Tansu Çiller'in hırsızına hapis

Tansu Çiller'in hırsızına hapis.17284
  • Giriş : 21.01.2009 / 14:10:00

Tansu Çiller'in Yeniköy'deki yalısında 2005 yılında meydana gelen hırsızlık olayıyla ilgili dava sona erdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mahkeme, tanık iken yaptığı itirafla sanık sandalyesine oturan Gökmen Yeryaran'ın hırsızlık suçundan 1 yıl hapis ile cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme yalıdan çalınan mücevherler ile diğer eşyaların değerinin "pek fahiş" olduğunu belirterek önce cezayı 1 yıl 6 aya çıkardı, ardından sanığın samimi itirafı nedeniyle 1 yıl 3 aya indirdi. Yeryaran ile birlikte yargılanan 4 kişi ise adli para cezasına çarptırıldı.

Eski başbakanlardan Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller'in Yeniköy Köybaşı Caddesi'ndeki yalıları 8 Ocak 2005'de soyuldu. Çiller çifti Uludağ'da tatildeyken yalıya deniz tarafındaki kapıdan girdiği öne sürülen hırsızlar, içeride bulunan 2 bin dolar nakit para ile 2 adet küpe, 2 adet gerdanlık, bir adet Bvlgari marka kol saati ve Nokia 3310, 6310, 6210 marka 3 adet cep telefonunu alarak kayıplara karıştı. Olayı ertesi gün güvenlik görevlisi fark etti.

Cep telefonu sinyali soygunu ortaya çıkardı

Özer Çiller'in müracaatıyla başlatılan soruşturma kapsamında polis, İMEİ numaraları belirlenen cep telefonlarından birinin Bursa'da sinyal verdiğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla telefon alım satımı yapan Sedat Kocaoğlu'na ulaşıldı. Kocaoğlu ifadesinde, cep telefonunu İstanbul Tahtakale'de kendisiyle aynı işi yapan Mustafa Atayolu'nun kendisine kargo yolu ile yolladığını söyledi. Atayolu'nun ifadesine başvuran polis, ona bu telefonu satan Ayhan Koçyiğit'e ulaştı. Koçyiğit ise ifadesinde, aynı mahallede oturduğu Yavuz Kutlay'dan satın aldığı üç adet cep telefonunu Tahtakale'de elden çıkardığını anlattı.

Tanık iken sanık oldu

Polis, olaydan sekiz gün sonra failin başka bir suç nedeniyle Bayrampaşa Cezaevi'nde tutuklu bulunan Yavuz Kutlay olduğunu açıkladı. Soygunla ilgili olarak açılan davanın bir ay sonra görülen ilk duruşmasında Kutlay'ın cezaevindeki arkadaşı Gökmen Yeryaran da tanık olarak dinlenmek üzere hazır bulundu. İfadesi alınan Yeryaran'ın, süpriz bir şekilde "Yalıyı Yavuz değil ben soydum" deyince davanın seyri değişti ve savcılık tarafından hazırlanan ek iddianamede Yeryaran, sanık olarak yer aldı.

Çiller'den özür diledi

Davanın üç ay sonra görülen ikinci duruşmasında ise Özer Çiller, müşteki olarak katıldığı davada 24 saat boyunca korunan yalıyı soydukları iddia edilen iki sanıkla yüzleşti. Çiller, kendisine yöneltilen "Sanık Yeryaran'ın verdiği ifade sizi tatmin etti mi" sorusuna, "Evet tatmin oldum, merdivenlerden çıkıp sağa dönünce bir oda olduğunu söylemesi gibi ayrıntılar doğru. Ancak yalıya garajdan girmesi mümkün değil, yalıya önden girdi ya da tekneyle yanaştı. Başka türlü girmesi mümkün değil. Bir de yalıya 06.00 sıralarında girdiğini söylüyor. Bu da imkansız. Çünkü ben o saatlerde uyanmış oluyorum" şeklinde cevap verdi. Duruşmada sanık Yeryaran, yüzleştiği
Özer Çiller'den özür diledi.

Parmak izleri kafaları karıştırdı

Olaydan beş ay sonra suç vasfı ve toplanan mevcut delil durumu göz önünde bulundurularak sanıkların tahliyesine karar verildi. Diğer sanık Yeryaran'ın soygun suçundan değil silahlı gasp suçundan tutulduğu cezaevinden, başka bir mahkeme kararı ile tahliye edildiği öğrenildi. Mahkemenin Kutlay ve Yeryaran'a ait parmak izlerinin karşılaştırılması için talepte bulunduğu Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Otomatik Parmak İzi İşlemleri Büro Amirliği, yaklaşık üç ay süren incelemenin ardından hazırladığı raporda, yalıda bulunan parmak izlerinin her iki sanığa da ait olmadığını tespit etti. Raporda, yalıdaki parmak izlerinin birinin yalının aşçısı Hasan Kaya'ya, dördünün ise sekreter Nevin Soylu'ya ait olduğu kaydedildi.

Güneş doğduğu için ceza azaldı

Mahkeme, geçtiğimiz celse hırsızlık olayının meydana geldiği 06.00 ile 06.30 saatleri arasında güneşin doğup doğmadığının belirlenmesine ve bu yönde ceza verilmesine karar vermişti. Karar uyarınca Adalet Bakanlığı'nın web sitesinden alınan bilgiye göre 8 Şubat 2005'de güneşin 07.00 sıralarında doğduğu ve söz konusu saatlerin gündüz sayılacağı belirlendi. Sarıyer 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 4 yıldır devam eden dava dün sonuçlandı. Duruşmaya müşteki Özer Uçuran Çiller katılmazken sanıklardan Ayhan Koçyiğit duruşmada hazır bulundu.

"Pek fahiş" takılar artırım nedeni oldu

Mahkeme, davanın başında tanık olarak yer alırken, yaptığı itiraf ile sanık sandalyesine oturan Gökmen Yeryaran'ın "gündüz vakti bina içinden hırsızlık" suçundan 1 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Yalıdan çalınan eşyaların bedelini "pek fahiş" bulan mahkeme, bu durumu artırım nedeni kabul ederek önce cezayı yarı oranında arttırdı, ardından sanığını duruşmalardaki samimi itirafını indirim nedeni kabul ederek 1 yıl 3 aya indirdi. Mahkeme, sanıklardan Yavuz Kutlay'ı ise  "hırsızlık malını kabul etmek, saklamak ve satmak" suçlarından 907 TL, kız kardeşi Canan Kutlay, eniştesi Tahsin Kutlay, arkadaşı Sadık Çıpa'yı ise "hırsızlık malını kabul etmek ve saklamak" suçlarından 795'er TL adli para cezasına çarptırdı. Hırsızlık malını bilmeden satın aldıkları iddia edilen Nevzat Razi, Mustafa Atayolu ve Ayhan Koçyiğitin'in ise beraatlarına karar verildi.

HABERTÜRK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*