolarımızda bulunan ve süresi geçmiş ilaçların faturalarını Vergi Dairesi'ne ibraz ettik. İmha edilmesi gereken bu ilaçları satmadık, sadece ilaç satışı yaptığımız hastenelere promosyon amaçlı verdik" dediler. Çeteden ilaç alan bazı eczacıların ise "İstanbul'daki eczanelerin yüzde 70'i bu yöntemle para kazanıyor” dediği öğrenildi.

iNTERNETTEN iLAÇ ALMAYIN

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Zafer Kaplan, "İlaç alırken mutlaka güvendiğiniz bir eczaneden alın. İnternetten ya da telefonla verilen ilaç siparişi riskli. İlaç nerede korunmuş, menşei ne, ithalatçısı, üreticisi kim bunları bilmeden ilaç satın almayın" dedi. Her ilacın yan etkisi olduğuna dikkat çeken Kaplan, bazı ilaçların reçetesiz verildiğini ancak, yüzde 90'ının kurum reçetesiyle almak zorunluluğu bulunduğunu da söyledi. İstanbul Üniversitesi Carrehpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dündar Okan Yıllar da, "Kaçak ilaçların önlenmesi eczanelerin ve ilaç depolarının denetlenmesine bağlı. İlaçlar mutlaka eczane ve depolara fatura karşılığı girmeli. İlaçların üzerinde 'reçetesiz satılmaz' ibaresi bulunmasına karşın, bir başıboşluk hakim. İlacın geldiği yer belli olmazsa, güvenli olduğunu da söyleyemezsiniz" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious