Süratliler ehliyetsizlerden daha tehlikeli

  • Giriş : 12.02.2007 / 00:00:00

Yargıtay, süratli araç kullanmayı alışkanlık haline getiren sürücülerin ehliyetsiz araç kullanan kişilerden daha tehlikeli olduğuna hükmetti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hız sınırını aştığı için ehliyetine el konulan bir kişinin bu dönemde yaptığı kazada oluşan hasarın ödenmesiyle ilgili davaya bakan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 'hız sınırını aşmayı alışkanlık haline getirmiş sürücülerin kaza yapma açısından potansiyel bir tehlike oluşturduğunu' vurguladı.

Yargıtay kararına konu olan olay Adana'da yaşandı. C.A. adlı bir sürücü yolda seyrederken kaza yaptı. Araçtaki maddî hasarın karşılanması için General Sigorta tarafından 27 bin 525 YTL ödeme yapıldı. Ancak mahkeme sürecinde, sürücü C.A.'nın daha önce süratli araç kullanmaktan ehliyetine geçici olarak el konulduğu, kazanın da belgesi bulunmadığı dönemde gerçekleştiği ortaya çıktı.

Bunun üzerine sigorta şirketi, ehliyeti bulunmadan araç kullanmanın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını öne sürerek, ödediği kasko bedelini geri almak için C.A.'ya karşı dava açtı. C.A.'nın avukatı, mahkemede yaptığı savunmada ehliyeti geçici olarak geri alınan müvekkilinin hiç ehliyeti olmadan araç kullanan kişilerle bir tutulamayacağı iddiasıyla davanın reddedilmesini istedi. Davaya bakan Adana 2. Ticaret Mahkemesi, davalı sürücünün ehliyetinin kaza sırasında geçici süreyle geri alındığının sabit olduğunu; ancak sürücü belgesi bulunan bir kişinin hiç sürücü belgesi olmayan şahıslarla bir tutulamayacağını vurguladı. Mahkeme, kazada meydana gelen hasarın bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılanmasına karar verdi. General Sigorta şirketinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Yüksek Mahkeme'nin bozma kararına rağmen Adana 2. Ticaret Mahkemesi'nin önceki kararında direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gündemine geldi. Dosyayı inceleyen Genel Kurul, C.A.'nın sürücü belgesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51/3 maddesi uyarınca bir yılda beş kez hız sınırını yüzde 30'dan fazla aştığı gerekçesiyle geri alındığına dikkati çekti. Davaya konu olan trafik kazasının da davalı sürücünün ehliyetinin bulunmadığı sırada meydana geldiğine işaret edilen kararda, 'Trafik Kanunu'ndaki sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmasına ilişkin hükmün hız sınırını aşmayı itiyat haline getiren ve böylece karayolundaki seyir güvenliğini hem kendisi hem de başkaları açısından tehlikeye sokan sürücülerin yol açabilecekleri kazaları önlemek ve onları aynı hatayı tekrarlamaktan kaçınmaya zorlamak amacıyla konulduğu' vurgulandı. Hız sınırlarını aşacak şekilde süratli araç kullanan sürücülerin kaza yapma açısından 'potansiyel bir tehlike' olduğuna dikkat çeken Yargıtay kararının gerekçesinde, "Gerçekten de sürücü belgesi almış olmakla birlikte yasal hız sınırını aşmayı itiyat haline getiren bir kişinin bu özelliği itibarıyla sürücü belgesine sahip olmayan, ancak hız sınırına riayet eden başka sürücülere oranla trafik güvenliği açısından daha büyük bir tehlike taşıyacakları açıktır." ifadesi yer aldı. Genel Kurul, yerel mahkemenin ilk temyiz incelemesini yapan 11. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyması gerektiğine karar verdi. Davaya bakan Adana 2. Ticaret Mahkemesi, bozma kararına uymak zorunda olduğu için 27 bin 525 YTL tutarındaki sigorta bedeli faiziyle birlikte davalı C.A.'dan alınıp sigorta şirketine ödenecek.

15 Ocak'ta İstanbul Bahçelievler'de refüje çarpan otomobildeki 2 kişi hayatını kaybetmişti. Çarpma sonucu fırlayan aracın gösterge panelinde ise hız kadranı 120'yi gösteriyordu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious