Susurluk komisyonundaki istihbaratçı

Susurluk komisyonundaki istihbaratçı.12872
  • Giriş : 11.11.2008 / 18:53:00

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Eski Başkanı Mehmet Elkatmış, Susurluk kazasının ardından yaşananlar ile ilgili çarpıcı bilgiler verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM İnsan Hakları Komisyonu eski Başkanı ve eski Refah Parti milletvekili Mehmet Elkatmış, Mehmet Ağar'ın Susurluk davası kapsamında yargı karşısına çıktığı gün, Susurluk, Ağar ve Ergenekon ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.

NTV'de Oğuz Haksever'in sorularını yanıtlayan Elkatmış, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı yaptığı ve Susurluk araştırmasını yaptığı dönemde Mehmet Ağar'ı ifade vermeye çağırdıklarını, Ağar'ın Komisyona geldiğini ancak "Ben size bilgi vermem" yanıtı aldıklarını anlattı.

BEN NE YAPTIYSAM...

Mehmet Ağar'a Anayasa'nın 137. maddesini hatırlattıklarını belirten Elkatmış yaşanan süreci şöyle anlattı:

"Sayın Ağar'a Anayasa'nın 137. maddesini hatırlattık. "Hiçbir kimse kurum ya da kişi mahkemelere emir ve talimat veremez" dedik. "Bizim buradaki amacımız sizi yargılamak değil. Yargıya yardımcı olmak için sizin bize bilgi vermeniz, yardımcı olmanız gerekiyor" dedik. Ama o, "Hayır! Ben size bilgi vermem" diye yanıtladı."

Komisyonda şöyle sordum kendisine: "Bir plandan bahsediliyor, birtakım listelerin yapıldığı oradaki kişilerin öldürüldüğüne dair iddialar var." Ağar'ın yanıtı ise "Ben ne yaptımsa Milli Güvenlik Kurulu kararları doğrultusunda ve devletim için yaptım" oldu.

Elkatmış, Ağar'ın "devlet için yaptım" cevabını şöyle yorumladı:

"Yanlış bir şey yapılmışsa devletin bundan soyutlanması lazım. Devlet her zaman için şaibe altında kalacak. İnsanlarımız korku içinde yaşayacak. Bu aydınlatılmadığı müddetçe böyle devam edecek. Sayın Ağar bildiklerini söylesin. Ağar'ın dışında bu gibi olaylarda resmi ve gayriresmi rol alanların bildiklerini söylemesi lazım."

Susurluk neden çözülmedi?

Elkatmış, Oğuz Haksever'in "Sizi çevirip soruyorlardır neden çözülmedi diye" şeklindeki sorusuna da şöyle yanıt verdi:

"Evet çok soruyorlar. Çünkü bize bilgi vermediler. Mesela bu olayların odak noktası JİTEM'dir. JİTEM var mı yok mu diye sorduğumuzda o zamanlarda en yetkili kişi JİTEM yoktur dedi. Halbuki JİTEM var. Birisi bugünlerde 'Ben kurdum' diyor. Cem Ersever'le birlikte kurduğunu söylüyor. JİTEM'in özel olarak araştırılması gerekir."

Kanadalı uyuşturucu kaçakçısı

Elkatmış, TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu olarak karşılaştıkları ilginç durumların bazılarını da şöyle örnekledi:

"Bir telefon numarası olayı var mesela. Başbakanlık'taki bir telefondan Kanada'daki bir uyuşturucu kaçakçısıyla görüşüldüğüne dair iddialar vardı. Biz Telekom'a yazı yazdık, ancak bize yanıt bile vermediler. İlgili bakana Komisyon Başkanı olarak şikayet ettim. Hiç cevap gelmedi. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum, bir şey çıkmadı, takipsizlik kararı verdi.

Yani Yetkililer, ilgililer komisyona ne bilgi ne de belge verdi. Bir kısım çağırdığımız kişiler gelmedi, gelenler de sayın Ağar gibi konuşmam dedi. Birçok etkenler birleşti ve dolayısıyla bu olay aydınlanmadı."

Komisyona sızan istihbaratçı

Elkatmış, Komisyon çalışmalarında yaşadığı en çarpıcı olayı da şöyle anlattı:

"Sonradan öğreniyorum ki içimize istihbarattan birtakım adamlar sokulmuş. Akman Akyürek... Bu rahmetli arkadaşımız hakim sınıfından. Başbakanlık'tan görevlendiriliyor. Çeşitli komisyonlara da görevlendirmişler.

Biz o arkadaşı almıştık, sonradan anladım ki, içimize sızıp bilgileri başka yerlere aktarmak şeklinde birtakım gayretleri varmış.

"Tuğlayı çekersek devlet yıkılmaz"

"Bu derin ilişkiler ülkeyi sarmış vaziyette bunların mutlaka çözülmesi lazım. Bunlar çözülmezse bunlar şaibe altında kalacak. Sayın Ağar, Mumcu cinayetiyle ilgili 'tuğla' benzetmesini kullanmıştı. Bir tuğlayı çekersek duvar, devlet yıkılır demişti. Ben "bu tuğla yıkılırsa yıkılsın, devlet yıkılmaz" diyorum. Yıkılırsa şaibeli ve pis işlerle insanlar yıkılır. Devletimize hiçbir şey olmaz."

Akman Akyürek kimdir?

Resmi görevi 'Başbakanlık Hukuk Müşaviri ' olan Akyürek Raportör olarak görev aldığı Meclis Susurluk Komisyonu'nun araştırmalarına başlamasından kısa bir süre sonra 13 Mart 1997'de görevinden istifa etti. Komisyon üyeleri ile anlaşamadığı için ayrıldığı ileri sürülen Akyürek'in aslında 'MİT ajanı' olduğu da söylendi.

Akyürek'in ilişkileri Susurluk kazasında ortaya çıkan ilişkilere de uzanıyordu. Kullandığı iki cep telefonundan biri, Abdullah Çatlı 'nın kimliğini kullandığı Mehmet Özbay 'ın Avukatı Mehmet Deniz adına kayıtlıydı.Emniyet'in soruşturmasına göre Akyürek, Çatlı 'nın ortaklarından Turgay Maraşlı ve Haluk Kırcı ile de görüşüyordu.

Akyürek 9 Aralık 1997 günü TEM 'in Maslak Mevkiinde geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetti. Soğan yüklü bir kamyona arkadan çarptı. Kamyon şoförünün ifadesine göre kontrolden çıkıp döne döne gelen otomobil, kamyonun kasasının sol arka köşesine, tam sürücünün hizasından vurdu. Opel Vectra marka otomobilin sol kapı kısmı tamamen içeri göçtü. Başına sol taraftan darbe aldığı anlaşılan Akyürek, ağır yaralandı. Çarpma anında otomobilin airbag'inin açılmadığı bildirildi. Kamyon şoförü ve çevreden yetişenlerin yardımıyla SSK Okmeydanı Hastanesi 'ne kaldırılan Akyürek, kurtarılamadı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*