Tanrıkulu: "Sayın Başbakanın bilgi yetersizliği..."

Tanrıkulu:
  • Giriş : 12.04.2008 / 14:55:00

Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, basın toplantısı düzenledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Güneydoğu heyetini kabul ettiği sırada yaşanan 'anadil' tartışmasından sonra ilk kez basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın anadil konusunda bilgi ve yanılgı eksikliği olduğunu iddia eden Tanrıkulu, "Sayın Başbakanın bilgi yetersizliği ve yanılgısı veya bilinçli olarak sorunu Almanya'daki Türklerle karşılaştırarak çarpıtması manidardır. 1986-1996 yılında Orta Almanya civarında 86 bin Türk öğrenci anadil eğitimi almıştır. 7 bin öğrenci de Türkçe'yi ikinci ve üçüncü dil olarak okumuştur." dedi.

Diyarbakır Baro Eğitim ve Uygulama Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Tanrıkulu, yaşanan talihsiz olayın Başbakanlık tarafından yapılan açıklamayla daha vahim hal aldığını söyledi.

Başbakanlığın açıklamasında "propaganda amaçlı servis yapılıyor" ifadesinin haksız, yakışıksız ve düzeysiz olduğunu söyleyen Tanrıkulu, "Ben ne propaganda yapıyorum ne de bir yerlere servis sunuyorum. Gençlik yıllarımdan beri prensip edindiğim gibi görüşlerimi özgür platformda ifade etmeye çalışıyorum." diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini unutarak konuştuğunu öne süren Tanrıkulu, "AB üyeliği için imzalanması zorunlu olan ancak Türkiye'nin henüz imzalamamış olduğu 7 sözleşmeden 6'sı doğrudan Kürt sorunu ve Kürt dilini kullanma hakkı ile ilgilidir. Sayın Başbakan ve Başbakanlık, Türkiye'deki Kürtler ile Almanya veya başka bir yabancı ülkedeki Türklerin veya Kürtlerin hakları konusunu karşılaştırarak ve karıştırarak büyük bir yanılgı yapmaktadır. Almanya, İsveç gibi ülkelerde yaşayan Kürtler ve Türkler oraya çalışma ve siyasi iltica nedenlerle göç etmiş insanlardır. Bizim tartıştığımız konu ise Kürtler'in yaşadıkları topraklarda, kendi yurtlarında en temel insani hak olan kendi ana dilleri ile konuşabilme, eğitim görme ve hizmet alma hakları ile ilgilidir." şeklinde konuştu.

"Başbakan'ın İsveç'te kendi emrinde çalışan eğitim ateşesi var. Anadil bilgilerini bir sorsun da kimin yalan söylediğini veya dürüst olmadığını kamuoyumuz da anlasın." diyen Tanrıkulu, İsveç'in İstatistik Merkez Bürosu'nun (Centrala Statistiskabyrån) verilerine göre 2006 yılında İsveç'te Kürtçe ana dil dersi eğitimi alan toplam çocuk/öğrenci sayısının 6 bin 267 olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin, AB üyeliğinin temelini oluşturan Kopenhag Kriterlerine esas teşkil eden 21 uluslararası sözleşmeden, bir kısmının imzalamaması ya da imzalanan bir kısım sözleşmelere kimi çekinceler koymasına bakıldığında, sayın Başbakanın tepkisinin nedeni daha da anlaşılır olduğunu iddia eden Tanrıkulu, şöyle devam etti: "Hem Almanya hem İsveç ve hem de diğer AB üyesi ülkeler, bu hakları, uygulamaları ile imzaladıkları uluslararası sözleşmelerin ve AB üyeliğinin de gereği olarak Anayasal hak biçiminde içselleştirmiş bulunmaktadırlar. Yeni Şafak gazetesinde bir süre önce yayınlanan röpörtajımda Başbakan'ın Diyarbakır'da 12 Ağustos 2005 tarihinde yaptığı konuşmaya atfen 'Kürt sorunu konusunda sözün bittiği nokta buradadır' demiş ve artık icraat zamanı olduğunu, bu sözlerin arkasında durulması gerektiğini belirtmiştim. Bu sözümü şimdi Başbakan'ın benim görüşlerime ilişkin agresif tutumu nedeni ile tekrar ediyorum. Sayın Başbakan, kendi sözlerinin arkasında duruyor ve icraat konusunda irade ortaya koymak istiyor mu?. Sorun buradadır ve benim heyetle birlikte görüşmemizde de ifade ettiğim esas nokta budur. Kimin yalan söylediğini, kimin ise bilgisizliğini agresif bir tutumla örtmek istediğini görmek için daha fazla örneğe gerek olmadığı kanaatindeyim. Güneş balçıkla sıvanamıyor. Demokratlık ve demokrasi bütündür, sadece hesabınıza geldiği için veya partiniz kapatılma tehdidi ile karşı karşıya olduğu zaman demokrasi havarisi kesilirseniz, gerçek demokratların da söyleyecek bir kaç lafı olur."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious