Tan: 'Patrikhane bir Türk kurumudur'

  • Giriş : 30.11.2006 / 00:00:00

Namık Tan, Papa 16. Benedict'in İstanbul'da katıldığı 'şükran ayini'nde söylediği 'Ekümenik Patriklik' sözlerine açıklık getirdi. Tan, "Patrikhane bir Türk Kurumu'dur, başka tarif bizi bağlamaz" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Namık Tan, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Papa 16. Benedict'in İstanbul'da katıldığı şükran ayinindeki konuşmasına değindi. Papa'nın ayin sonrasında yaptığı konuşmada, Fener Rum Patriği Bartholomeos'a hitaben söylediği "Şahsınız ve Ekümenik Patriklik Kutsal Sinod'un beni kardeşçe karşıladığı bu anı her zaman takdirle kalbimde taşıyacağımı söylüyorum" sözlerinin hatırlatılması üzerine Tan, Türkiye'nin ekümenliği tanımadığını her zaman belirttiğini vurguladı. Tan, "Patrikhane bir Türk Kurumu'dur. Başka tarif bizi bağlamaz" diye konuştu.

AB'nin Türkiye ile olan müzakereleri 8 başlıkta askıya alması ile ilgili olarak da Tan, "Karar askıya alma değil yavaşlatma kararıdır. Biz kararlıyız. Tavsiye kararları bizi bağlamaz. Bizim yolumuz ve önümüz her zaman açıktır. AB ilişkilerini bildiğimiz yolda devam ettirmekte kararlıyız." dedi.

Türkiye'nin hiçbir şekilde polemiğe girmeyeceğini kaydeden Tan, 14-15 Aralık zirvesine de Türkiye'nin henüz çağırılmadığını söyledi.

Haftalık olağan basın toplantısında gazetecilerin tavsiye kararıyla ilgili sorularını da cevaplayan Tan, "Bunun AB'nin şeffaflık ilkesiyle bağdaşmadığı açık. Bizim için önemli olan Türkiye'nin transformasyonudur. Halkın iyiliği için bu sürece devam edeceğiz. Kararlılık içindeyiz" ifadelerini kullandı.

AB'nin olumsuz bir konjonktürden geçmekte olduğunu belirten Namık Tan, "Bu durum, bazen adil davranmalarını engelliyor, acelecilikle hareket edildiğini, diplomasiye fırsat verilmediğini, siyasi baskılarla hareket edildiğini ortaya koyuyor" dedi.


"TAHMİN EDİYORUZ Kİ, KENDİ VİCDANLARI DA BUNDAN RAHATSIZDIR"


Tan, Türkiye'nin AB ile polemiğe girme niyeti olmadığını belirterek, "Türkiye-AB ilişkileri siyasi düzeyde ele alınan, büyük stratejik önemi olan bir konudur. Konuya sadece teknik boyutla yaklaşmak yanlıştır" şeklinde konuştu.

"Tahmin ediyoruz ki, kendi vicdanları da bundan rahatsızdır" diyen Tan, AB Komisyonu'nun kararının sürecin yavaşlamasını öngördüğünü, 'askıya alma' anlamı taşımadığını altını çizdi. Tan, "Türkiye'nin önünde Çetin bir reform programı var." açıklamasında bulunarak, esas kararının 14 Aralık'ta alınacağını söyledi.

Namık Tan, "Türkiye'nin tutumu gayet açık. KKTC'ye izolasyonlar kaldırılmadıkça Türkiye limanlarını açmayacaktır" dedi. Tan,"İzolasyonlar kaldırılmadan limanların açılması gibi bir husus söz konusu olamaz. Bu her vesileyle ve her düzeyde söylenmiştir. Bunu anlamış olmaları gerekir. Kıbrıs'ta kapsamlı çözümün adresi BM'dir. BM'de yapılacak çalışmalar esastır. Bunu da anlamış olmaları icap eder." dedi.

Tan, AB Komisyonu'nun aldığı tavsiye kararı ve diğer gelişmeler hakkında perde arkasında birçok görüşme olduğunu ifade ederek,"Komisyonun kararında Görünen ve görünmeyen çeşitli nedenler vardır. Görünen nedenleri öne çıkararak karar almışlardır. Bunun AB'nin şeffaflık ilkesiyle bağdaşmadığı açıktır. Bizim için önemli olan Türkiye'nin transformasyonudur. Türk halkı ve hükümetinin sorumluluğu budur. Halkımızın iyiliği için bu sürece devam edeceğiz." diye konuştu.

Avrupa'nın olumsuz bir konjonktürden geçmekte olduğunu kaydeden Tan, "Bunun gelip geçici olduğunu, önemli olan noktanın ise bunun Avrupalılar tarafından anlaşılması olduğunu" söyledi.

Tan, Komisyonun kararının teknik tavsiyeler olduğunu ve objektif olmadığını belirterek, "Tahmin ediyoruz ki, bundan kendi vicdanları da rahatsızdır. Görebildiğimiz kadarıyla bahsettiğim Avrupa'daki olumsuz siyasi konjonktür bazen adil davranmalarına mani olmaktadır. Ayrıca acelecilikle hareket edilmesi ve diplomasiye fırsat verilmemesi, siyasi baskılarla hareket edildiğini ortaya koymaktadır." dedi.

Tan, "AB ile herhangi bir polemiğe girmek istemediklerini" de belirtti ve "Biz yolumuza aynen devam edeceğiz" diyerek, Türkiye-AB ilişkilerinin siyasi düzeyde ele alınan stratejik öneme sahip ilişkiler olduğunu ifade etti.

Tan, "Komisyonun kararı bir askıya alma değildir, bir yavaşlamayı öngörmektedir. Türkiye bildiği yolda devam edecektir. Önünde çetin bir reform programı vardır. Bu tavsiye kararı bizim reform programını yürütmemizin önünde bir engel teşkil etmemektedir" ifade etti

Tan, her durumda tutumlarının açık olduğunu ve bu çerçevede Türkiye-AB ilişkilerini bildikleri doğrultuda devam ettirmekte kararlı olduklarını kaydetti.

AB Konseyi'nin 14-15 Aralık zirvesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ya da Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'e davet gelip gelmediğinin sorulması üzerine Tan, "Olmadığını hepiniz biliyorsunuz. Zaten hatırladığım kadarıyla AB'den de gerekli açıklamalar yapıldı" yanıtını verdi.

"İzolasyonlar kaldırılmadan limanların açılması gibi bir husus söz konusu olamaz. Bu her vesileyle ve her düzeyde söylenmiştir. Bunu anlamış olmaları gerekir. Kıbrıs'ta kapsamlı çözümün adresi BM'dir. BM'de yapılacak çalışmalar esastır. Bunu da anlamış olmaları icap eder."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious