Talat'tan Cumhuriyet mesajı

  • Giriş : 29.10.2006 / 00:00:00

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, KKTC ile Türkiye makamlarının, Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ve halkın AB içinde hak ettiği yeri alması amacıyla uyum içinde çalıştığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye Cumhuriyeti'nin 83. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Rum yönetiminin isteklerinin sınırı olmadığını belirterek, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un bunu, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada da gösterdiğini ifade etti. Talat, "(Papadopulos'un) Osmosis yoluyla Kıbrıslı Türklerin, Güney Kıbrıs Rum yönetimine dahil olacağını düşlemesi ve şimdilerde de azınlık hakkı bile denemeyecek bir statü hayali bunun en somut göstergesidir" dedi. Çözüm olmadan Rum tarafının AB'ye girmesine fırsat verildiğini, karşı karşıya bulunulan olumsuzlukların bunun sonucu olduğunu kaydeden Talat, AB'nin adeta Rum tarafının sözcülüğünü yaptığını belirterek, şöyle devam etti:

"AB açısından Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümü için en fazla sorumluluk, kendi üyesi olan Kıbrıs Rum tarafına ait olmalıdır. Oysa ki bunun tam tersine, AB, kendi karar mekanizmalarına nüfuz eden Rum tarafı nedeniyle çok ciddi bir zafiyet yaşamakta, adeta Rum tarafının sözcülüğünü yapmakta, Kıbrıslı Türkleri yok saymaya tevessül etmektedir."

Talat, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti makamları, Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ve AB içinde halkımızın hak ettiği yeri alması amacıyla uyum içinde çalışıyor. Dünyanın artık görmezden gelemediği barışçı, uzlaşmacı siyasi iradeyi sürdürüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun çözümünün BM zemininde ve BM parametrelerine olacağını ifade ederek, AB'nin, Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı AB üyeliğiyle elde ettiği avantajı, çözümü zorlaştırmak için kullanmasının önüne geçmesi gerektiğini vurguladı. Talat, "AB, ancak böyle davranırsa, yasa dışı bir devleti bünyesine almakla işlediği günahtan kurtulabilir" dedi.

ATATÜRK İLE VENİZELOS

Kalıcı ve adil bir barışın, Kıbrıs'taki tarihi gerçeklerin her iki toplum tarafından da görülebilmesiyle sağlanabileceğinin altını çizen Talat, "Türkiye Cumhuriyeti kurulur kurulmaz, savaş halinde olduğu Yunanistan'a barış elini uzatmıştı. Atatürk ile Venizelos, büyük devlet adamlarına yaraşır bir siyasi olgunluk ve öngörüyle, Türk-Yunan halklarının kardeşliği için çalışmıştı. Ne yazık ki 21. yüzyılın küreselleşen dünyasında ve birleşen Avrupa'sında, Kıbrıs Rum liderliği, 83 yıl önce Yunanistan liderliğinin gösterdiği olgunluğu gösteremiyor" dedi.

"Atatürk ile Venizelos'un, Türkiye ile Yunanistan arasında açtığı barış yolunu, biz de Kıbrıs'ın iki tarafı arasında açmalıyız" diyen Talat, göreve geldiği andan itibaren Rum tarafına barış eli uzattığını anımsatarak, barış elini uzatmaya devam edeceklerini kaydetti. Talat, halkına verdiği söz doğrultusunda, barış ve huzuru öngören siyasi bir çizgide, bıkmadan usanmadan çalışacağını belirtti. Kıbrıs Türkünün, Türkiye'nin AB ile bütünleşme sürecini var gücüyle desteklemeye devam edeceğini ifade eden Talat, şöyle konuştu:

"Böylesi onurlu bir halkın lideri olmaktan büyük mutluluk duymaktayım. Onların bana verdiği güç ve destekle haklı mücadelemizi sürdürürken, tüm dünyaya şu çağrıyı tekrarlamak istiyorum: Dünya hepimizindir. Onu korumakla yükümlüyüz, yok etmekle değil. Çocuklarımıza, güzel bir gelecek bırakmak borcumuzdur. Kimsenin kimseyi izole edip dışlamayacağı, ayrımcılık yapmayacağı, kültürel ırkçılığı kışkırtmayacağı, düşmanlık ve nefret tohumları ekmeyeceği bir dünya, ancak hoşgörü ve karşılıklı anlayışla kurulabilir."

AYRIMCILIĞI KALDIRIN ÇAĞRISI

Kıbrıslı Türkler üzerindeki her türlü ayrımcılığın kaldırılması çağrısı yapan Talat, şöyle devam etti: "Biz Kıbrıslı Türkler, üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız. Yeter ki uluslararası toplum da neredeyse bir kültürel ırkçılık, husumet dolu bir ayrımcılık taşıyormuşçasına halkımızın dışlanması, siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal tecridi üzerine kurduğu irrasyonel tutumunu bir yana bıraksın. Yeter ki AB varlığımıza saygı göstersin, bu ülkenin eşit sahibi olan Kıbrıs Türk halkının haklarını çiğnemesin, verdiği sözleri tutsun. Biz buradayız. Yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz."

DÖNÜM NOKTASI

Cumhurbaşkanı Talat, bugünün sadece Türkiye halkının değil, bölgede Osmanlı-Türk mirasını paylaşan Türk halklarının kaderinde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin, sömürgeciliğe karşı ilk kez ulusal kurtuluş savaşı verip, bunu kazanmış bir halk olarak dünya tarihine adını yazdırdığın kaydeden Talat, "Türkiye halkı, bununla kalmayıp, Atatürk'ün vurguladığı gibi, 'Muasır medeniyet seviyesini', yani 'çağdaş uygarlık düzeyini aşmayı' hedefleyen modern, laik, demokratik bir cumhuriyet kurdu. Böylece, Müslüman bir toplum, dünyada ilk kez aydınlanmacı düşüncelerle ve Avrupalı ölçülerde demokratik bir devlet yönetimi yaratmış oldu" diye konuştu.

KIBRISLI TÜRKLERİN KATKILARI

Türk ulusal kurtuluş savaşına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna Kıbrıslı Türklerin de katkıları olduğunu ve cumhuriyetin kuruluşu sürecinde aktif biçimde yer aldığını belirten Talat, "Kıbrıs Türk halkı, ulusal kurtuluş savaşı günlerinden itibaren, adada kurduğu cemiyetlerle, Anadolu'ya giden mensuplarıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kendince katkılar yaptı" dedi. "Kıbrıslı Türklerin, Avrupalılığı ile Müslümanlığı veya Türklüğü ile Kıbrıslılığı birbirleriyle çelişen şeyler değildir" diyen Talat, şöyle devam etti: "Müslümanlık ile Avrupalılığı çatışma halindeki iki uygarlık gibi sunmaya çalışanlar veyahut da Türklük ile Kıbrıslılığı birbiriyle çelişen kimlikler gibi algılayanlar yanılıyor. Kıbrıs Türk halkının varlığı bunun tam tersini kanıtlayan bir gerçekliktir. Bizler de Kıbrıs Rum tarafı kadar, hatta ondan fazla Avrupalı ve en az onlar kadar Kıbrıslıyız; en az Türkiye kadar Türk ve laikliği içtenlikle özümsemiş Müslüman bir halkız." "Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de uzun bir varoluş mücadelesiyle, Kıbrıslı Türklerin kendi kendini yönetme konusundaki toplumsal iradesi ve tarihsel deneyimleriyle kurulduğunu" kaydeden Talat, şunları söyledi:

"Kıbrıs sorununu 1974 tarihinde başlamış gibi lanse edenler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığını Türkiye'nin askeri müdahalesinin bir neticesine indirgeyenler yanılgı içindedir. Bu yanlış, tüm Türk ulusu gibi, Kıbrıslı Türklerin de kendi kendini yönetmekte ve devlet kuruculuğunda ne kadar köklü bir tarihe sahip olduğunu bilmemekten ya da bunu inkar etmekten kaynaklanmaktadır."


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious