Suç ve cezayı yeniden tartışalım

  • Giriş : 19.03.2006 / 00:00:00

Sinemada farklı türler denemeyi seven Mustafa Altıoklar, seyircinin karşısına bu kez hem psikolojik meseleler hem de gerilim içeren bir filmle çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Daha gerilere gidildiğinde ise ‘suç’ ve ‘ceza’ tanımlarını irdelemeye müsait bir zemin var. Yönetmen de bunu istiyor zaten, “Bu filmde amaçlardan biri, suç ve cezanın yeniden tartışılması.” diyor.

Altıoklar için farklı türlerde filmler yapmak, her gün kuru fasulye-pilav yerine farklı menülerden beslenmekle eşdeğer. “Farklı alanlara girip buralardaki boşluklarımı tamamlamak istiyorum.” diyor. Bu tarz bir filmi de kendisinin küçük yaşlardan beri ilgi duyduğu, bulmaca çözme, ipucu takip edip sonuca varma, araştırıp bulma çalışmalarını destekler mahiyette olduğu için çekmek istemiş. Tabii bunun kolay olmadığı gerçek; bir yandan çoklu kişilik gibi hayli kafa karıştırıcı bir mevzu, bir yandan da seri cinayet gibi titizlik ve bozulmaya müsait sinirler gerektiren bir konu var. “Bunların ikisini ayrı başlıklar halinde ayrı senaryolar olarak yazabilirsiniz. Ama bunun ikisini bir filmde işlerseniz bunun senaryosu da rejisi de zordur. Benim için bu tecrübe ilginçti.”

Filmde birçok mesele olduğunu söylemiştik. “Hangisi sizin için daha temel?” diye sorunca “Bu filmde amaçlardan biri, suç ve cezanın yeniden tartışılması.” diyor yönetmen. Ancak bu biraz da filmin finaliyle ilgili olduğu için detayını veremiyoruz. Altıoklar, bunu, filmin sosyolojik göndermeleriyle telafi ediyor: “Aslında bu kişilik bozukluğu, üzerinde yaşadığımız topraklardaki bölünmeyle de özdeşleşiyor. Yani Beyza’yı Türkiye olarak alırsak Doğu Batı arasındaki, modernizmle muhafazakarlık arasındaki, Asya’yla Avrupa arasındaki sıkışmışlığımız böyle kimlik bölünmelerine sebep oluyor. Çok genç bir toplumuz; demokrasi, cumhuriyet anlamında bir çocuk ülkeyiz daha. Farklı unsurların bir arada kolayca yaşadığı bir toplum olamadık. Tam tersi, bu unsurların giderek aralarının açıldığı bir toplum vaziyetindeyiz; bir anlamda travestiyiz. Bunu fikriyle zikrinin bir olmaması anlamında söylüyorum.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious