'Tanrı'nın bulunmadığı Yer'de suçlu bulunamadı

'Tanrı'nın bulunmadığı Yer'de suçlu bulunamadı.13714
  • Giriş : 26.06.2009 / 00:23:00
  • Güncelleme : 26.06.2009 / 00:12:48

Hakkında 11 ayrı suçlama bulunan ve Bodrum Müzesi duvarlarına İnde Deus Abest (Tanrı'nın bulunmadığı yer) yazısını yazdırmakla suçlanan Oğuz Apözen hakkında takipsizlik kararı verildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bodrum ilçesinde 5 yıl önce emekliye ayrılan ve hakkında 11 ayrı suçtan savcılığa suç duyurusunda bulunulan, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin eski müdürü Oğuz Alpözen hakkında savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararını verdi. Alpözen, tek suçunun 1960'lı yıllarda harabe halinde olan Bodrum Kalesi'nin dünyanın sayılı müzeleri arasında yer almasını sağlamak olduğunu belirterek, “Görev yaptığım 44 yıl içerisinde de 110'un üzerinde soruşturma açtılar. Tek bir ceza dahi almadan emekli oldum. Ödülüm emeklilik sonrası açılan 11 asılsız iddia oldu. Savcılığın kovuşturmaya yer yoktur kararı vermesi benim dışında verilen en iyi cevap oldu” dedi.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde 34 yıl müdür olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Türkiye'nin ilk su altı arkeoloğu 69 yaşındaki Oğuz Alpözen hakkında Bodrum Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan 11 suç duyurusunun ardından açılan soruşturma sonunda savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılığa gönderilen çok sayıda isimsiz ihbar mektubu nedeniyle açılan ve 24 kişinin ifadesine başvurulan soruşturma sonunda Alpözen hakkında dava açılmasına gerek olmadığı belirtildi.

'INDE DEUS ABEST'TEN SUÇLU BULUNMADI

Hakkında 4 ile 10 yıl arası hapis istenen Alpözen'e yapılan suçlamalar arasında, denizden çıkarılan eserlerin bir kısmının kıyıya gelmeden yabancı bayraklı teknelere yüklenip gönderildiği, müzede sahte objelerin sergilendiği, müzeye getirilen Osmanlı Çeşmesi'ni Alpözen'in evine götürdüğü, Bodrum Kalesi avlusundaki şapeldeki sikkelerin çalındığı, Sualtı Araştırmaları Enstitüsü'nün (INA) yapımı sırasında antik sur duvarlarının üç yerden yıkıldığı, INA'daki lojmanın inşaatı sırasında Mars mabeti kazısından 20 kamyon antik taş getirildiği, INA ve müzenin karşılıklı çıkar için birbirlerini kolladıkları, müzede 500 yıllık Gatineu zindanının ve 'işkence odası' olarak sergilenen yerin düzmece olduğu, aynı yerde 'tanrının bulunmadığı yer' anlamına gelen Latince 'İnde deus abest' yazısının Alpözen tarafından yazdırıldığı, şapeldeki Doğu Roma Batığı sergilemesinin tamamen düzmece olduğu, orijinal batık geminin korunamadığı iddiaları yer aldı.

Soruşturmayı tamamlayan Cumhuriyet Savcısı Oğuzhan Dönmez, 14 Haziran 2009 tarihinde verdiği kararda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından son yıllarda yapılan teftişlere ilişkin raporlarda da söz konusu iddiaların doğrulanmadığını bildirdi. Dönmez'in kararında, “Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belirtilen iddialar konusunda yürütülen geniş kapsamlı soruşturmaya göre, ihbar dilekçesinde isimleri geçen tanıkların ifadelerine başvurulduğu, hiçbir tanığın somut bilgi vermediği, genel olarak kulaktan duyma soyut iddiaların dile getirildiği, söz konusu iddialara ilişkin olarak başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli hiçbir delilin elde edilemediği anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir” denildi.

'MESLEK HAYATIMDA TEK BİR CEZA YOK'

Eski Müze müdürü Oğuz Alpözen, Bodrum Asliye Hukuk ve Asliye Ceza Mahkemeleri'nde açılan davalardan beraat ettiğini, ancak yeni şikayetler üzerine yeniden farklı davalar açıldığını ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'hırsız ve tarih sahtekarı' konumuna düşürüldüğünü belirterek isyan etti. Alpözen, şunları söyledi:

“44 yıllık arkeolog ve müdür olarak görevim sırasında hakkımda açılan 110'a yakın soruşturmanın hiçbirinden tek bir ceza almadım. 2005 yılı Haziran ayında emekli olduktan sonra çarşıda satılan ve şahsıma hediye edilen mermer çeşmeyi 'çaldın' diyerek bakanlık tarafından hırsız konumuna düşürüldüm. Çalışırken almadığım cezaları emekli olunca alayım diye hakkımda sürekli dava açılıyor. Bahçemdeki hediye çeşmeyi, tarihi eser diyerek geri almaya çalışırlarken kalenin surlarına yerleştirdiğim armalar nedeniyle tarihi tahrip ettiğim ve zarar verdiğim gerekçesiyle hapis cezası ile yargılanıyorum. 'Inde deus abest' yazısı hakında açılan davadan da beraat ettim, son iddialarla ilgili olarak da savcılık kovuşturmaya gerek görmedi. Türk su altı tarihi hazinelerini gün ışığına çıkartmam ve Bodrum Müzesi'nin dünyanın sayılı müzelere arasına girmesini sağlamanın ödülü hırsızlıkla suçlanmak ve açılan davalar olmamalıydı. Ödülüm emeklilik sonrası açılan 11 asılsız iddia ve mahkeme oldu. Savcılığın kovuşturmaya yer yoktur kararı vermesi benim dışında verilen en iyi cevap oldu.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*