SP'li Çetinkaya: Sanırsınız ki ikisi farklı hükümetlerin ve partilerin bakanları

SP'li Çetinkaya: Sanırsınız ki ikisi farklı hükümetlerin ve partilerin bakanları.11261
  • Giriş : 10.02.2014 / 12:29:27

Saadet Partisi (SP) Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, iki yıl önce Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer döneminde yeni teşkilat yasası çıkarılarak her şeyin sil baştan yeniden düzenlendiğini hatırlatarak, "Sayın Nabi Avcı da Ömer Dinçer'in teşkilat yasasını tabir caizse resetliyor, sil baştan yeniden düzenliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Büyüyen Beşik

Saadet Partisi (SP) Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, iki yıl önce Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer döneminde yeni teşkilat yasası çıkarılarak her şeyin sil baştan yeniden düzenlendiğini hatırlatarak, "Sayın Nabi Avcı da Ömer Dinçer'in teşkilat yasasını tabir caizse resetliyor, sil baştan yeniden düzenliyor. Bu bakanların ikisi de AK Parti hükümetinin bakanı değil mi? Sanırsınız ki ikisi farklı hükümetlerin ve partilerin bakanları." dedi.

SP'li Tacettin Çetinkaya, dershanelerin kapatılmasını öngören 'Dershane Yasa Tasarısı'nı eleştiren yazılı değerlendirmede, "Öncelikle kanun tasarısının gece yarısı TBMM'ye gönderilmesi ve tasarının bir bütün olarak içeriği adeta yangından mal kaçırırcasına bir telaş ve panik algısı oluşturuyor. Düzenlemeler, sanki AK Parti dün seçimden çıkmış, bugün iktidar olmuş, gücü ve yetkiyi eline yeni geçirmiş de acele ediyor havası veriyor. Bu ne telaş, bu ne panik? Ayrıca bahsedilen düzenlemelerle her şey yine sil baştan yapılıyor." ifadelerini kullandı.

"HİÇBİR İŞLEME GEREK KALMAKSIZIN GÖREVLERİ SONA ERECEK"

Dershanelerin dönüşümlerine ilişkin uygulamalar ve özel okulların desteklenmesi düşünceleri uygun olmakla beraber Talim Terbiye Kurulu'nun tasfiyesi ve bakanlıkta kadro kıyımının yanlış olduğuna dikkat çeken Çetinkaya, sözlerini, "Sayın Bakan'ın bir süredir; Milli Eğitimde 'reform' düzenlemeler yapılacağı ifadelerine rağmen tasarıdaki düzenlemelerle, eğitim sistemimizde bir reform ve iyileştirmeye rastlamadık. Aksine tasarının önemli bir kısmı kaos içermektedir. Tasarıya eklenen geçici maddeyle müsteşar dışında bütün yöneticiler görevden alınmış oluyor. Müsteşar yardımcıları, Talim Terbiye Kurulu başkanı ve üyeleri, tüm genel müdürler, grup başkanları ile 81 il milli eğitim müdürlerinin görevleri kanun yürürlüğe girdiği tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erecek. Yani kanun yürürlüğe girdiği günden itibaren bakanlığın tüm merkez ve taşra yöneticileri görevden alınmış olacak. 4 yıl ve üzeri sürelerle okul müdür ve yardımcısı olanların, bu görevlerinin hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erecek." diye sürdürdü.

"12 YILDIR MİLLİ EĞİTİMİ 5 BAKAN YÖNETTİ"

SP'li Çetinkaya, yeni yasayla kanuni dayanak oluşturulduğu için kişi mağduriyetlerine karşı idari hukukun da engelleneceğini vurgulayarak, "İki yıl önce Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer döneminde yeni teşkilat yasası çıkarılmış ve zaten her şey sil baştan yeniden düzenlenmişti!.. Sayın Nabi Avcı da Ömer Dinçer'in teşkilat yasasını tabir caizse resetliyor, sil baştan yeniden düzenliyor. Bu bakanların ikisi de AK Parti hükümetinin bakanı değil mi? Sanırsınız ki ikisi farklı hükümetlerin ve partilerin bakanları. 12 yıldır Milli Eğitim 5 tane bakan tarafından yönetildi. Her bakan kendinden öncekinin reform olarak sunduğu uygulamaları attı, kendi reformunu yaptı." görüşünü belirtti.

"TALİM TERBİYE KURULU TASFİYE EDİLMİŞ OLUYOR"

Tasarıyla, Talim Terbiye Kurulu'nun görev ve yetkilerinin de değiştirildiğine işaret eden Çetinkaya, şunları kaydetti:
"Talim terbiye Kurulu bundan böyle Milli Eğitim mevzuatı konusunda karar veremeyecek, sadece görüş bildirecek. Bu haliyle Talim Terbiye Kurulu danışman statüsü seviyesine düşürülüyor. Karar yetkisi icracı genel müdürlüklere devrediliyor. MEB'in mutfağı konumundaki Talim Terbiye de bu yolla tasfiye edilmiş oluyor. Böylece bakanın önündeki engeller tamamen ortadan kaldırılmış oluyor. Bu haliyle devlet politikası olması gereken Milli Eğitim politikaları bakanın iki dudağı arasında çıkacak sözlere kurban ediliyor. Sivilleşme adına yapılan bu uygulama aksine Bakan otoritesinin tartışılmaz hale gelmesine, 'ben yaptım oldu' mantığının hakim olmasına yol açar. "

"EL ELE VEREREK MAARİF DAVAMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ"

"Milli Eğitim meselesi sadece Milli Eğitim Bakanlığına ve bakana bırakılmayacak kadar önemli bir milli davamızdır." diyen SP Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, "Erbakan hocamız ve Prof. Dr. Nurettin Topçu üstadımız eğitim meselemizi 'Maarif davamız' olarak ifade etmişlerdir. Bu nedenle milli eğitim meselesi topyekûn bir seferberlik halinde hep beraber, milletçe ele alınmalıdır. Bakanlık, iş dünyası, vakıflar, dernekler, eğitim sendikaları, sivil toplum kuruluşları, öğrenci velileri eğitimin düzelmesi için elele vererek maarif davamıza sahip çıkmalıdır. Milli Eğitim meselesi günlük politikalara ve günlük siyasi gelişmelere kurban edilmemelidir. Çünkü gençlik elden gidiyor, nesillerimiz tehlikeye giriyor. Geleceğimizi inşa edeceğimiz gençliğimizi bu eğitim sistemi yetiştiremiyor. Ülkemizin geleceğinin inşası; gençlerimizin milli ve manevi değerlerimize bağlı olarak yetişmesi ile mümkündür. Bu da 'Önce ahlak ve maneviyat' prensibinin uygulanması ile olur. Sayın Bakan'dan; MEB'i çekişme ve çatışmalardan uzak tutmasını, şekille uğraşmamasını, öze dönük uygulamalarla şuurlu, vatanını, milletini seven, dinine ve değerlerine bağlı, değerleri uğruna fedakârlık yapabilecek nesiller yetiştirebileceğimiz uygulamalar ortaya koymasını bekliyoruz." temennisini iletti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious