Tayyip Erdoğan: İnsandan daha değerlisi var mı?

Tayyip Erdoğan: İnsandan daha değerlisi var mı?.65920
  • Giriş : 02.12.2007 / 17:20:00

Erdoğan'dan ideolojik olarak karşı çıkanları eleştirdi: İnsandan daha değerlisi var mı?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, insanlar için gerekli olan bazı projelere ideolojik olarak karşı çıkan kesimleri eleştirdi.

Siyasi yasakların olduğu referandum dönemine denk gelmesi nedeniyle resmi tören düzenlenemeyen Melen Çayı Projesi için bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla bir tören düzenlendi.

Törende bir konuşma yapan Erdoğan, ''Kusura bakmasınlar Greenpeace üyeleri çıkıyor, ayaklanıyorlar. Sağa sola saldırıyorlar. 'Efendim buraya baraj yapamazsınız' Niye? 'Doğaya zarar veriyorsunuz'. Biz barajı insan için yapıyoruz İnsandan daha değerlisi var mı? Su denize akarsa anlamı var mı?'' şeklinde konuştu.

Melen Proje'sinin resmi açılışı Başbakan Erdoğan, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, İstanbul Valisi Muammer Güler, İBB Başkanı Kadir Topbaş ve çok sayıda öğrencinin katılımıyla Grand Cevahir Otel'de gerçekleştirildi. Törende ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği ağaçlandırma seferberliği ile ilgili de ilk adım olan fidan dikimleri Antalya, Adıyaman, Yozgat, Bursa, Giresun, Uşak, Malatya illerinde gerçekleştirildi.

Törende konuşan Başbakan Erdoğan, su ile ilgili gerçekleştirdikleri hizmetlere değindi. Erdoğan, Melen Suyu'nun İstanbul'a ulaştırıldığını anlatarak, geçtiğimiz yaz aylarında yaşanan susuzluk tedirginliğinin bir daha yaşanmayacağını kaydetti. İstanbulluların susuzluğun ne olduğunu bildiğini anlatan Erdoğan, ''Ne noktadan nereye nasıl geldiğimizi görmemiz lazım. Küvetlerin kullanma suyuyla doldurulduğunu hatırlarsınız. Bidon satanlar köşebaşlarını tutmuştu. Biz geldik o bidon satanlar ortadan kayboldu. Niye? Çünkü İstanbul'un suyu vardı. Bidonculara gerek kalmadı.'' ifadelerini kullandı.

Erdoğan, hükümetin Türkiye genelinde gerçekleştirdiği su ile ilgili projeleri yaparken bazı engellerle karşılaştıklarını anlattı. Başta insan olmak üzere bütün canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için Allah'ın lütfettiği olmazsa olmaz bir nimet olduğuna dikkat çeken Erdoğan, suyun başlı başına bir medeniyet olduğunu belirtti. Türkiye'nin kullanılabilir su potansiyeli açısından yoksul bir ülke olduğuna işaret eden Erdoğan, su ile ilgili mevcut imkanları tasarruflu kullanmak ve gerekli yatırımları yapmak durumunda olduklarını söyledi. Göreve geldikleri ilk günden bu yana bu şekilde çalıştıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: ''Türkiye'nin akarsuları var ama sular akıp gediyor. Nereye denizlere. Tutamadığımız, kullanamadığımız su bizim değildir. Ama bakıyorsunuz, kusura bakmasınlar Greenpeace üyeleri çıkıyor, ayaklanıyorlar. Sağa sola saldırıyorlar. 'Efendim buraya baraj yapamazsınız' Niye? 'Doğaya zarar veriyorsunuz' Biz bunu insan için yapıyoruz. İnsandan daha değerlisi mi var. Su denize akarsa anlamı var mı? Su olmazsa hastalık var. Pislik var. Beslenmede noksanlıklar var. Bizim bu suya şiddetli ihtiyacımız var. Bu başka yerden de gelmeyecek. Biz barajları yapacağız rezerve edeceğiz. En iyi şekilde kullanmaya mecburuz. Ama onlar yine de 'hayır' diyor. Çünkü her yaklaşımları ideolojik. Bundan bu işi sıyırmamız lazım.''

Türkiye'nin genelinde ciddi çalışmalarla, süratli bir şekilde bir çok barajı hizmete soktuklarını anlatan Erdoğan, DSİ'nin 2003-2007 yıları arasında 3 bin 766 tesisi hizmete aldığını kaydetti.111 adet baraj ve gölet, 81 adet sulama projesinin tamamlandığını anlatan Erdoğan, ''Yarım asırdır hayal edilen Ilısu ve Yusufeli Barajı hayata geçti. Bunları da engellediler önünü kesmek istediler. Çok zorlandık. Ama hamdolsun açtık, hizmete girdi. İzmir'de yıllar yılı konuşulan ama maalesef yapılamayan dev bir barajı açıyoruz. Ödemiş Beydağı Barajı'nı 15 gün sonra açacağız. Aynı gün Bursa Nilüfer ve Sinop Erfelek Barajını da açacağız. Başkaları hep konuştu biz iş ürettik. Biz yine iş üretiyoruz.'' şeklinde konuştu.

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü; ''Gece rüyalarımıza giren konuları tek tek gerçekleştiriyoruz. Ama bakıyorsunuz Parlamentoda komik şeyler oluyor. Farklı siyasi partilerin milletvekilleri 'filanca eseri biz başlattık' diyor. Biz yok böyle bir şey diyoruz. Varsa vesikan göster diyoruz gösteremiyor. 'Istranca Dağları'ndaki barajı biz yaptık' diyorlar. Halbuki onu biz yaptık. Düzdere Barajı'nı yaptık. Orada sadece Nurettin Sözen'in attığı temel duruyordu. Gittik barajı yaptık bitirdik. Başladık bitirdik. Bunlar dürüst de davranmıyor. Aynı şey bir daha oldu. Farkında değiller. 'Konya Adalet Sarayı'nı biz yaptık' diyorlar ama öyle olmadığının farkında değiller. 20-25 yıl önce temeli atılan projelere sahip çıkıyorlar. 20 yıl önce temeli atılan proje bitirilmez mi? Biz temeli atarız tarih veririz o gün açarız. İşte buyurun Melen'de böyle oldu. Melen'in başlangıcı ta 97-98. O günden bu yana yüzde 10 gibi bir üretim var. Görevi devraldıktan sonra 990 milyon YTL harcadık. Hemen hemen buna yakın bir para harcayarak ilave yatırımlarla Melen'in İstanbul için bereketli hale getireceğiz. Güncel sorunu çözmenin yeterli olmadığını biliyoruz. Biz 30-40 yıllık su sorununu çözecek projeler üzerinde kafa yoruyoruz. İstanbul bizim için vizyon kenti. İstanbul'un suyu yok dedirtmeyiz. Bunlar bizim için çok önemli.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious