SPK artık haftada bir denetleyecek

SPK artık haftada bir denetleyecek.21066
  • Giriş : 24.10.2008 / 11:10:00

Daha önce 15 günde bir incelenen mali tablolar artık haftada bir incelenecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Üyesi Muhammed Emin Özer, daha önce 15 günde bir olan aracı kurumların mali tablolarının incelenmesini belli bir süre için her haftaya indirdiklerini, böylece krizin olası etkilerini daha yakından gözlemleme imkanı bulduklarını bildirdi.

Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diğer ülkelerin şu anda yaşadığı krizin kısmen düzenleme eksikliğinden kaynaklanıyor olabileceğini, Türkiye'de düzenlemelerin daha sıkı olduğunu ve bazı konularda geride bulunmanın avantajının yaşandığını ifade etti.

Tutsat piyasasını yeni düzenlediklerini, ABD'de yaşanan ya da dünyada yaşanması muhtemel sorunları da dikkate alarak bu düzenlemeyi gerçekleştirdiklerini anlatan Özer, "Bizdeki, biraz korumacı bir yapı olmasına rağmen bu tür sorunlara yol açmayacak bir düzenleme oldu. Piyasaların yaşadığı sıkıntıları ve potansiyel riskleri göz önüne alınarak yapılan bir kanun olduğu için şu anda içimiz o anlamda çok rahat ve bundan hiçbir şekilde etkilenmedik" diye konuştu.

Özer, 2001 krizinin bankacılık sektöründe hem sermaye yapısının güçlenmesi hem de o tarihte ortaya çıkan risklerin düşünülerek sonrası için alınan tedbirlerle şu anda sektörün dünyada hiçbir ülkede olmadığı kadar güvenli dizayn edildiğini ve anlık olarak takip edilebildiğini, bunun çok önemli olduğunu vurguladı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), tüm bankalardaki giriş ve çıkışlar ile her türlü hareketi çok rahat takip edebildiğini anlatan Özer, Merkez Bankası açısından da 2001 krizinin çok büyük bir tecrübe olduğunu söyledi.

"BİZİM ZATEN ÇOK BÜYÜK TEDBİR ALMAMIZA GEREK YOK"

Muhammed Emin Özer, "Orada çıkan sorunlar şu anda alınan tedbirlere de yansıyor. Bizim zaten çok büyük tedbir almamıza gerek yok. Sadece döviz piyasasında Merkez Bankasının aracı olarak devreye girmesi bile şu anda bankaların birbiriyle yaptıkları döviz ticaretinde karşı taraf riskini ortadan kaldıran bir gelişme. Bu da dünyada belki bir ilk..." diye konuştu.

Türkiye'de piyasaların krizden etkilenmemesinin söz konusu olmayacağını, bunun reel sektöre de yansıyacağını ve bir kredi daralması olacağını anlatan Özer, şunları kaydetti:
"Kurumsal olarak bankacılık ve aracılık sektörlerinin hakkını vermek gerekiyor. Önceki krizlerde sermaye yeterlilik tabloları ile aracı kurumların mali tabloları Kurul tarafından 15 günde bir inceleniyordu. Biz şimdi belli bir süre için onu haftalığa indirdik. Yaklaşık bir aydan beri her hafta her aracı kurumun ne kadar riski var, sermaye yeterliliği nedir, bunları takip ediyoruz. Bu sadece bizim için değil, aracı kurumların da kendi durumlarını görmesi açısından da çok önemli. Artık daha yakından, daha sıkı takip ediyoruz.

15 günde bir alınan tabloları şimdi haftalığa çekerek krizin olası etkilerini daha yakından gözlemleme imkanı buluyoruz. İlk tablolarda, bu krizin en ağırlaştığı noktada bile gördüğümüz şey; aracı kurumlarda bu krizden kaynaklanan likit varlıkların arttığıdır. Bunun nedeni; aracı kurumların verdiği hisse senedi kredilerinin çözülmesi... Yani riskli pozisyonların bozularak onların nakde dönüşmesi... Aracı kurumların likitlik anlamında mali yapısının kriz öncesine göre daha iyiye döndüğünü görebiliyoruz. Aynı şey sermaye yeterliliği fazlasında da gözüküyor."

Türkiye'de piyasanın düzenleme anlamında çok ciddi avantajı olduğunu savunan Özer, 2001 krizini göz ardı etmemek gerektiğini, söz konusu krizde kötü tecrübelerden çıkartılan derslerin düzenleyici otoriteler tarafından kurallaştırılmasıyla şu anda çok daha sağlam bir yerde bulunulduğunu söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*