Suyumuzu son damlasına kadar kullanacağız!

  • Giriş : 12.05.2006 / 00:00:00

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, cumhuriyetin 100. yılında su kaynaklarını tamamen kullanmayı hedeflediklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İzmir Dikili Belediyesi ve Dikili Kentsel Gelişim Derneği tarafından Mysia Otel'de düzenlenen Dikili Yöresi Jeotermal Kaynakların Değerlendirilmesi Sempozyumu'nun açılışında konuşan Bakan Güler, enerjide dışa bağımlılığı gidermek için yoğun çalışma yaptıklarını belirtti. Türkiye'nin, bütün kaynaklarını kullansa bile enerji ihtiyaçlarını karşılayamama durumunun sözkonusu olduğunu belirten Güler, yeni kaynaklar bulunması konusunda bütün kesimlerin ortak çalışması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğunu, altında adeta bir soba bulunduğunu, ancak bundan yeterince faydalanılmadığını ifade eden Bakan Hilmi Güler, kaynakların bir an önce yatırıma dönüşmesi için Türkiye'nin jeotermal haritasını ve el kitabını hazırladıklarını, 21 sahayı yatırımcıların kullanımına hazırladıklarını ifade etti.

Hidroelektrik, jeotermal ve rüzgar enerjisi yatırımlarının geliştirilmesi için Yenilenebilir Enerji Kanunu çerçevesinde bu tesislere yedi yıllık alım garantisi teşviği getirdiklerini dile getiren Güler, "Hidroelektrik santraller konusunda 700'e yakın müracaat aldık. En ufak dereler dahi projelendirilmeye başladı. Cumhuriyetin 100. yılında suyumuzu son damlasına kadar kullanmayı hedefliyoruz." dedi. Küçük barajlarda kullanılmak üzere Temsan firması tarafından küçük kapasiteli Türk tipi tribünlerin üretildiğini ifade eden Güler, "Arabanın arkasında bile taşınabilen bu tribünler bu konuda devrim yapacak" şeklinde konuştu.


HASANKEYF KORUNACAK

Rüzgar enerjisi konusunda istedikleri sonuçları alamadıklarını anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, "Rüzgar enerjisinde gerekli atılım istediğimiz seviyede olmadı. Dağımız tepemiz açık, rüzgar enerjisinin yaygınlaşmasını çok arzuluyoruz. Bunun için alım garantisi konusunda 7 yıllık süreyi 10 yıla çıkarmayı düşünüyoruz, çünkü fizibilitesi kurtarmayabilir. Bu konuda ayarlamayı yapıyoruz" dedi.

Bakan Güler, hazırladıkları Enerji Verimliliği Kanunu'yla fazla enerji harcayan ürünlerin Türkiye'ye giremeyeceğini ifade ederek, gelecek dönemde binalarda da enerji tasarrufuna göre çeşitli kodların getirileceğini belirtti. Enerji politikasında çevresel uyuma önem verdiklerini dile getiren Güler, Ilısu Barajı'nı Hasankeyf'i koruyarak yapacaklarını belirterek, bu konuda ODTÜ'nün bir proje hazırladığını söyledi.

Bakanlık olarak, Türkiye'nin dahil olduğu geniş coğrafyada etkin bir enerji diplomasisi sürdürdüklerini kaydeden Bakan Güler, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in onayına sunulan Samsun-Ceyhan boru hattı kararnamesinin uygulamaya girmesiyle Ceyhan'da bir petrol borsası oluşacağını ifade etti. Türkiye'nin artık sadece transfer ülkesi değil terminal ülke konumuna da geldiğini dile getiren Güler, "Üç bölgeden gelen petrol Ceyhan'da toplanacak. Dünyanın enerji ağırlık merkezi Türkiye'ye kayacak. Bu avantajlı durumdan faydalanmak için yoğun bir politika sürdürüyoruz. Bunu yaptığımız zaman petrol konusunda çeşmenin başında olacağız" diye konuştu.


ÖZGÜVEN: 20 YILLIK HAYALİM

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ise 20 yıllık hayalini gerçekleştirmek için önemli bir adım attıklarını vurguladı. Özgüven, "Amacımız çok açık, yenilenebilir, doğa dostu, ekonomik enerji olanakları sunan bir yer altı zenginliğine sahibiz. Bu olanağı en verimli biçimde sağlıkta, ısıtmada ve üretiminde halkımızın, yani esas sahiplerinin hizmetine sunmak istiyoruz" dedi.

Özgüven, Türkiye'nin jeotermal kaynaklar konusunda Avrupa'da birinci, dünyada 7. olmasına rağmen bunun kullanımında son sıralarda yer aldığına dikkat çekti. Jeotermal kaynakların, bölge halkının zenginliği olduğunu, kaynakların kamu denetimi dışına çıkarılmaması gerektiğini dile getiren Özgüven, şöyle dedi:

"Bizce halkımızın zenginliği olan bu kaynaklar kamu denetimi dışına çıkarılmamalı, kulağa hoş gelen yöreye katkı adı altında kısa vadeli kar amaçlarına kurban edilmemelidir. Yöredeki alanların yerel yönetimlere devri yerine satılmasını ya da 29 yıllığına kiralanmasını doğru bulmuyoruz. Bunu halkımızın zenginliğine el koymak olduğunu, doğanın tahrip edilmesine zemin hazırlayacağını düşünüyoruz."


KARAYALÇIN: DIŞ SİYASETİ ÇİFT SANTRFORLA YÜRÜTMELİYİZ

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ise 2006 yılında ülkenin üreteceği, 173 milyar kilovat saatlik enerjinin yüzde 40'ının ithal girdili doğalgaz kaynaklarından elde edileceğini ifade etti. Gelecek 20 yılda Türkiye'nin 54 bin megavat kurulu güce sahip olması gerektiğine işaret eden Karayalçın, bu ihtiyaçlar çevresel duyarlılık arasında ciddi ikilemler bulunduğunu söyledi.

Dikili bölgesinde Yortanlı Barajı'nın Allianoi'yi, Rize'de Fırtına Vadisi projesinin yağmur ormanlarını, Ilısu Barajı'nın Hasankeyf'i tehdit ettiğini belirten Karayalçın, diğer yanda da her yıl yüzde 4.5 büyüyen enerji talebi bulunduğunu kaydetti. Enerji politikasının artık uluslararası siyasetin en önemli kolları arasında olduğunu ifade eden Karayalçın, "Enerji Bakanlığı da bir tür Dışişleri Bakanlığı konumuna geldi. Artık dış siyaseti çift santraforla yürütmek durumundayız" şeklinde konuştu. Hollanda ve İsrail'den de heyetlerin katıldığı sempozyumda, dokuz oturumda 65 bildiri sunulacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious