Talabani ağız değiştirdi: PKK üyelerini teslim edebiliriz

Talabani ağız değiştirdi: PKK üyelerini teslim edebiliriz.12274
  • Giriş : 24.10.2007 / 16:00:00
  • Güncelleme : 24.10.2007 / 16:39:56

Daha önce Türkiye'ye kedi bile teslim etmeyiz diyen Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ağız değiştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Talabani son açıklamasında PKK üyelerini iade edebileceklerini söyledi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Bağdat temasları sırasında Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, Irak Başbakanı Maliki ve Irak Dışişleri Başkanı Zebari ile görüşmüş Türkiye'nin şartlarını sunmuştu. Irak yönetiminden gelen ilk tepkiler pek net değildi. Ancak bugün görüşmelerin detayları netleşmeye başladı.

Irak Devlet Başkanı Talabani'nin, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'a, PKK terör örgütüne mensup kişilerin iadesini kabul edebilecekleri yönünde bir açıklama yaptığı ortaya çıktı. Dışışleri Bakanı Ali Babacan da dün temaslarının ardından basında yer alan haberlere fazla itibar etmeyin şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, PKK terör örgütüne mensup kişilerin iadesini dışlamadığını söyledi.

Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi de, bugün terör örgütü PKK'dan silahlı mücadeleden vazgeçmesini istedi.
 
Iraklı Kürt lider Mesud Barzani, Kuzey Irak topraklarının komşu ülkelere saldırı amaçlı kullanılmasına karşı olduğunu bildirdi.

Babacan dün Irak'taydı
 
Dışişleri Bakanı Ali Babacan dün Irak'a giderek Devlet Başkanı Celal Talabani, Başbakan Nuri El Maliki ve Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ile görüşmüştü.
 
Devlet Başkanı Talabani, terör örgütünün Irak topraklarını kullanarak Türkiye içinde saldırılar düzenlemesine müsamaha göstermeyeceklerini
belirtti.

Başbakan Maliki, Irak'taki terör örgütü PKK bürolarının kapatılacağını ve örgütün Irak topraklarında faaliyetine izin verilmeyeceğini açıkladı.
 
Dışişleri Bakanı Zebari de, PKK'nın ilişkileri zehirlemesini istemediklerini ifade ederek, "Irak hükümeti aktif olarak Türkiye'ye yardım edecektir" dedi.


BU HAKSIZLIK! - Muaz Kalaycı, Genel Yayın Yönetmeni

Yine mi galeyana geldik acaba? Birileri bizi yine mi ateşledi ve biz bir barut gibi fırlayarak yerimizden vuracağımız hedefi mi şaşırdık? Onu mu vursak? Bunu mu, şunu mu?

 

No panik! Bu konuya tekrar döneceğiz.

 

Evet…

 

Talabani insafa mı geldi dersiniz? Sanmam! İnsafsız bir adamın insafa gelmesi kadar anormal bir durum olamaz. Bu herif insafsız!

 

O zaman “kedi bile teslim etmeyiz” diyen devlet adamına bugün geri adım attıran neden ne? DTP’li Türk’e PKK’ya “askerleri bırakın” dedirttiren ne? Sorular oyun kokuyor. Cevaplar ise muamma.

 

DTP’nin neden mecliste olduğunu sorguladık. Irak’a neden hala elektrik verildiğinin hesabını sorduk. Hatta bazıları neden hala Kuzey Irak’a girilmediğini bile tartışma programlarına taşıdılar. Hem nalına hem mıhına vurdular.

 

Tekrar konuya döndük.

 

Evet…

 

Saniyeler bazında süratle değişen gündem fitilimize temas etmiş olmalı. Herkes hükümete yüklendi. “Sınır ötesi için daha ne bekliyoruz” diye… Dinlediğim bazı radyolarda hükümete küfür bile edildi. Bazı yazarlar Erdoğan’ı bir kaşık suda boğdu. Tartışma programlarında hükümetle beraber Abdullah Gül’ü de istifaya çağırdılar.

 

Şimdi soruyoruz:

 

Yanlış mı yaptılar?

 

PKK, DTP’nin “askerleri bırakın” talebine ne cevap verir bilinmez. Talabani ne kadar sözünde durur bunu kimse bilemez. Ancak benim bildiğim bir şey var ki yine güvenmesini ve tevekkül etmesini bilemedik.

 

Sıcağı sıcağına herkes birilerini suçladı. Kılıcını kınından çıkaran salladı kolunu “düşmana” doğru. Siyasiler Kurban öncesi ikinci bayramını bile yaptı. Erdoğan’ın ne adamlığı kaldı, ne ajanlığı!

 

Soruyoruz.

 

Yanlış mı yaptılar?

 

Kriz yönetimini devleti yönetenlerden daha mı iyi biliyorduk ki kendi çözümlerimizi savunduk hep? Gelişmeleri izlemek, en azından şehitlerimizin yasını tutmak, yere gözyaşı damlatmak ve tevekkül etmek, beklemek daha akılcı olmaz mıydı?

 

Sanırım biz yine yenildik. PKK, DTP’yi takar mı, Talabani’den korkar mı bilmem ama görünen köy kılavuz da istemez, karga da… Devletin kriz yönetim stratejisi yavaş yavaş anlaşılmaya ve icraata dönüşmeye başladı.

 

Sağduyulu olmayı yine başaramadık. Hırsız’ı değil de hep ev sahibini suçladık. Yanlış yaptık.

 

Şimdi geç kalınmış bir sağduyuya davet ediyoruz herkesi. Birbirimize düşmek ve sürekli birilerini suçlamak terör örgütünün ekmeğine yağ sürmek demektir.

 

Önceki yazımda da söyledim;

 

Biz, biz olmalıyız.

 

Yeniden bir doğuş ve geliş için… Isıracak it dişini göstermez.

 

Sağduyuya davet.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious