Sünnet, protokolsüz olmaz!

  • Giriş : 05.08.2006 / 00:00:00

Beldiyelerin düzenlediği toplu sünnet şölenlerine farklı bir bakış.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bir şey trend olmayagörsün zapt edemezsin. Yurdun yeni yetme kızı erkeği ‘trend’ lafını duyar duymaz olaya el atar, sekiz tarağa dokuz bez birden biçilir. Diyelim pasajlardan ikinci el giysi giyinmek mi moda, hurrraa, bütün gençlik Terkos Pasajı’nda biter. Al giyen alınır, mor giyen salınır. Demem o ki, belediyelerin son trendi de özümce ‘toplu sünnet.’ Nasıl ki şimdi her cadde başını kazıp tek şeride indirmek trend ise toplu sünnet hadisesi de son beş-altı yılın yükselen hizmet esaslı işlerinden birisi. Vatandaşlık bilgisi derslerinde belediyelerin görevleri arasında yol yapmak, su temin etmek ve çöpleri temizlemek sıralanırdı. Şimdi baş köşeyi yaz mevsiminde ‘toplu sünnet düzenlemek’ işgal ediyor. Toplu sünnet şöleni düzenlemeyen belediyeyi kim ne yapsın!

Gerçi kesen memnun, kestiren memnun... Vatandaş sünnet için yapılacak masraftan yırtarken belediyeler de sünnet törenlerinden kendilerine politik bir söylem çıkarıyor. İstisnasız bütün belediye başkanları toplu sünnet şölenleri için hazırlanan davetiyelere en fotojenik fotoğraflarını koyuyorlar ki, kirveliklerinin değeri anlaşılsın. Sanırsın Guinness Rekorlar Kitabı için başvuru davetiyesi hazırlanmış, toplu kesime gözlemci ve noter çağırıyorlar.

Madem belediyelerde böyle bir gelenek var, o zaman bir törene de ben dahil olayım düşüncesiyle Kıraç Belediyesi’ne kapağı attım. Belediyelerin çoğu toprağa cemre düşer düşmez bıçakları bileylediğinden Kıraç’ın 3. Sünnet Şöleni’ne bıldır yetiştim. Gelenek deyince tarihteki en görkemli sünnet töreni 1582’de III. Murad’ın şehzadesi III. Mehmed’in sünneti için düzenlenen şenlik hiç şüphesiz. 55 gün ve gece süren bu şenliğin zenginliği görmememize rağmen hâlâ konuşulur. Halktan pek çok çocuğun sünnetiyle aynı anda yapılma geleneğiyle örtüşen şehzade sünnet törenleri belli ki belediyelerimize örnek olmuş. Lakin işin ‘toplu’ kısmını doğru anlamış, ‘tören’ kısmını kendilerine yuvarlayarak yorumlamışlar. Eskiden şenlik yerlerine atlı karıncalar, salıncaklar, dönme dolaplar, tahtırevanlar, dev kuklalar, ip cambazları, süslü arabalar getirildiğini okuyunca günümüzün trend toplu sünnetlerinin ne kadar güdük kaldığına şahit oluyorsunuz. Güdük dedimse çocuklar açısından. Yoksa belediyelerimiz ve protokol açısından bu törenlerin eksiği yok, fazlası var. Kıraç’ta bile meydan belediyenin bayrakları ile süslenmiş, ünlü sıfatını taşıyan sanatçılardan Aydın Aydın, Gülay, Murat Mermer ve Mardinli sanatçı Muhsin Özalkan sahnedeki yerlerini almış, Kıraç Belediye Başkanı Hamit Öncü önderliğindeki protokol eksiksiz yerinde... Balon ve pamuk şekeri satan işportacılar bile hazır ve nazır...

‘Yaz mevsiminde illa çocuğumun mürüvvetini göreceğim’ diye tutturanların hepsi orada. Sayıda hiç azalma yok, aksine kestikçe diğer yaz daha gür geliyorlar. İki gün önce sünnet ettirilen 300 çocuk ise (üşenmedim saydım; ikisi eksikti, belli ki daha iyileşip pantolon giyecek kıvama gelmemişler) sebilhane bardağı gibi sıralanmış acıyla oturuyor. Acı dedimse iki türden bir acı. Birincisi sünnetleri hemen kabuk bağlamadığından duyulan acı, ikincisi ise sahnedeki trend müziklerin eğlence diye kendilerine sunulmasından. Şölen onların yararına düzenleniyor ama nedense eğlenenler halk ve protokolde oturanlar. Bu garipler çekirdek çitleyip, acaba tören sonunda bisiklet verirler mi heyecanıyla bekliyorlar. Zaten tören yapılan meydanın üçte iki buçuğunu kadınlardan oluşan bir topluluk sarmış ki, sünnet şöleni mi var, kına gecesi mi belli değil.

Ucundan accık’ın şarkısı kesik çayır!

Sahnedeki şarkıcı günün anlam ve önemine binaen “Haydi bakalım ‘kesik çayır’ diye ünleyince çocuklar ürperiyor. “Armut dalda kız balkonda sallanır vaaaay vaaaay’ şarkısını popüler dizi müzikleri takip ediyor. Allah razı olsun düşünenden, çocuk korosu getirseler kim çeker bu işkenceyi! Ardından protokol konuşmaları... Erkekliğe adım atmanın bütün deneyleri uygulanıyor. Kurtarabilirsen kurtar kendini...

Neyse ki sünnet töreninde erkekliğe adım atacak çocukların kostümü eksiksizdi. Pırıl pırıl işlemeli pelerin, gömlek, sünnet papyonu, üzeri maşallah yazılı çapraz şerit ve şapka. Sabilerin eline de Harry Potter’in uçan süpürgesi gibi janjanlı bir sopa tutuşturmuşlar ki, kendilerine gülen kız çocuklarına gereken cevabı versinler. Kreasyonun tek eksiği sünnet eteği ve sünnet videosu idi ki, onları da herhalde aileleri tamamlamıştır diye düşündüm.

Bu kadar görkemi bir arada görmeyen çocuklar da az değil. Kendi yaşıtlarının sünnet töreninde boyacılık yapan 12 yaşındaki Vanlı Sezgin Ece, kendisinin evde sünnet olduğunu ve acıdığını söylerken bir yandan da, sünnet olan arkadaşının tozlanan ayakkabısını parlatıyor. Bir yandan da hayıflanarak, “Şimdikiler şanslı, çok güzel elbiseleri var.” demekten kendini alamıyor.

Toplu sünnet olayı türkiye’nin ab’ye üyeliğinin önünü keser mi?

Bazı anne babalar tören meydanında kafa kafaya vermiş ‘Keşke bisiklet hediye etseler.’ diye mırıldanıp sesini yetkililere duyurmaya çalışıyor. Tövbe estağfirullah! Bu istenecek hediye mi yani bacım! Bari bir de scooter isteseydin de sünneti iyileşmeden binmeye inat eden çocuğunun ileride hatırlayacağı acı bir hatırası olaydı. Ondan sonra da “Ekin ektim ekine / Potinimin dikine / Başkan oğlana bir şey oluyor / Gönder bizi hekime” diye söylenir dururdun. Otur oturduğun yerde işte...

Lafın kuyruğunu bu kadar çekip uzattığıma bakmayın. Çocuklar toplu olarak açık alanda koyun yüzer gibi kesilmediği sürece sorun yok. Ancak toplu sünnet olayı Türkiye’nin AB’ye girişinin önünü keser mi, o konuda kaygılarım var. Ancak şunu belirteyim, bu ritüel bünyeye bir kere girdi mi çıkmıyor. İnanmayan bu iddiamın peşine düşsün. Meskûn mahallerinde toplu sünnet olanlar en geç 15-20 yıl sonra aynı belediyenin toplu düğün törenlerinde evleniyor. Allah toplu ölümlerden korusun...

GELECEĞİN ÇAĞDAŞ SÜNNET ÂDETLERİ

* Sünnet olurken çocuğun annesi cep telefonu ile konuşursa sünnetin acısız geçeceğine inanılabilir.

* Sünneti videoya almak demode olacak. Artık sünnet videolarını ünlü yönetmenler çekecek.

* Toplu sünnet olacak çocukların “sun.net” adresine kayıt yaptırması ve numara alması gerekebilir.

* Toplu sünnetlerden Türk Hava Kurumu için ‘kesim vergisi’ alınması yasallaşabilir.

* Sünnet edilecek çocuğun ileride kız ve erkek bebekleri olsun diye, yatağın etrafında üç kez dolanıp, sünnet yatağının altına arpa ve buğday saçma geleneği tarihe karışacak. Onun yerine yatağın altına erkek olması için Discman, kız olması için Cindy bebek konulacak.

* Kirvenin çocuğun ikinci babası olduğuna inananlar gelecekte de yine var olacak; ama her sünnetten sonra Kemal Özkan rahmetle anılacak ve sünnet çocuklarının koruyucu kirvesi olarak bilinecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious