Tarihi buluşma

  • Giriş : 09.03.2007 / 00:00:00

Erdoğan, sözde Ermeni soykırımı iddialarına değindi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sözde Ermeni soykırımı iddialarına değinerek, ''Bunlar ta Osmanlı dönemini önümüze getirmeye çalışıyorlar. Olmamış şeyleri varmış gibi göstermeye gayret ediyorlar ve bunun belgelerini bize sunamıyorlar ve sunamayacaklardır da... Yalan üzerine hakikati, doğruyu inşa edemezsiniz'' dedi.

Erdoğan, Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'deki Haydar Aliyev Sarayı'nda düzenlenen Dünya Azerbaycan ve Türk Diasporası Teşkilatları 1. Forumu'nun açılışında konuştu.

Başbakan Erdoğan, Haydar Aliyev Sarayı'na, KKTC Cumhurbaşkanı Talat ve eşleriyle birlikte girdi.

İlham Aliyev ise Erdoğan ve Talat'ın hemen arkasından salona girdi. Erdoğan ve Talat'ın salona girişleri alkışlarla karşılandı.

Başbakan Erdoğan sık sık alkışlanan konuşmasında, Dağlık Karabağ sorununa değinerek, Azerbaycan topraklarının hala işgal altında tutulmasının, bir milyona yakın vatandaşının topraklarından ''uzak, kaçkın ve göçkün'' konumda yaşamasının Türk halkının kanayan bir yarası olduğunu söyledi.

Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Ermenistan'ın kendine göre bir referandum düzenlediğini anımsatarak, şöyle devam etti:

''Ondan sonra da 'biz yaptık oldu' dediler. Dünya kabul etti mi? Etmedi. Çünkü yapılan iş sahte, yanlış, yalan, uydurma... Er geç hak yerini bulacaktır. Biz buna inanıyoruz.

Ermenistan'ın özelliği ve maalesef Ermeni halkının da ciddi bir kısmının diasporasının özelliği budur. Şu anda dünyada Ermeni soykırımı kampanyaları var. Nerelerde yapıyorlar? İlgisiz, alakasız ülkelerde lobiler oluşturuyorlar. Oralardaki parlamentolardan kaçarak, kapkaç hemen bir karar çıkarıyorlar. Sözde Ermeni soykırımı... Bunu kimse yutmaz. Türkiye ve Türkler hiç yutmaz.''

Başbakan Erdoğan, Ermenistan'ın uluslararası hukukun en temel ilkeleri olan toprak bütünlüğüne saygının sınırlarını zor kullanarak ihlal ettiğini ifade etti.

Bu tavra, dünyanın verdiği kayıtsızlığın üzüntü verici olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye ve Azerbaycan'ın bugüne kadar nasıl birbirinin yanında olduysa, bundan sonra da yanında olacağını söyledi.

Türkiye'nin bir milyonu aşkın belgenin olduğu arşivleri açtığını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ermenistan'a dedik ki siz de açın. Üçüncü ülkelere çağrı yaptık, siz de açın. Bu iş birinci dereceden siyasilerin işi değil. Tarihçiler, siyaset bilimciler, arkeologlar, hukukçular, sanat tarihçiler çalışsın. Eğer burada bir haksızlık varsa biz gereğini yaparız. Hala cevap yok. Çünkü önlerine Hocalı katliamı sunulacak. Ne diyecekler? Bunlar ta Osmanlı dönemini önümüze getirmeye çalışıyorlar. Olmamış şeyleri varmış gibi göstermeye gayret ediyorlar ve bunun belgelerini bize sunamıyorlar ve sunamayacaklardır da... Yalan üzerine hakikati, doğruyu inşa edemezsiniz.''

Erdoğan konuşmasında, ''Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in ev sahibi olarak KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ı bu toplantıya davet etmesi bizim için çok ama çok anlamlı. Bundan dolayı çok teşekkür ederiz'' dedi.

TÜRKİYE- AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNİ KISKANIYORLAR

"Dünya Azerbaycan ve Türk Diaspora Teşkilatları 1. Forumu" toplantısına katılmak için Bakü'ye giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Haber Ajansı APA'ya yaptığı açıklamalarda ise dünyanın Azerbaycan ve Türkiye'nin sevinç ve üzüntülerini paylaşmasını kıskandığını söyledi.

İki ülke ilişkilerinin gelişmesinin mimarlarından olan Azeri lider merhum Haydar Aliyev'in 'bir millet iki devlet' söylemini çok doğru bulduğunu ifade eden Başbakan, "İki ülke arasında ekonomik, siyasi, askeri, kültürel ve ticari alanda yüksek seviyede ilişkiler geliştiriliyor. Dünya sevinç ve hüznümüzü paylaşmamızı kıskanıyor." dedi. Azerbaycan'ın hızlı gelişen ekonomisi ile birlikte demokrasi ve insan hakları konusunda atılan adımları da takdirle izlediklerini ifade eden Erdoğan, "Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Kars projeleri kardeşimiz Azerbaycan ve komşumuz Gürcistan'la olan bağımızı geliştirdi. Türkiye bundan sonra da Azeri halkının iyi ve kötü günlerinde yanında olacak." değerlendirmesinde bulundu.

APA muhabiri Erdoğan'a "Ermenistan soykırım iddiasından vazgeçerse Yukarı Karabağ'ın işgaline göz yumar mısınız?" sorusunu yöneltti. Azerbaycan'ı mücadelesinde yalnız bırakmayacaklarını ifade eden Başbakan, sorunun uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesini desteklediklerini söyledi. Türkiye'nin uluslararası hukuka aykırı olarak devam eden işgalin sona ermesini istediğini kaydeden Erdoğan, Ermenistan'ın mevcut politikalarını bırakması ve iyi komşuluk ilişkilerine başlaması durumunda, ilişkilerin normalleşmesi adına karşılık bulacağını söyledi.

Türkiye ve AB ilişkileri sıkıntılı devam ettiğini, Türk cumhuriyetleri ile ilişkilerin bundan sonra öncelik olabilme ihtimalini ve 'Türk ortak pazarını' soran muhabire cevap veren Başbakan, "Öncelikle Türkiye ve AB ilişkileri Türki Cumhuriyetleri ile olan ilişkilerimizde alternatif değil, ya da birbiri ile rekabet etmiyor. Biz Türki Cumhuriyetler'le kurulan tarihi, etnik ve kültürel ilişkilerden mutluyuz. Asya coğrafyası bizim dış politikamızda her zaman birinci öncelikler arasında olmuştur." cevabını verdi.

Türkiye'nin Azerbaycan ve diğer Türki Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını ilk önce tanıyan ülke olduğunu hatırlatan Başbakan, bu ülkelerin bağımsızlıklarının korunmasını, toprak bütünlüklerini, ekonomik ve politik alanda işbirliklerinin geliştirilmesini destekledilerini söyledi. Bunun için son olarak Kasım 2006'da Türkçe konuşan ülkeler zirvesinin Antalya'da gerçekleştiğini kaydeden Erdoğan, Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum boruhatlarının ve Bakü-Ahılkelek-Kars demiryolu projesinin bölge ile olan ilişkilerde köprü olduğuna işaret etti.

TÜRKİYE'Yİ GUAM'A DAVET EDELİM

Azerbaycan Halk Cephesi Partisi lideri Gudret Hasanguliyev, Türkiye'nin Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova'nın katılımı ile oluşan bölgesel işbirliği örgütü GUAM'a davet edilmesini istedi.

Hasanguliyev Türkiye'nin GUAM üyeliği için en uygun zaman olduğuna işaret ederek, "Uluslar arası göstergeleri dikkate aldığımızda partimiz Türkiye'nin GUAM'a üye olmasını istiyor. Türkiye demokrasi konusunda büyük tecrübelere sahip, bundan istifade etmeliyiz" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin GUAM üyeliğinin oluşumu eski Sovyet ülkeleri sınırlarını aşarak bölgede önemli bir güç olmasını sağlayacağını savunan Halk Cephesi lideri, "Bu üyelik GUAM ülkelerinin AB ve NATO hedeflerine doğru ilerlemelerinde de büyük katkı sağlayacaktır." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan ziyaretinde konunun görüşülmesinin faydalı olacağına değinen Halk Cephesi lideri, "GUAM'ın bölgesel sorunlardan endişe etmemesi gerekir. Aktif politikalar geliştirerek bu örgütün bölgede insiyatifi ele almasını istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Ahılkelek-Erzurum trenyolu hattı gibi ortak projelerin güvenliğinin sağlanması için GUAM barışgücü birliklerinin oluşturulması gerektiğine işaret eden Hasanguliyev bu gerekçenin bile Türkiye'nin GUAM üyeliği için yeterli bir sebep oluşturduğunu savundu.

Türkiye ve Azerbaycan diasporalarının Bakü'de gerçekleşecek toplantılarının çok önemli olduğuna da değinen lider, "Türk diasporası, Azerbaycan diasporasının da organizasyonu için büyük destek sağlayacaktır. Diasporaların birlikte projeler geliştirmesi iki ülkenin de yararına." dedi.

Eski Sovyet ülkeleri Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova'nın başharflerinin kısaltması ile oluşan örgüt 1997 yılında kuruldu. Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) birliğinden ayrılmalarının da gündem de olduğu dört ülke Rusya'nın etkisine karşı bölgesel işbirliği kurarak denge oluşturmak istiyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious