Taha Kıvanç'tan Hüsnü Özyeğin'e ilginç soru

Taha Kıvanç'tan Hüsnü Özyeğin'e ilginç soru.6253
  • Giriş : 29.01.2008 / 11:50:00

Yeni Şafak yazarı Taha Kıvanç, Finansbank'ı Yunanlılara satan Hüsnü Özyeğin ile Veli Küçük arasındaki bağlantıya dair ilgnç bir soruyu gündeme taşıdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İşte Taha Kıvanç'ın Yenişafak'ta bugün yayınlanan yazısı.

Veli Paşa ile Hüsnü Bey

Acaba savcılar tutuklu Veli Küçük ile ilgili olarak ülkemizin en büyük zenginlerinden Hüsnü Özyeğin'le de görüşecekler mi? Gazeteciliğin olmazsa olmazı sayılan 'fikri takip' artık kimsenin umurunda olmadığı için, sormaları gereken soruyu gazeteciler sormuyor çünkü...

En iyisi Hüsnü Özyeğin'e buradan sorayım:Veli Küçük ile nasıl ve nerede tanıştınız, kendisini hangi özellikleri sebebiyle önce yönetim kurulu üyesi, sonra ortak yaptınız? Bankanızı Yunan Kilisesi'nin de ortağı olduğu bir şirkete satarken aldığınız söylenen Genelkurmay izninde Veli Küçük mü aracılık yaptı?

Aslında Davos'u izleyen gazeteciler Hüsnü Özyeğin'i görmüşler. Dün, Hürriyet'in ekonomi sorumlusu Davos'tan izlenimlerine Hüsnü Bey'le başlamıştı. Okuyalım:

"Sıkı güvenlik kontrolünden geçip içeri girdiğimizde ilk karşılaştığım isim Fiba Holding'in patronu ve National Bank of Greece'e (NBG) sattığı Finansbank'ta halen yüzde 10 hissesiyle Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürüten Hüsnü Özyeğin oldu: / 'Davos'a rahmetli Turgut Özal'la birlikte gelirdim. 20 yıldır hiç uğramamıştım. Bu yıl katılmak benim için çok yararlı oldu. Davos toplantıları bambaşka noktaya gelmiş.' / Hüsnü Özyeğin'i en çok heyecanlandıran olaylardan biri, ABD'nin ünlü Harvard Üniversitesi'nin Başkanıyla ikili görüşme fırsatı yakalaması olmuş: 'Harvard mezunu olmama rağmen randevu alabilmem imkânsız gibiydi. Davos'ta bu fırsatı buldum."

Herhalde işadamının neşesini Davos'ta kaçırmak istememiştir Hürriyet. Finansbank'ın yeni sahipleriyle tanışmak için gittikleri Atina'da, hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak üzere eğitilmiş gözleri, Türk bankasının yeni sahibi NBG'nin merkez binasında asılı tablolardaki 'Türk düşmanı' ırkçı mesajları da görememişlerdi... "Görmüşlerdi de yazmadılar" dememi beklemiyorsunuz herhalde.

Türkiye'nin en büyük zenginlerinden biri olmak bu kadarcık bir imtiyaz sağlasın (mı) artık...

Finansbank'ın yeni sahibi 'National Bank of Greece' (NBG) Yunanistan'ın en eski ve en büyük ticari bankası. 1841'de kuruldu, 1880'den bu yana Atina'da borsaya kote durumda. Bankanın hisseleri 1999'dan beri New York borsasında da işlem görüyor. En önemli özelliği NBG'nin, Yunan Kilisesi'nin de ortağı olması. Yönetim kurulu başkanı Takis Arapoglou; yönetim kurulunda Yunan Kilisesi'ni -biri sivil diğeri cüppeli papaz olmak üzere- iki Kilise mensubu temsil ediyor.

Hüsnü Özyeğin için "Türkiye'nin en büyük zenginlerinden" derken kişisel ve keyfi bir tespitte bulunmuyorum. Her yıl dünyanın en zenginlerinin listesini yayımlayan ünlü 'Forbes' dergisi, 2006 yılında Hüsnü Özyeğin'i 512. sıraya oturtmuştu. Bir yıl sonra 263 sıra birden atlayıp 249. sıraya kuruluverdi Hüsnü Bey. 2005 yılında ise 1 milyar doları bulan servetiyle Forbes'ta 620. sıradaydı. Yunanlıların sahip olduğu bankaya yönetim kurulu başkanı olmasını sağlayan satıştan sonra, servetinin 3 milyar dolara ulaştığı söyleniyor; bu yıl listede herhalde çok daha yukarılarda yer alacaktır.

Böyle biriyle askerlikten emekli Veli Küçük arasında nasıl bir ilişki olabilir Yarabbi? Aslında bu sorunun tersini de sormak mümkün: 'Gayr-ı milli' olan her şeye tiksinti duyan Veli Küçük gibi biri, taş gibi Türk bankasını Yunan Kilisesi'yle irtibatlı şirkete satan Hüsnü Özyeğin'le nasıl ortaklık yapar? Hele bir ara yaygın biçimde konuşulduğu üzere, bu satışa ters bakan Genelkurmay'ı ikna etme görevini nasıl üstlenir?

Davos'ta ben de olsaydım, "Harvard-Marvard" karıştırmasına müsaade etmez, bodozlama bu soruyu yöneltirdim Hüsnü Özyeğin'e... Belki de Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar Veli Küçük'e aynı soruları yöneltiyordur da, cevabı onlardan alırız.

Milliyet gazetesinde 27 Mart 2001 tarihinde Eylem Türk imzasıyla "Susurluk paşası marketçi oldu!" başlıklı bir haber yer almıştı.

Okuyalım: "Giresun Jandarma Bölge Komutanı olduğu dönemde adı Susurluk skandalına karışan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Fiba Holding bünyesinde faaliyet gösteren Endi Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye yönetim kurulu üyesi oldu. Küçük'ün yönetim kuruluna girdiği Endi Market Zinciri, 1999'da Gima bünyesinde Stop Mağazacılık adıyla kuruldu.

"Cirosu 15 trilyon TL / Discount store tarzı mağazacılık alanında faaliyet gösteren Endi Marketleri'nin toplam sayısı 50'yi geçti. Türkiye'de en hızlı mağaza açan perakendecilik zinciri unvanına sahip Endi'yi Beğendik Grubu'ndan satın alan Hüsnü Özyeğin'in Fiba Şirketler Grubu, sınırlı çeşit, sade mağaza tasarımıyla hizmet veriyor. Endi Marketleri 1999 yılının sonunda 8 bin 213 metrekare satış alanına ve 15 trilyon liralık ciroya ulaşmıştı."

Nereden nereye, değil mi?

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious