Spor programlarını nasıl buluyorsunuz? (YORUM)

Spor programlarını nasıl buluyorsunuz? (YORUM).12182
  • Giriş : 08.10.2007 / 02:44:00
  • Güncelleme : 07.10.2007 / 22:33:17

Spor programlarını nasıl buluyorsunuz, sorusuna olumlu cevap verenlerin oranı oldukça düşüktür herhalde.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Futbol maçlarını konu alan programlar sporun ruhunu yansıtmaktan çok uzak çünkü.

Kuşkusuz çok iyi örnekler var. Düzeyli tartışmalarla geçen, bilgilendirici ve doyurucu yorumların aktarıldığı programlar konumuz dışı. Ama öyleleri de var ki kendinizi bir anda savaş meydanında veya arenaya düşmüş gibi hissediyorsunuz.

Yorumculardan beklenen nedir? Futbol müsabakalarının sağlıklı analizini yapmak... Olması gereken bu. Her takımın yorumcusu ayrı. Ve fanatik bir taraftardan farksız. Böyle olunca ekranlar bir anda meşalelerin yakıldığı, sahaya değişik maddelerin atıldığı en ateşli tribüne dönüşüveriyor. Sözü alan hemen rakip takıma yüklenerek işe başlıyor. Sonra hakemlere... Eleştiri sınırını aşan ithamlar. Hakemin dışarıdan hiçbir teknik destek almadan hata potansiyeli yüksek 'anlık' kararlarına geçiliyor.

Kritik pozisyonlar en ince ayrıntısına kadar mercek altına alınıyor. Sağdan soldan, önden arkadan görüntüler defalarca incelendikten sonra 'doğrusu budur' diye hüküm veriliyor. Şayet hakem hata yaptıysa ondan sonra vay haline... Farklı kamera açılarından ancak yakalanabilen oyuncunun bir hareketini 'hakemin nasıl görmediği ' sorgulanıyor. Hakemler bir bakıma futbolun yargı makamlarıdır. Kararın bu kadar eleştirildiği ortamda adaletten söz edilemez.

Yargısız infazın hedefi sadece hakemler değil, yerine göre oyuncular, yerine göre teknik direktör... Karşı tarafa savunma hakkı mı? Hak getire. Şüphesiz eleştiriden hakemler de payını alacak. Belirli sınırlar içinde kalmak şartıyla hakarete, itham ve suçlamalara dönüşmeden... Hep dikkatimi çeker; Nedense hakemlerle ilgili en ağır eleştiriyi geçmişlerinde hakemlik bulunan yorumcular yapıyor. Onların hakemlik hayatları da her hakem gibi hatalarla dolu... Spor programlarının işlevi bu değil.

Aslında sözü, RTÜK Başkanı Zahit Akman'ın Ahmet Çakar'ın yorum yaptığı programa telefonla bağlanarak ilgili mevzuatı hatırlatmasına getirmek istiyorum. Akman üslup ve içerik konusunda 'bazı uyarılar' yaptı. Akman'ın tutumu tartışmalara neden oldu. Yayına müdahale gibi değerlendirenlere rastlandı. RTÜK Başkanı görevinin gereğini, yapması gerekeni yaptı. Uyarı görevini yerine getirmekten ibaret. O kadar. Bir müdahale ve sansür girişimi olarak yorumlanması doğru değil.

RTÜK, televizyon yayınları konusunda sorumluluğu olan kurul. Kurallara uymayan televizyonlara müeyyide uygulama yetkisine de sahip. Akman'ın başkanlığında RTÜK özgürlük ortamını zedeleyecek tutumlardan özenle kaçındı. Ekranları karartmaktan ziyade açık tutmanın çabası içinde oldu. Bütün seçenekler tükendikten sonra yaptırımı gündemine aldı. Onu bunu karalamayı, üçüncü şahıslara hakaret etmeyi alışkanlık haline getiren, ekranları silah gibi kullananlar farklı düşünebilir. RTÜK müeyyideyi son çare olarak görüyor.

RTÜK yönetimi geçtiğimiz aylarda televizyonların spor sorumlularıyla İstanbul'da toplantı yapmış. Konu ise spor programları... Kamuoyunun bu tip programlara ilişkin hassasiyetleri ve RTÜK'ün yaklaşımları aktarılmış. Bir RTÜK yetkilisi "Toplantıdan sonra olumlu yönde düzelmeler gözlendi. Ancak yeni sezon başladığında eski alışkanlıkların yeniden nüksettiğini görüyoruz. Vatandaş RTÜK'ün niye bir şey yapmadığını soruyor. Özellikle üslup konusunda çok sayıda şikayet alıyoruz." dedi. Akman'ı harekete geçiren bu şikayetler olmalı. Nitekim bu davranışının ardından kamuoyundan olumlu tepki aldığı medyaya da yansıdı. RTÜK Başkanı Akman'ın bir programa telefonla bağlanarak uyarıda bulunması yeni dönemde şikayetlere konu olan yayınların daha yakından izlenip değerlendirileceğini gösteriyor. Bunu RTÜK'ün kararlı olduğunun bir işareti olarak yorumlamak lazım. Umarım program sorumluları RTÜK'ün mesajını doğru okumuşlardır...

MUSTAFA ÜNAL

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious