Takip etme olayındaki asıl gerçek

Takip etme olayındaki asıl gerçek.15798
  • Giriş : 17.05.2008 / 15:12:00

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün makam aracının takip edilmesi ve dinlenmesi olayı, bir dizi çelişki ve yanlış bilgilerle haberlere konu oluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Gazetesi'nin haberine göre Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün makam aracının takip edilmesi ve dinlenmesi olayı, bir dizi çelişki ve yanlış bilgilerle haberlere konu oluyor.Israrla kullanılan "Başkan Paksüt'ün aracının takip edilmesi" cümlesi doğruyu yansıtmıyor. Zira kavga, başkanın makam arabasıyla ilgili değil.

Emniyetin üst düzey yetkililerinden edinilen bilgilere göre, Osman Paksüt öğle yemeği için Kavaklıdere'deki Ankara Tenis Kulübü'ne gitti. Erken gelen Osman Paksüt içerideyken, eşi Ferda Paksüt evden kendi arabasıyla yemeğe geldi. Kulübün önüne park etmek için ileri geri manevra yaparken, aynı yere doğru bir araç daha yöneldi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi'ne kayıtlı araçtaki polisler ve amirler, tanımadıkları Ferda Paksüt'e seslenerek, "Çıkacaksanız biz park etmek istiyoruz" diye seslenirler. Bayan Paksüt, park edeceğini belli edince, polisler, aracı başka bir yere park ettiler. Bu süre zarfında aracını park eden Bayan Paksüt, araçtan inip sivil ekip arabasının yanına yaklaştı ve aracın camını, kaportasını yumruklayarak "Siz beni mi izliyorsunuz" diye çıkıştı. Bayanı tanımayan polisler, neye uğradıklarını şaşırdı. Daha sonra dışarı çıkıp bayanı sakinleştirmeye çalıştılar. Hatta Bayan Paksüt, yetkisi olmadığı halde aracın kapılarını açarak, içeriyi gözden geçirmek istedi ancak polis izin vermedi. Bu sırada bağrışmaları duyan ve kulüpte bulunan Osman Paksüt dışarı çıktı ve olaya müdahale etti. Kısacası Osman Paksüt'ün makam aracının olayla hiçbir ilgisi yok. Uygun bir yerde park yeri olsaydı, belki de bu kavga hiç çıkmayacaktı.

Osman Paksüt'ün, olayın hemen akabinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanıyla görüşmek istediği ve Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz aracılığıyla telefonla randevu aldığı ancak daha sonra "Olayın yanlış anlaşılmadan çıktığına inandığını" belirterek, ziyarete gitmediği ve ziyareti Ercüment Yılmaz'ın tek başına yaptığı öğrenildi. Peki Paksüt'ün aklında soru işaretleri var idiyse, bu ziyareti neden gerçekleştirmedi? Uzun yıllar Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı (KOM) yapan ve şu anda da bu daireden sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olan Emin Arslan'ı yakından tanıyan ve ailece görüşecek kadar samimi olan Paksüt ve ailesi, olayı bir iki telefonla çözecekken, neden kamuya duyurmayı tercih etti. Ayrıca polis müdürleriyle telefonla konuşurken, "Özür dilerim, işinizi bozduk, kusura bakmayın" diyen Paksüt'ün, olayın gerçek yüzü ortaya çıkmasına rağmen, açıklamalarına devam etmesi emniyette üzüntü ve şaşkınlığa yol açtı.

Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Osman Paksüt'ün aracının takip edildiği yönündeki iddiaları üzerine soruşturma başlattığı öğrenildi.

Takibi yaptığı söylenen aracın, sivil bir görev aracı olduğu ve operasyon için daireden çıkış yaptığı resmi kayıtlarda bile varken, Paksüt ailesinin, "Bizi lojmandan itibaren izliyordu" demesi polisi bile şaşırttı. Polis, "Sizi takip eden bir araç, neden gelip sizinle aynı yere park etmeye çalışsın?" sorusunu soruyor. Medya organlarına yansıyan haberlere göre, Paksüt ailesi, takip edildiklerine dair şüphe üzerine bir aracın plakasını emniyete vermiş ve plaka sahte çıkmıştı. Ancak emniyette, Paksüt ailesinin resmi şikayet ve talep kaydının bulunmadığı ortaya çıktı. Yargıçlık yapan Paksüt, şikayetini resmileştirme ihtiyacı neden duymadı. Problemi şifahen çözme ihtiyacı duydu. Bütün bu akılları kurcalayan konular, emniyetin kafasını karıştırıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious