Talat: Rum liderin samimiyetine güveniyorum

Talat: Rum liderin samimiyetine güveniyorum.21153
  • Giriş : 27.06.2008 / 09:28:00

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, İngiltere ile Kıbrıs Rum kesimi arasında 5 Haziran'da Londra'da imzalanan memorandumun “art niyetli” olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Talat, İngiltere ile Kıbrıs Rum kesimi arasında 5 Haziran'da Londra'da imzalanan memorandumun “art niyetli” olduğunu belirterek, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın, ortak kabul ettikleri kimi şeyleri, yan yollara saparak erozyona uğratma çabası içine girdiğini, İngiltere'nin de buna “çanak tuttuğunu” söyledi.

Mehmet Ali Talat, Samanyolu Haber kanalında katıldığı bir söyleşide, İngiltere'nin Güney Kıbrıs ile memorandumu bu zamanda yapmasının çok büyük bir soru işareti olduğuna dikkati çekerek, “İngiltere, Rum tarafıyla ilişkilerini iyileştirmek, sağlama almak için bunu yapmış olabilir. Güneydeki üslerini kendine göre sağlama aldı” dedi.

Talat, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile 21 Mart'ta yaptığı görüşmede varılan mutabakat çerçevesinde yapılacak müzakeler konusunda, “Hristofyas'ın samimiyetine inandığını, ancak başarılı olup olmayacağından emin olmadığını” bildirdi.

21 Mart'taki görüşmede, müzakerelerin bu tarihten 3 ay sonra başlatılması kararının alındığını, ancak 1 ay sonra Hristofyas ve ekibinin, “müzakerelerin ilerlemeye bağlı olarak başlayacağını” söylediğini belirten Talat, 23 Mayıs'taki görüşmelerinde de iki kesimli, siyasal eşitliği olan federal bir çözüm konusunda anlaştıklarını hatırlattı.

21 Mart mutabakatı uyarınca oluşturulan teknik komite ve çalışma gruplarının 21 Nisan'da çalışmalarına başladığını, buna göre, müzakerelerin de 21 Temmuz'da başlasının gerektiğini ifade eden Talat, Hristofyas'ın, ortakları nedeniyle sıkıştığını ve “müzakerelerin ilerlemeye bağlı” olacağını söylediğini kaydetti.

İngiltere'nin Rum tarafıyla ilişkilerini iyileştirmek için bir memorandum imzaladığını belirten Talat, Hristofyas'ın İngiltere ile işbirliği içinde vardıkları anlaşmayı erezyona uğratmaya çalıştığını, bunun kendisini umutsuzluğa sürüklediğini kaydetti.

1 TEMMUZ GÖRÜŞMESİ

Hristofyas ile 1 Temmuz'da yeniden görüşeğini hatırlatan Talat, bu görüşmede, “esas hakkındaki görüşmelere geçme konusunun gündeme geleceğini” bildirdi.

6 çalışma grubu ile 7 teknik komitenin çalışmalarını sürdürdüğünü, teknik komitlerde, üzerinde anlaşma varılan konuların 20 Haziran'da açıklandığını belirten Talat, 6 maddeden oluşan önlemlerin, kültürel mirasın korunmasına yönelik eğitim programları, yol güvenliği, ambülansların karşılıklı geçişleri, ortak sağlık komitesi kurulması, çevre eğitimi ve atıklarla ilgili çalışmalar yapılmasını içerdiğini anlattı.

TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ

“Türkiye'nin desteği olduğu sürece bizim sıkıntılarımz azdır” diyen Talat, şöyle devam etti:
“Biz, izole edilmiş bir halk olduğumuz için bizi kayıtsız şartsız destekleyen başka ülke olmadığından, Türkiye'nin desteğine ihtiyacımız son derece üst düzeydedir. Rumlar, Yunanistan'ın ve AB'nin desteğini alıyorlar. 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni haksız bir biçimde gasbettiler ve tüm dünya da bu gaspı meşru görüyor. Onların zorluğu, atacakları her adım taviz demektir. Niye versin? Niye geri adım atsın?”

“HAÇLI SEFERİ GİBİ”

Rumlar'ın çözüm yolunda başlıca motivasyonun, “güvenlik endişesi” olduğunu dile getiren Talat, “İkincisi, Hristofyas'ın bizzat tablolaştırdığı ve bütüm Rum siyasi partilerinin haçlı seferi gibi mücadele ettiği şey, KKTC'nin dünya tarafından kabul edilmesi, tanınması. Bundan çok korkuyorlar. Kıbrıs sorunun çözümünü istiyorlarsa objektif olarak esas güdü, bölünme korkusudur” diye konuştu.
Talat, Güney Kıbrıs'ın en büyük sorununun, Rum halkını çözüme ikna etmesi olduğunu kaydetti.

AK PARTİ'NİN KAPATILMASI DAVASI

Talat, “AK Parti'nin kapatma davası bu süreci etkiliyor mu?” soruruna karşılık, “Türkiye'deki istikrarsızlık bizi doğrudan etkiler. ABD bile Rum tarafını destekliyor. Türkiye'nin içişlerine karışmak istemiyorum, ancak konunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını istiyorum. Bu istikrarsızlık ihtimali ne kadar hızlı bir biçimde ortadan kaldırılırsa bizim için o kadar iyi olur” dedi.

KKTC'de şimdiye dek hiçbir partinin kapatılmadığını ve hiçbir partiye karşı dava açılmadığını vurgulayan Talat, “Atatürk ile ilgili olumsuz ifadeler veya laiklik karşıtı bir durumda biz de böyle bir durum olabilir” ifadesini kullandı.

Siyasilerin ve Türk dışişlerinin kendilerini desteklemeyi sürdürdüklerini ifade eden Talat, şöyle konuştu:
“Dikkatler başka yöne döndü. Uluslararası alanda biz moral kaybetmemeliyiz. Bunun zararı bize fazla olur. Biz daha da izole oluruz. Annan planına 'hayır' deseydik biz boğulurduk, ekonomimiz çökerdi, dünyayla ilişkilerimiz daha da zorlaşırdı. Türkiye de bir sürü başka zorlukla karşılaşırdı. O günden sonra izolasyon hafifledi. Bir kapatma kararı gelirse, bu süreci zorlaştırabilir. Mümkün.”

“HRISTOFYAS, SÜRECİ ERTELEMEK İSTİYOR”

AB'nin Türkiye açısından koyduğu son tarihin 2009 olduğunu hatırlatan Talat, Hristofyas'ın asıl amacının erteleme olduğunu söyledi. Talat, “Erteleme istiyor, süreci ertelemek, 2009'daki gelişmeleri gözlemlemek ve ona göre hareket etmek istiyor. Şu anda birçok ülke Rum tarafını izliyor” dedi.

Talat, bir soru üzerine, Kıbrıs Rum kesimi AB üyesi olduğu için, AB'den yalnızca teknik yardım alabileceklerini bildiklerini belirterek, “Onlar (AB) için de Kıbrıs sorunu ilkeleriyle bağdaşmayan bir durum. O yüzden onlar da bu işi bitirmek istiyor” diye konuştu.
Kıbrıs'tan asker çekilmesinin pek mümkün olmadığını vurgulayan Talat, “Bu, güvenlik zaafiyeti yaratması nedeniyle değil. Kıbrıs sorunu, Türk askerinin çekilmesi sorunu haline getirilirse, Kıbrıs sorunu askeri bir sorunmuş gibi görünür. Türk askeri, Kıbrıs sorununun varlığından dolayı oradadır” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious