Tartışılan tasarıyı TSK onaylamış

Tartışılan tasarıyı TSK onaylamış.9336
  • Giriş : 30.05.2009 / 07:26:00
  • Güncelleme : 29.05.2009 / 23:15:01

Muhalefetin göreve çağırdığı TSK'nın, tartışma yaratan tasarıya onay verdiği ortaya çıktı...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Suriye sınırındaki 216 bin dönümlük arazinin mayınları temizleyecek yabancı bir firmaya verilmesi konusuna TSK'nın 2006'daki bilgilendirme toplantısında sıcak yaklaştığı ve 'güvenlik sorunu olmaz' dediği ortaya çıktı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden bir türlü geçemeyen ve sonunda komisyona havale edilen "Suriye sınırının mayınlardan arındırılması" tasarısına yönelik tartışmalar devam ediyor. Tasarıya, mayınlı arazilerin "temizle kullan" yöntemiyle 44 yıllığına İsrailli firmalara verileceği iddiasıyla karşı çıkan muhalefetin göreve çağırdığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 2006 yılında arazinin mayın temizliğini yapacak yabancı şirkete 49 yıllığına verilmesinin sorun olmadığını açıkladığı ortaya çıktı.

Tartışmalar sırasında sık sık gündeme gelen önerilerden biri "mayınları Ordu temizlesin" önerisi oldu. Bu önerilere ve tartışmalara sessiz kalan TSK'nın duruşunu Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, şöyle açıkladı: "Temizleme görevi 1992'de Genelkurmay'a verildi. Teçhizatın pahalıya malolması nedeniyle ihaleyle hizmet alımı fikri ortaya çıktı. 14 firmadan alınan tekliflerde en alt rakam 530 trilyon, maksimum rakam ise 2.2 katrilyon TL oldu. Bu kadar büyük parayı, bizim bütçemizden bulmak mümkün değildi. Genelkurmay da Başbakanlığa 24 Haziran 2008'de 'bunu başka kurum yapsın' diye yazı yazdı ve Maliye Bakanlığı görevlendirildi."

Kalyoncu'nun önerileri

TSK'nın mayınların temizliğine ilişkin 2006'da yaptığı açıklamalar ise ilginç bir durumu ortaya koyuyor. 7. Kolordu Komutanı (dönemin Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanı) Korgeneral Bekir Kalyoncu'nun yaptığı bir bilgilendirme toplantısında gündeme getirdiği mayın konusunda bugün AK Parti'ye sorulan bütün sorulara net biçimde cevap veriliyor.

TSK'nın hizmet alımı istediği yer alan açıklamada Kalyoncu'nun ağzından mayın temizleme işini neden TSK'nin yapmadığının öyküsü şöyle :

* TSK'nın mevcut imkân ve kabiliyetleri Suriye sınırında olduğu gibi geniş mayınlı sahaları temizlemeye uygun değil. Temizlik çok uzun süre alır. Mayınların tamamı eldeki teçhizatla temizlenemez. Tarıma açılacak bölgedeki riski kabul etmek de mümkün görünmüyor. Bu yüzden TSK seçeneği uygun değil.

* TSK tarafından modern mekanik mayın temizleme teçhizatı tedarik edilerek mayınlı arazinin temizlenmesine ilişkin ikinci seçenek de uygun değil. Yurtdışından tedarik edilecek modern teçhizatın maliyeti yüksek. Mayın imha faaliyeti 10-15 yıl sürer. Toplam maliyet tahsis edilen kaynağın çok üstünde gerçekleşir.

* Mayın temizleme faaliyetinin "hizmet alımı" yöntemiyle yapılması en uygun seçenek. Mayınlı sahaların temizlenme süresi, ihale bedeli ve diğer koşullar belirlenerek yüklenici firmayla başlangıçta kararlaştırılacak. Temizlenen arazilerin 49 yıllığına tahsisi bizim dışımızda bir olay. Ancak biz bazı kuralları uyguladığımız takdirde sınırlarımızda güvenlikle ilgili bir sorun olacağını sanmıyorum. Haritaların sayısal hale getirilmiş olması kaybolmadığının kanıtıdır.


YÖRE HALKI EĞİTİLMELİ

Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin organik tarıma açılacak olması, bu arazilerin organik tarıma uygunluğu konusunda tartışmaları da gündeme taşıdı. Bölge mayınlardan temizlenmesi halinde 176 bin dekarlık bir alanın organik tarıma açılması planlanırken, konuya ilişkin bir açıklama eski Tarım ve Köyişleri Eski Bakanı Sami Güçlü'den geldi.

Bakanlığı döneminde mayınların temizlenmesi halinde bu arazileri organik tarıma açacakları yönünde demeçleri bulunan Güçlü, önceki akşam TRT'ye yaptığı açıklamada, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin, küçük çaplı olması nedeniyle çok büyük bir potansiyel taşımadığını, bu nedenlede organik tarım için elverişli olmadığını söyledi.

Ekololojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Atilla Ertem'e göre ise araziler Türkiye için bir fırsat. Bölgede planlı organik tarım yapılması ve bu yönde bir sanayileşmeye gidilmesi gerektiğiğini belirten Ertem, yöre halkına da eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak: Referans Gazetesi

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*