Tayyar'dan CHP'ye açık çağrı: Yazmayan namerttir!

Tayyar'dan CHP'ye açık çağrı: Yazmayan namerttir!.7522
  • Giriş : 05.06.2008 / 00:28:00
  • Güncelleme : 04.06.2008 / 23:31:42

Star yazarı Şamil Tayyar'dan CHP'ye açık çağrı: Getir belgeyi yazmayan namerttir!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


- Eski gazeteci Tuncay Özkan ile CHP yönetimi arasında imzalanan prodüksiyon sözleşmesi, "CHP medyası" olgusunun resmi belgesidir. Bu belgede kanunen suç olarak algılanabilecek unsurlar olduğu gibi hem siyaset hem medya açısından gayri ahlaki bir durum vardır.

Doğan Grubu dışındaki yayın organlarını "Biat medyası" veya "AKP medyası" olarak nitelendirip sadece "mali" değil aynı zamanda "zihin tekeli" oluşturmak isteyenler, CHP"nin bir TV kanalını 3.5 milyon dolar karşılığı rehin almasını izah etmelidir.

CHP"nin de topluma açıklama borcu vardır. Tuncay Özkan"ı bir kenara bırakıyorum, çünkü o, gerektiğinde imzasını bile reddedecek kadar ahlaktan yoksun biridir. Küfür terminolojisini geliştirmekle meşguldür.

Tüzel kişiliği olan ve Atatürk"ün kurduğu CHP"nin böyle bir lüksü yoktur. CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek, dün mecliste gazetecilerle sohbet ederken sözleşmeyi doğruladı ama özrü kabahatinden büyüktü: "Bu tür prodüksiyon sözleşmelerini her siyasi parti yapıyor ama CHP yapınca manşetten haber oluyor."

Hangi partiyle? Hangi TV kanalıyla? Kim, nasıl sözleşme imzalamış?

Kılçık atıp kaçmak yok. Özyürek, elinde diğer siyasi partilerin medya kuruluşlarıyla yaptığı benzer sözleşmeler varsa kamuoyuna açıklamalı ve altında hangi siyasi partinin imzası olursa olsun "yandaş medya" tezgahının üzerine gitmelidir.

CHP"ye buradan çağrıda bulunuyorum; Elinizde varsa bu tür sözleşmeler, getirin bana, yayınlamayan namerttir.

Ortak gibi

Bu sözleşme, üzerinde "prodüksiyon sözleşmesi" yazsa bile yapım hizmeti karşılığı imzalanmış basit bir metin değildir. Bakın, sözleşmenin ikinci maddesinin son fıkrasında aynen şu hüküm var: "Yayımcı bu meblağ (3.5 milyon dolar) karşılığında 4 yıllık bir süre için 3.maddede gösterilen prodüksiyon ve yayın hizmetlerini verecektir."

Yani, sadece prodüksiyon değil aynı zamanda yayın hizmetleri için de taahhütler var. Nedir o taahhütler? "Yayımcının Mükellefiyetleri" başlıklı, sözleşmenin 3. maddesinde tek sıralanıyor. star"ın dünkü yayınını okumayanlar için kısaca tekrar edelim:

-CHP"nin tanıtım ve reklam filmleri prime time"da 4 yıl bedelsiz yayınlanacak.

-CHP"nin belirleyeceği partili uzmanlar, spordan müziğe her programda konuk edilecek.

-Parti tarafından önerilen kişiler haftada 7 saatten az olmamak üzere programlara ve haber bültenlerine çağrılacak.

-Gündemdeki konular karşılıklı görüşmelerle oluşturulacak programlarla halka aktarılacak.

-Parti liderinin yurt içi gezileri yakından izlenecek.

Yine sözleşmenin 6. maddesiyle, ödenen bu para karşılığında şirket hisselerinin yüzde 40"ın rehin verilebileceği hükme bağlandı.

Demek ki, Kanaltürk"ün CHP"ye taahhütleri arasında sadece prodüksiyon hizmeti yokmuş. Aynı zamanda yayın planlaması yapılmış ve ortaklık tesis edilmiş.

Rehinli hisseler

Oysa RTÜK Kanunu"na göre, bir siyasi parti herhangi bir medya kuruluşuna ortak olamaz veya ortaklık tesis edemez.

Ayrıca, ortada vahim bir durum daha var. Bu "rehin hisseler", Kanaltürk"ün yeni sahibi Akın İpek"ten gizlendi mi yoksa haberi var mıydı? CHP, bu hisseler için dava açıp İpek"e ortak olmak isteyebilir mi?

Medyanın yeni patronu Akın İpek"i aradım. "Bu belgeyi ilk defa Star"da gördüm. Çok şaşırdım" dedi. "Satışta bir sıkıntı oldu mu?" diye sordum. Açık konuştu: "Devir işlemini çok sağlam yaptım. Hisselerde herhangi bir problem yok. Rehinli hisse olsaydı pay defterine yazılması gerekirdi, satış olmazdı."

Ortada yeni bir durum var. Yarın CHP, elindeki bu sözleşmeye istinaden dava açarsa, Akın İpek"e ortak olur mu? İpek: "İnşallah sıkıntılı bir durum olmaz."

Aynı saatlerde mecliste gazetecilere konuşan CHP"li Mustafa Özyürek, "Prodüksiyon hizmeti aldık, karşılığını ödedik ve hesabı kapattık" diyerek, davalık olmayacaklarının altını çizdi.

Dava açabilir miydi, o da ayrı bir tartışma konusu. RTÜK eski Başkanı ve Kanaltürk Medya Grubu Başkanı Fatih Karaca, RTÜK Kanunu"na göre, bir medya kuruluşuna ortak olma hakkı bulunmayan bir siyasi partinin özel bir sözleşmeye dayanarak dava açmasının hukuken mümkün olmadığını söyledi.

Dolandırıcılık suçu

Bir başka arıza, Tuncay Özkan"la ilgili. Prof. Dr. Mustafa Kamalak"a göre, konunun yargıya intikal etmesi durumunda, Kanaltürk"ün satışı sırasında bu sözleşme deklare edilmediği için "dolandırıcılık" suçunun isnat edilmesi sözkonusu olabilir. Koza grubu için de CHP ile ortaklık riski doğabilir.

"Hesabı kapattık" diyen CHP"li Özyürek, bu açıklamasıyla herkesi rahatlatmış oldu. Ama siyasi ve medya ahlakı bakımından hesap ortada kaldı.
Son olarak küçük bir notum var. Bugün Şemdin Sakık"ın Ergenekon"la ilgili açıklamalarını yazacağımı duyurmuştum, ama bu özel gündem nedeniyle cumaya erteledim. Kusuruma bakmayın.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious