Süreyya Yücel Özden: "Türkiye'nin enerji politikası yok"

  • Giriş : 16.03.2008 / 14:54:00

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Başkanı Süreyya Yücel Özden, Türkiye'nin enerji gündemini değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Başkanı Süreyya Yücel Özden, Türkiye'nin kısa, orta ve uzun vadede bir enerji politikasının olmadığını savundu. Türkiye'de elektrik talebinin her yıl yüzde 8 büyüdüğünü hatırlatan Özden, "Büyük yatırımlar yok. Arz-talep dengesi bir bıçak sırtında gidiyor" dedi.

Özden, Dünya Enerji Konseyi Türk Mlli Komitesi Dedeman Otel'de düzenlediği basın toplantısı ile '2005-2006 Türkiye Enerji Raporu'nu açıkladı.

Özden, enerji sektörüne ilişkin sorunların başında ülkedeki yerli enerji kaynakların potansiyeline ve bu potansiyelin hangi sektöre ne miktarda tahsis edileceğine ilişkin bir genel enerji planlamasına dayalı kısa-orta ve uzun dönemli devamlılık arz eden bir entegre enerji politikasının olmadığını belirtti. "Bu nedenle de ekonomik ve sosyal yaşantımızın ve gelişmemizin temeli ve itici gücü olan enerji sektörünün sorunlu bir görünüm oluşturduğu gerçeği yadsınamaz" dedi.

Sektörün sorunlarını önem ve önceliklerini genel olarak üç ana başlıkta değerlendirdiklerini ifade eden Özden, bunları devlet politikası, planlama ve yönetim olarak sıraladı. Özden, enerji konusunda devlet politikasının olmadığını savundu. Böyle bir politikanın olmayışı nedeniyle ülke gereksinimlerini hedefleyen, sürekli ve ilkeli enerji politikalarını belirlenmesi ve kararlılıkla uygulanması konusunda tutarsızlıklara neden olunduğunu kaydeden Özden, "Sektöre yön veren çok sayıdaki kamu yönetiminin görev ve yetki uzlaşmazlı, iletişim, işbirliği ve güven eksikliği, görev paylaşımı yerine yetki yarışının neden olduğu yönetim boşluğu doğurmaktadır" diye konuştu.

Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu büyük enerji yatırımların yapılmadığına işaret eden Özden, "6 yıllık perspektif içinde çok önemli bir elektrik santrali inşaatı var mı? Türkiye'de elektriğe talep her yıl yüzde 8 artıyor. Ancak büyük yatırımlar yok. Arz-talep dengesi bir bıçak sırtında gidiyor. Yaz ayları geldiğinde hep elektrik kesilecek endişesi yaşıyoruz" şeklinde konuştu.

Özden, bu üç ana soruna ilaveten yasal düzenlemeler, yargı etkisi, denetim, yatırım, özelleştirme, serbestleşme, arz güvenliği ve kamu hizmeti konu başlıklarında enerji sektörünün sorunlar yaşadığıı belirtti.

NASIL BİR ENERJİ POLİTİKASI?

Özden, raporda yer alan 'Nasıl bir enerji politikası' başlığında yer maddeleri ise şöyle sıraladı: "Enerji politikamız, ulusal çıkarlarımızı gözeten, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için yerli kaynaklara dayalı uzun vadede değişmeyen temel unsurları içerecek bir şekilde yeniden belirlenmelidir. Enerji politikalarını, ekonomi, güvenlik ve dış politikalardan ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu nedenle, enerji politikasını oluştururken bu hususları göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Enerji politikalarının her şeyden önce sürdürülebilir hedeflere göre, çevreye uyumlu, güvenilir, enerjinin tüketicilerin tamamının kullanabileceği ucuzlukta olması gerekmektedir. Enerji politikaları üretimden tüketime bir bütündür, enerjide bütüncül bir yaklaşım esas olmalıdır. Ülkemiz gerçekleri de göz önüne alınmak şartıyla, enerji sektörünün gerek stratejik önemi gerekse kaynakların rasyonel kullanımı için düzenleme, planlama, eşgüdüm ve denetleme faaliyetlerinin koordinasyonu açısından özerk ve dikey entegre bir kamusal yapıya ihtiyaç vardır. Henüz kullanılmayan linyit ve hidroelektrik potansiyelimiz biran önce değerlendirilmelidir. Tamamına yakını ithal edilmekte olan doğal gaza bağımlılığımız biran önce normal seviyelere (yüzde 25-30) indirilmelidir. Buna paralel olarak ithalatın yapıldığı ülke sayısı da çeşitlendirilmelidir. Yenilenebilir kaynak potansiyelimiz makul destek ve teşviklerle daha büyük ölçüde değerlendirilmeli, enerji tarımı olgusu enerji politikalarına entegre edilmelidir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile ilgili orta ve uzun vadede tutarlı hedefler konulmalı, bu hedeflerin gerçekleşmesini sağlayacak stratejiler oluşturularak yol haritaları belirlenmelidir. Hedeflerin gerçekleşmesini takip etmek üzere izleme mekanizmaları oluşturulmalıdır. Petrolün en çok kullanıldığı ulaştırma sektöründe alınacak önlemler ile petrol tüketimimizi süratle azaltıcı önlemler alınmalıdır. Türkiye'nin bir enerji envanteri çıkarılmalıdır. Planlama, kamusal üretim ve yerli kaynak kullanımını reddeden özelleştirme ve serbestleştirme politikalarından

vazgeçilmeli, kamu da özel sektör gibi yatırım yapabilmelidir. Yetişmiş ve nitelikli insan gücümüz özelleştirme uygulamaları ve politik müdahalelerle tasfiye edilmemelidir. Enerjinin üretimi ve yönetiminde en temel unsur olan insan kaynağımızın eğitimi, istihdamı v.b. konular enerji politikalarının temeli olmalıdır. Enerji sektöründeki bu açmaza bir an önce çözüm bulunmalıdır."

"NÜKLEER TEKNOLOJİ OLMALI AMA ESKİ TEKNOLOJİ DEĞİL"

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Özden, Türkiye'nin yıllık 191 milyar kilowat/saat eletrik tüketildiğini, bunun 204-205 milyara çıkması halinde kurulu gücün bu talebi karşılamayacağına dikkat çekti. Özden, yaşanacak bir arızanın, doğalgaz kesintisinin elektrik üretiminde sıkıntılar yaşatacağını söyledi.

Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılanmak için her yıl 3 bin 3 bin 500 megawatlık büyük yatırımlar yapması gerektiğini vurgulayan Özden, "2020 yılında Türkiye'nin enerji ihtiyacının 500 milyar kilowat/saat olacağı tahmin ediliyor. Bunun için büyük yatırımlara ihtiyaç var. Şu anda özel sektörün hidroelektrik ve rüzgar enerjisinde elbetteki yatırımları var. Ancak bunlar küçük yatırımlar. Bunları toplasanız 2 bim megawat eder. Türkiye'nin her biri bin megawattan üç büyük yatırım yapması gerekiyorki gelecekteki enerji ihtiyacını karşılasın" şeklinde konuştu.

Özden, kanun gereği kamunun enerji yatırımı yapamadığını hatırlatarak, bunun doğru olmadığını söyledi. Özel sektöre zorla yatırım yaptırılamayacağını kaydeden Özden, "Bu sektör bir gecede özelleştirilmemeliydi. Bir geçiş süreci tanınmalıydı. Özelleştirmeye bir planlama ve program çerçevesinde girilmeliydi" diye konuştu. Özden, gerektiğinde enerji yatırımlarının kamu tarafından yaptırılması gerektiğini vurguladı.

Nükleer enerjiye ilişkin bir soru üzerine Özden, "Biz olaya siyah-beyaz bakmıyoruz. Ülkemizde bu teknoloji olmalı. Ama eski teknoloji, reaktörler değil, yeni teknoloji yer almalıdır. Eğer bu alana da özel sektör girmiyorsa yine aynı görüşteyiz. Bu yatırım yapılması gerekirsa kamu bunuda yapmalıdır" dedi.

TETAŞ GENEL MÜDÜRÜ GÖKKAYA: "NÜKLEERDE YÖNETMELİK ÇIKAR ÇIKMAZ İHALEYE ÇIKACAĞIZ"

Aynı konuya ilişkin olarak Dünya Enerji Konseyi Türk Mlli Komitesi Denetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Elektrik Tedarik A.Ş Genel Müdürü Hacı Duran Gökkaya ise, nükleer enerji santrali kurumuna ilişkin hazırlanan yönetmeliğin Cumhurbaşkanının onayını beklediğini belirtti. Gökkaya, "Yönetmelik çıkar çıkmaz ihaleye çıkacağız" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious