Taha Akyol yazdı: CHP'de beş saat

Taha Akyol yazdı: CHP'de beş saat.10050
  • Giriş : 24.06.2007 / 14:30:00

Bu defa Deniz Başkal'ın konuğuyuz. CNN Türk "Ahmet Hakan'ın Liderler Zirvesi" programı için CHP Genel Merkezi'ndeyiz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Daha kapıdan girmeden Basın Danışmanı Baki Özilhan konukları karşılıyor, Baykal'ın odasına götürüyor.
O hırçın, sert ve bağırır gibi konuşan Baykal yok. Rahat, arkadaş gibi konuşuyor, sohbete çiğ propaganda katmıyor. Onu otuz yıldır izlerim, hiç bu kadar neşeli görmemiştim.
Program öncesi "mimari" sohbeti açılıyor. İster istemez AKP binası ile karşılaştırmalar oluyor. Ekrem Dumanlı, "AKP'ninki klasik, CHP'ninki modern" diyor.
Baykal anlatıyor:
- Biz hiçbir kompleks duymadık. Selçuklu, Osmanlı veya Cumhuriyet mimarisi diye de bir saplantımız olmadı. Sadece rahat, kullanışlı, parti genel merkezi olarak işlevsel bir bina istedik...
Gerçekten öyle. AKP binasındaki tezyinat yok. Modern ve sade...

Atatürk resimleri
Odalardaki Atatürk portreleri olağan, her partide olacak türden. Bunun dışında, bir girişte stilize edilmiş Atatürk silueti ve 6 ok var; bir de Baykal'ın odasında yine stilize edilmiş seramik bir Atatürk portresi... Gayet normal, abartısız. Her yeri Atatürk'le donatma gibi bir komplekse kapılmamışlar.
Ertuğrul Özkök, "Tayyip Bey'in odasındaki Atatürk fotoğrafı sizin odadakinden daha büyük" diye söze girince, Baykal tebessüm ederek yanıtlıyor: "Tabii bizim Atatürk kompleksimiz yok ki..."
AKP binasındaki kumaş perdelere karşılık, burada sade jaluziler var. Baykal'ın makamındaki ve toplantı salonundaki masa ve koltuklar da süsten, abartıdan uzak, gerçekten işlevsel.
MYK toplantı salonundaki hafif ve sevimli koltuklar dikkatimizi çekiyor. Baykal anlatıyor:
- Koltuklarımız ödül aldı, kataloğa girdi. Mobilya işlerini Faruk Malham yaptı...
25-26 milyon YTL'ye mal olmuş binanın tamamı.
Saray gibi değil, plaza gibi, işyeri gibi bir bina.
Baykal, mimarın "Sosyal demokrat arkadaşımız" Kadri Aktaş olduğunu söylüyor:
- Bu binayı işlevsel ve modern mimari ile yaparak 'sosyal demokratlar bir işe yaramaz' görüşünü yıkıyoruz!

Gazete ve kitap
Gazete okuyucusu Baykal, Ahmet Hakan'a dönüyor:
- Bülent Arınç için 'dünyevi işlere meraklı zamane dervişi' diye yazdın ya, mükemmeldi. Bravo!
Ertuğrul Özkök'ün Kuzey Irak'a ilişkin yazılarından bahsediyor.
"İçinizde bir tek Ergun Babahan tezkereye kesin bir tavırla karşı!" diyor.
"AB konusunu en iyi Sedat Ergin'in bildiğini" söylüyor.
Odasında küçük bir kitaplık var, bakıyorum; Mehmet Akif'in "Safahat"ı ile, Şerafettin Turan'ın "İsmet İnönü"sü dikkatimi çekiyor. Baykal diyor ki:
- Senin merak ettiğin asıl kitaplığım evdedir. Buradakiler ya hediye olarak gelip ayırdığım ya da zaman zaman bakmak için el altında tuttuğum kitaplardır...

Sağdan oy almak
Program aralarında Baykal'ın hazırlattığı açık büfeden bir şeyler yiyoruz. Baykal ne kadar özendiğini hissettiriyor:
- Buyurun, bu denizbörülcesi, şu kurutulmuş patlıcan dolması, oradaki Çin mantısı...
Fransız kırmızı şarap unutulmamış: Chateauneuf-Du-Pape Les Cedres... Özkök, Babahan ve Ergin programdan sonra Fransız şarabına yöneliyorlar.
Programdan sonraki kısa sohbette Baykal anlatıyor:
- Merkez sağdan da oy alıyoruz. Yıldırım Akbulut'u tanırsınız. Bizimle hiçbir ilgisi yok, saygın, namuslu bir zat! Bir dostumun söylediğine göre, bu defa bize oy verecekmiş!
Gerçekten sürpriz! Neden diye soruyoruz...
- Göz göre göre sürüklendiğimiz demokratik rejim kaygısından.
Askeri müdahale ihtimaline karşı yani...
Ben Beykal'ın merkez sağdan oy alabilmesi için merkez sağın geleneksel olarak duyarlı olduğu özgürlükleri de savunması gerektiğini söylüyorum, "biz zaten özgürlükçüyüz" gibi bir cevap veriyor.
Neticede, gazeteciler olarak genel izlenimimiz şu: Sert bilinen Baykal keyifli, beklediğimizden daha sıcaktı, arkadaş gibiydi.
Erdoğan sert, Baykal yumuşak üsluplu bir kampanya götürürlerse, bu CHP'nin mevcut oylarını bir iki puan artırabilir. Aksi de geçerli tabii.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious