Tarih yoksa takvim de yok

Tarih yoksa takvim de yok.9349
  • Giriş : 17.02.2007 / 00:00:00

Başmüzakereci Babacan, AB'ye seslendi: Nasıl 10 üyeye üyelik tarihi verdiyseniz bize de verin, biz de yapacaklarımızın takvimini açıklayalım

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB'ye sert çıktı. Babacan, diğer AB ülkelerinin müzakere süreçlerinde rüzgârı arkalarına alarak hareket etmelerine rağmen Türkiye'nin genişleme açısından rüzgâra karşı yelken açmış durumda bulunduğunu söyledi. AB'nin 2006 Aralık zirvesinde Türkiye limanlarını Rumlara açmadığı için müzakereleri sekiz başlıkta askıya almasını eleştiren Babacan, 'Brüksel'de Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 'Türklüğe hakaret'i suç sayan 301. maddesinin değiştirilmesi için tarih telaffuz edildi mi?' sorusunu şöyle yanıtladı: "Aralık ayından sonra AB'den kimsenin bizden bir tarih isteme hakkı yok. Nasıl 10 üyeye üyelik tarihi verdiyseniz bize de verin ve biz de yapacaklarımızın takvimini açıklayalım. Eğer üyelik tarihi yoksa bizde bundan sonra AB'nin dikte edeceği konuları dikkate almayız."
Brüksel'de AB Komisyonu üyeleriyle temaslarda bulunan Babacan, dün bir basın toplantısı düzenledi. Babacan, bir gazetecinin AB Komisyonu'nun 301 değişikliğiyle ilgili Türkiye'den bir tarih isteyip istemediğine ilişkin sorusu üzerine, AB'den kimsenin aralıktan sonraki gelişmelerin ardından bir tarih isteme haklarının olmadığını söyledi. Babacan, "Sağdan, soldan herhangi bir beklenti tam olarak ters teper. Bundan sonra atılacak tüm adımlar Türk insanının geleceğine yönelik olacaktır. Bunda da bütün kararları Türkiye verecektir" dedi.

İlişkilerde yeni dönem
2007 yılıyla birlikte AB ile ilişkilerde yeni bir döneme girildiğini kaydeden Babacan, "Nasıl 10 üyeye üyelik tarihi verdiyseniz bize de verin ve biz de yapacaklarımızın takvimini açıklayalım. Eğer üyelik tarihi yoksa bizde bundan sonra AB'nin dikte edeceği konuları dikkate almayız" dedi.
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn ile görüştüğünü belirten Babacan, bu görüşmede Türkiye'nin AB sürecinde yapacağı çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.
Babacan, 2006 yılının sonundaki genişlemenin ardından 2007 yılı ile beraber Türkiye ve AB ilişkilerinin yeni bir döneme girdiğini vurgulayarak, "Bundan sonraki dönemde müzakerelerin seyrine siyasi değerlendirmeler hâkim olacak ve tek tek ülkelerin kararı etkili olacak" dedi.
Babacan, diğer AB'ye üye ülkelerinin müzakere süreçlerinde rüzgârı arkalarına alarak hareket etmelerine rağmen Türkiye'nin genişleme açısından rüzgâra karşı yelken açmış durumda bulunduğunu vurguladı. Gerek AB'nin kendi içindeki sorunlar gerekse de Türkiye'nin büyük bir ülke olması nedeniyle müzakere sürecinin daha farklı işleyeceğini ifade eden Babacan, özellikle Kıbrıs konusunun AB tarafından bir mazeret olarak kullanıldığını kaydetti.

'Üyeliğimiz garanti değil'
Türkiye'nin bundan sonra ağırlıklı olarak AB sürecindeki kurumsal yapılaşmasını tamamlayacağını ve müzakereler olsun ya da olmasın AB sürecinin aynen devam ettirileceğini kaydeden Babacan, "Üyeliğimiz garanti değil. Üyelik kararı tüm ülkelerin tek tek evet demesi ve Türkiye'nin o zamanki vereceği karara bağlı" dedi.
Bakan Babacan, Fransa'daki seçimlerin Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceğine ilişkin soruya verdiği yanıtta, "Biz Fransa'daki seçimleri sabır, metanet ve azami toleransla takip ediyoruz. Türkiye büyük bir ülke ve Türkiye'nin AB süreci küresel gelişmeleri de etkileyecek öneme sahip. Fransa'da önemli olan fiilen seçimden sonra gelecek yönetim uygulamalarına bakmaktır" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious