Talha Uğurluel: Televole usulü rehberlik yanlış

Talha Uğurluel: Televole usulü rehberlik yanlış.12110
  • Giriş : 25.10.2007 / 00:04:00

Yerli turistler için rehberle gezmek ülkemizde yeni bir şey. Rehberle gezdikten sonra yalnız gezemez olan halkımız artık daha doyurucu geziler peşinde.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu arada turistik geziler de farklı versiyonlarıyla gündemde. Sanal geziler hapishanelere kadar girdi.

Turistik gezi alışkanlıklarımız son zamanlarda önemli bir değişim gösterdi. Tatili ya memleket ziyareti ya da deniz, güneş kum üçgenine sıkıştıran halkımızın yeni tatil anlayışı turizmcilere göre radikal bir reform niteliğinde. Birçok medeniyete beşik olması yönüyle sayısız tarihi yapıyı barındıran Türkiye, artık kendi insanının da dikkatini çekmeye başladı. Ancak bahsettiğimiz radikal değişim bu farkedişe değil, yeni gezi anlayışındaki bilinçlenmeye işaret ediyor. Hasbelkader önünden geçilen ya da yol üzerindeki sarı tabelaları takip ederek gidilen ve "Aaa ne muazzam bir yapı, atalarımız ne eserler bırakmış ya!" nidalarıyla değerlendirilen tarihi yapılar artık rehberler eşliğinde daha anlamlı ve verimli gezilerin mekanı oluyor. Zaten bir kerecik olsun bir rehber eşliğinde bir beldeyi ya da binayı gezen turist artık kendi başına gezmekten haz almıyor. Bilmediği, duymadığı ya da dikkatini çekmeyen birçok ayrıntıyı rehber vasıtasıyla öğrenmesi rehbersiz gezilerin ne kadar kuru ve boş geçtiğini daha iyi anlatıyor.

Yıllardan beri yabancı turist gezdiren rehberler artık yerli turistlerle daha sık bir araya geliyor. Haftanın hemen her günü otobüsler dolusu yerli turiste yoğun gezi programları düzenleyen rehberler şimdi farklı bir turist tipiyle karşı karşıya. Daha çok yerli dizilerin güdümüyle hareketlenen; dolayısıyla da kadınların ağırlıklı olarak tercih ettiği Kapadokya, Cumalıkızık ya da Mardin gibi tarihi mekanların yanı sıra Hürrem Sultan dizisi ve seri halinde yayınlanan Safiye Sultan romanıyla dikkatleri üzerine çeken Osmanlı yaşam alanları -özellikle de Topkapı Sarayı Harem Dairesi- bugün en çok turist alan yerler arasında. Ayrıca Ramazan ayında yoğunlaşan inanç turizmi, tarihi cami ve sahabe kabri ziyaretlerinde etkili oluyor.

"Potansiyel tarih merakımı eşim keşfetti"

Yerli turist akınının hareketlendirdiği turizm sektörü daha çok firmalar tarafından yürütülmekle birlikte konuyu ticari kaygılardan uzak bir kültür hizmeti şeklinde gören turist rehberleri de bu sektörde yerini aldı. Aslında bir tarihçi olan ve tarih araştırmaları yapan Talha Uğurluel ve eşi Gülfidan Uğurluel"den rehberliği bir kültür hizmeti olarak gören bir çift olarak bahsedebiliriz.

Evlenene kadar ne memleketi Isparta"daki, ne de başka illerdeki hiçbir tarihi dokuya ilgi duymayan ve binlerce turistin akınına uğradığı halde dönüp bakmadığı beldelere bir tarihçi ile evlenince dikkat eden Gülfidan Uğurluel aslında büro yönetimi bölümünden mezun. Araştırmalarını büyük bir merak, ilgi ve sevgiyle yapan ve öğrendiği her şeyi çevresindekilerle ve özellikle de eşiyle paylaşan Talha Uğurluel, eşindeki potansiyel tarih merakını ortaya çıkarmış. Bir yıllık öğretmenlik deneyiminden sonra mesleğini bırakan Talha Uğurluel, 8 yıldır turizm rehberliği yapıyor. Bütün gezilerine katılan ve yeni şeyler öğrendikçe ilgi ve merakı artan eşi onun anlattıklarını kendi araştırmalarıyla da birleştirerek rehberlik yapabilecek noktaya gelmiş. Çeşitli kurslarla da bilgilerini pekiştiren Gülfidan Uğurluel, üç yıldır profesyonel olarak hem İstanbul içinden ve dışından ziyaretçi gruplarına rehberlik yapıyor hem de Kasımoğlu ve Gaye Liselerinde "gezi öğretmenliği" görevini yürütüyor.

"Gezi öğretmenliği en büyük hayalimizdi"

Türkiye"de bir ilk olan gezi öğretmenliği, Galatasaray Lisesi gibi tarihî ve köklü okullardaki "İstanbul dersleri"nin daha genişletilmiş ve pratiğe dökülmüş hali. Kasımoğlu ve Gaye Liselerinin "gezi kulüpleri"nde aktif görev alan Gülfidan Uğurluel, her hafta öğrencileriyle İstanbul"un tarihi yerlerini geziyor. Öğrencilerinin başlarda "Hocam hep tarihi yerleri mi gezeceğiz?" şeklindeki itirazlarını "Bir kez beraber gezelim sonra karar verin" şeklinde cevaplayan Uğurluel, onların dizilerden ya da oryantalist yazarların elinden çıkmış kitaplardan tanıdığı tarihimizi yakından ve gerçek haliyle tanımaları için uğraşıyor. Sonuç hep şaşırtıcı başarıları getiriyor.

Kadın ziyaretçilerin kültür gezilerini alışveriş zamanı gibi değerlendirmeye çalıştıklarını söyleyen Gülfidan Uğurluel, onları geziye konsantre etmek için uyarmak zorunda kaldığını söylüyor. Ancak gezi bittiğinde onlar da duyduklarının ne kadar önemli şeyler olduğunu görüp "İyi ki böyle bir gezi yapmışız" diyorlar.

"Sarhoş Selim"in çilehanesi

Tarihî şahsiyetleri sadece kitaplardan değil yaşadıkları yerler ve bıraktığı eserlerden tanımak gerektiğine işaret eden Uğurlueller hem öğrencilerin hem de yetişkin gruplarının, duydukları ve gördükleri şeyler karşısında şaşkına döndüklerini ve kafalarındaki kalıpların altüst olduğunu söylüyor. Buna göre "Sarı Selim", "şarhoş Selim" gibi aşağılayan tabirlerle bize tanıtılan 2. Selim"i, Selimiye Camii mihrabı içindeki çilehanesinde, Hürrem Sultan"ı bir okul olan Haseki Külliyesinde, Safiye Sultan"ı Eminönü"ne yaptırdığı Yenicami"de, tanımak daha doğru.

Osmanlı"yı bıraktığı eserlerden öğrenmek gerektiğini söyleyen Uğurlueller o dönemden kalan bütün camilerin külliye tarzında yaptırıldığını ve buralarda hastaneyle birlikte birer tıp fakültesinin de bulundurulduğunu söylüyor. Bu imaretleri yaptıran padişahlarsa devletin kasasından bir kuruş para harcamayarak kendi özel mülklerini ve savaş ganimetlerini kullanmışlar.

26 günde İstanbul'u keşfedin

İstanbul"da gezilmesi gereken 26 nokta tespit eden Uğurlueller her birine birer gün ayırarak 26 günde çok mükellef bir İstanbul turunun tamamlanabileceğini söylüyor. Bazen gezdikleri yerlerde bugünden kopup eskiyi yaşıyormuşçasına duygusal anlar geçiren ziyaretçiler bu sıradışı gezilerden çok memnun kalıyor. Örneğin Eyüp Sultan"a onlarca kez gitmiş olanlar bile rehber eşliğinde yaptığı gezide daha önce görmediği ve hissetmediği şeyleri görüp hissedebiliyor.

"Tarihi camileri gezme"nin camiyi şöyle bir inceledikten sonra iki rekat namaz kılıp çıkmak olmadığına vurgu yapan Uğurluel çifti, herhangi bir insanın beş on dakikada gezebileceği Eyüp Sultan"ı iki üç saatte gezdirerek kitaplarda yer almayan birçok bilgiyi aktarıyorlar. Böylece gezi sonunda ziyaretçiler bir mezarlığı değil bir kültür merkezini gezdiklerini görüyorlar. Sarayları ve diğer tarihi camileri gezdirdikleri birçok insandan "Gözümüzden perde kalktı sanki. Atalarımız meğer ne güzel şeyler yapmış" sözlerini sık sık duyduklarını ifade eden rehber eşler, bu gezilerin insanlara güven vererek geçmişe ait önyargı ve yanlış bilgilerden uzaklaştırdığını söylüyor. Çünkü görünenle anlatmak iknayı kolaylaştırıyor. Tarihimizle ilgili komplekslerimiz olduğuna dikkat çeken Talha Uğurluel "Oysa çöküş döneminde bile, hasta adam diye tabir edilen Osmanlı, bir yığın okul ve hastane açmış. Bugün bile hizmet vermeye devam eden büyük hastanelere ne yazık ki yenileri eklenmemiş. Cerrahpaşa, Haydarpaşa Numune, Zeynep Kamil gibi birçok hastane Osmanlı mirası olarak bugüne kadar kalmış. Bunlara dikkat çektiğimizde insanlar etkileniyor" diyor.

Her gezi bizim için de bir keşif

Yıllardır araştırmalarını sürdürmelerine rağmen hâlâ her gezilerinde Osmanlı"nın bir başka yönünü fark ettiklerini söyleyen Gülfidan ve Talha Uğurluel her bir gezinin kendileri için de heyecan verici bir keşif olduğunu belirtiyorlar. Salt kuru bilgilerin verildiği ya da menkıbeye boğulmuş bir tanıtım yapmadıklarına dikkat çeken Talha Uğurluel, eserleri sanat tarihi yönüyle de anlattıklarını söylüyor. Uğurluel, sanat tarihi bilgilerini zaman zaman sanat tarihçileriyle yaptığı gezilere borçlu olduğunu söylüyor.

Ancak Osmanlı"yı tüm bunların dışında eserlerdeki yazılardan ve kitabelerden de tanıyabileceğimize vurgu yapan Uğurluel hat bilgisi olmadığı için hattatlarla da tarihi mekanları gezip mesajlarla yüklü hat yazılarını öğrenmeye çalıştığını söylüyor. Bu hatları çözdükçe birçok şeyi daha iyi görebildiğini ifade eden Uğurluel, kitabelerde birbirinden ilginç ifadelere rastladığını söylüyor. Örneğin Hürrem Sultan dizisinde silik bir şahsiyet olarak anlatılan Mihrişah Sultan"ın yaptırdığı külliyedeki bugün bile hizmet veren aşevinin girişine İnsan sûresinde geçen "Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz. Karşılığında da hiçbir şey beklemiyoruz" ayeti yazılı. Bir başka örnek çeşmelerde yazılı olan "Biz her şeyi sudan yarattık" ayeti. Kapı üstlerinde ise "Ey kapıları açan Rabbim, bize hayır kapıları aç" yazıyor. Yine tarihi kütüphanelerde de "Her şey kaydedilmiştir" ayetine rastlanıyor. Topkapı Sarayındaki Adalet Kulesinin kapı girişinde ise "Bir saatlik adalet 70 yıllık ibadetten hayırlıdır" hadis-i şerifi bulunuyor ki bu kullanım şekli Osmanlı adaletinin kaynağına çok açık işaret ediyor.

Televole usulü rehberlik yanlış

Uğurluel çiftine göre gezi rehberliği çok ciddi bir iş. Yorucu ve uzun saatler alan bir meşguliyet. Her bir gruba dört beş saat ayırdıklarını söyleyen Uğurlueller bir günde birkaç gruba aynı yeri gezdirebildiklerini ifade ediyor. Ancak mesleğe olan saygıları tüm yorgunluklarına rağmen her yeni gruba aynı şevk ve heyecanla rehberlik yapmalarını gerektiriyor. Tabii kontrolü zor bir alan olduğu için bazen bu iş ehli olmayan kişilerce de yapılabiliyor. Rehberliği bir çeşit televole mantığıyla yapan bu insanlar, ilgi çekmek için tarihi şahsiyetleri hiç düşünmeden karalayabiliyorlar. Kanuni"yi tanıtmaya 2 dakika, Hürrem Sultanı anlatmaya ise 20 dakika ayıran bir rehberin anlattıkları gruptakileri dakikalarca güldürüyor. Meslektaşlarını tezyif etmek maksadında olmadıklarına dikkat çeken Uğurluel çifti iyi bir rehberlik için tarih şuuru ve sorumluluk duygusunun gerektiğini söylüyor.

Mahpuslara sanal gezi

Yıl içinde sürekli olarak katıldıkları gezi programlarının yanı sıra sanal geziler de düzenleyen Talha Uğurluel işadamlarına, çeşitli okullara ve bazı kurumlara özel salonlarda sinevizyon gösterileri düzenliyor. Bu gezi türü o kadar ilgi görüyor ki insanlar gerçekten o mekanları bizzat gidip görmüş gibi hissedebiliyor. Bu gezi türünün en çok ilgi gördüğü yerler ise hapishaneler. Ümraniye ve Paşakapısı Cezaevlerinin davetini değerlendiren Talha Uğurluel yıllardır dışarıya adım atamamış yüzlerce hükümlüye bir süreliğine de olsa bulundukları yeri unutturmayı başarmış.

Çekirdekten rehber

Bursa"daki lise yıllarından beri tarihi mekanlara ilgi duyan ve bu ilgisi nedeniyle öğretmenleri tarafından okul gezilerinde görevlendirilen Talha Uğurluel, bilinçli bir yönlendirmeyle tarih öğretmenliği okumuş. Tarihe olan merakı bugün hâlâ saatler süren araştırmalara itiyor onu. Eşiyle nişanlandıktan sonraki ilk Bursa gezilerinde bütün gün boyunca küçük büyük, kıyıda köşede ne kadar tarihi mekan varsa gezdiklerini söyleyen Talha Uğurluel, tarihi bilgilerini gezi yazıları ve kitapları vasıtasıyla ilgilenenlerle paylaşıyor.

Mensubu olduğu Kaynak Holding"in "Gezin, kitaplaştırın" şeklindeki teşvikiyle çalışmalarına devam eden Uğurluel çifti, yeni kitap çalışmaları içinde.

Bu arada ciddi bir gezi arayışında olan yerli turistlerin önceden gidecekleri yer hakkında az da olsa kitap karıştırmalarının, haritadaki yerini bilmelerinin, orada kimler yaşamış gibi önbilgileri edinmelerinin ve gezi esnasında not almalarının gezilerini daha verimli ve anlamlı hale getireceğini söylüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious