TBMM Başkanı Bülent Arınç provakasyona dikkat çekti

  • Giriş : 17.05.2006 / 00:00:00

TBMM Başkanı Bülent Arınç provakasyona dikkat çekti

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Başkanı Bülent Arınç, Danıştay'a yapılan saldırı için, "Tam anlamıyla provakatif bir eylemle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Çok vahim bir olayla karşı karşıyayız. Bundan dolayı büyük bir üzüntü duyuyorum" dedi. Bülent Arınç, bu olay bahane edilerek toplumu gerecek açıklamalardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.
TBMM'de konuyla ilgili bir açıklama yapan Bülent Arınç, bir saldırganın sabah saatlerinde Danıştay 2. Dairesi'ne girerek silahlı saldırı gerçekleştirdiğini ve bu saldırıda tüm üyelerin yaralandığını söyledi. Bülent Arınç, "Olay bir yüksek yargı organı olan Danıştay'a ve Danıştay'ın sayın üyelerine karşı yapılmıştır. Hainane bir olaydır. Bundan çok büyük bir üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ne amaçla yapılmış olursa olsun, kim yapmış olursa olsun lalenetlenecek bir olaydır" diye konuştu.

Saldırıdan sonra televizyon yayınlarını izlediğini, Danıştay Başkanı ve Genel Sekreteri'ni arayarak geçmiş olsun dileklerini ilettiğini anlatan Bülent Arınç, Ankara Valisi'nden de olay hakkında bilgi aldığını ancak böylesine sıcak bir olayda Danıştay'a bizzat giderek bir karışıklığa neden olmak istediğini kaydetti.

Danıştay 2. Dairesi'nin toplantı halinde olduğu bir sırada avukat kimliği olan bir kişinin, içeri girerek bu saldırıyı gerçekleştirdiğini, yakalanan saldırganın adının Alparslan Arslan olduğunu, 1977 Bingöl doğumlu olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Bülent Arınç, "İstanbul'da da bu konuda soruşturma yürütülüyor. Gerçek kimlik midir? Değil midir? Ne amaçla bu saldırıyı gerçekleştirmiştir? Arka planında ne vardır? Bu konularla ilgili gerçek bir yargı sürecinin başlatıldığını ve kısa sürede bu olayın aydınlatılacağını umuyoruz" diye konuştu.

Bülent Arınç, şöyle konuştu: "Olay henüz çok yenidir. Olayla ilgili pek çok şey söylenebilir ama tam anlamıyla provakatif bir eylemle karşı karşyıya olduğumuzu söyleyebilirim. Nasıl bir provakatif eylemdir? Neye yöneliktir? Hedef gösterilerlere karşı mıdır, yoksa bunların arkasından başka toplumsal olaylar mı hedeflenmektedir? Türk siyasetinde bir gerginleştirme unsuru olarak mı hedef alınmıştır? Bunları masa başında konuşmak yerine ciddi bir sorgulama sürecinden sonra bulabileceğimizi umut ediyorum."

Bir gazetecinin, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in darbe söylemi ve son günlerde oluşan gerginlik bağlamında bu olayı nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Bülent Arınç, darbe sözcüğünün artık akıllarda bulunmaması gerektiğini söyledi. 1960'lı, 1970'lı yıllarda kalan, bazısı açık, bazısı muhtıra yöntemiyle sivil yönetime yapılan müdahalelerin artık çağdışı kaldığını ifade eden Bülent Arınç, birtakım gelişmelere bakılarak, birtakım gelişmeler marifetiyle Türkiye'nin böyle bir sürece süreklenmeye çalışılmasını esefle karşıladığını dile getirdi.

AB yolundaki Türkiye'de darbe düşüncesinin, sadece eski cumhurbaşkaları tarafından değil, sokaktaki vatandaşların da akıllarında çıkarması gereken bir düşünce olduğunu vurgulayan Bülent Arınç, "Özellikle bu olaylar karşısında siyasetçilerin soğukkkanlı olması, topluma ümit ve güven vermesi, ateşin üzerine benzinle gitmek yerine toplumu sakinleştirici bir rol oynaması gerekir" dedi. Kendisinin 68 kuşağından olduğunu, bu tür olayları çok iyi bildiğini anlatan Arınç, yaşanan birçok siyasi suikastin arkasındaki gerçek düşünceleri de iyi bildiğini söyledi.

Bülent Arınç, Danıştay'a yapılan saldırının, 2. Dairesi'nin daha önce aldığı türban kararıyla ilişkilendirilmesiyle ilgili olarak, "Saldırın, bu dairenin daha önce aldığı bir kararla ilgili olup olmaması çok önemli bulunabilir. 2. Daire'nin daha önce aldığı yüzlerce karar vardır. Saldırının bu kararlardan hangisiyle ilgili olduğunu biz bilmiyoruz. Kaldı ki hedef alınan kişiler içinde 2. Daire'nin bütün üyeleri vardır. Bu üyelerden şu anda hastanede yaralı bulunan Ayfer Hanım'ın da bu karara çekince koyduğunu hepimiz biliyoruz. Yani bu saldırgan, o karardan infial duyarak, bu karara imza atanlara karşı bir eylem düşünmüşse, o karara muhalif kalan insana silahını boşaltmaması lazım" diye konuştu.

Bu sıcak olayı aydınlatmak amacıyla çeşitli fikirler üretmenin, bu olayı bir gerginlik unsuru olarak kullanmanın çok da doğru bir olay olmadığını belirten Bülent Arınç, şöyle konuştu: "Bu kişi, 'ben bu olaydan infial duydum da bu olayı gerçekleştirdim' diyorsa, bu hiçbir zaman inandırıcı ve haklı bir gerekçe olamaz. En ağır cezayı alması için belki yeterli bir sebeb olabilir. Ben inanıyorum ki bu düşünceyle hareket eden bir insanın akli ve cezai ehliyetinden şüphe etmek gerekir. Yarın sorgulama sırasında veya mahkeme sırasında hukuki ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıkabilir. Çünkü bu, 2006 Türkiyesi'nde silaha sarılmak için haklı bir neden değildir. Lanetlenecek bir olaydır."

Yargı kararlarını baz alarak, 'bu olayın müsebbibi budur' demenin çok akılcı bir davranış olmayacağının altını çizen Bülent Arınç, olay sıcakken, henüz yaradan kan damlarken bir kanaate varmanın doğru olmayacağını dile getirdi. Arınç, "Henüz olayın sıcaklığı içinde, ekranların karşısına çıkıp, toplumu gerecek, toplumu ümitsizliğe sevkedecek, toplumda gerginleşmeye v ekutuplaymaya yol açacak, belli kişilerin haklı veya haksız hedef alınmasına yol açacak konuşmalar yapılmaması gerektiğnii düşünüyorum. Bu kişi provakatif bir eylemini içindedir. Acaba gerinden nasıl bir gelişme beklenmektedir. Acaba hangi amaçla bu olayı yapmıştır. Bunlar çok ciddi soruşturmalarla ortaya çıkarılacak şeylerdir" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious