Tehlike Ergenekon değil, din sömürüsü

Tehlike Ergenekon değil, din sömürüsü.12582
  • Giriş : 04.07.2008 / 23:28:00

Eski İçişleri Bakanlarından Sadettin Tantan, Ülke TV'de katıldığı programda din sömürüsünün Ergenekon'dan daha ciddi bir tehlike olduğunu belirtti. Tantan, Ergenekon'u da yorumladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ülke TV'de canlı yayınlanan 'Ülke'de Bugün' programının konuğu eski İçişleri Bakanlarından Sadettin Tantan oldu.

Tantan, Tuncer Çiftçi isimli kişinin insanlardan para alarak onların sorunlarını dua ile çözmesine değinerek, din sömürüsünün Ergenekon'dan daha tehlikeli olduğunu anlattı. Kalabalıkların mahallelerde karantina altına alınarak insanların neden böyle kirlendiklerinin araştırılması gerektiğini ifade eden Tantan, "Bir çöküş var, gerçek bir çöküş var. Bunu anlamak, bunu anlayabilmek, bunu anlatabilmek çok zor bir şey. Bu Türkiye için en büyük tehlike olarak gözüküyor. Ergenekon falan şey değil aslında, baktığın zaman en büyük tehlike bana göre 10 dakikada bir dua edip insanları hastalıklarından arındıran, günahlarından arındıran birisinin çıkıp sahnede hem para alarak, hem de böyle bir şeyi milletin gözünün içine baka baka yapması" diye konuştu.

TANTAN, ERGENEKON'U NASIL YORUMLUYOR?

Ergenekon Soruşturması'nı yorumlayan Sadettin Tantan, gözaltılardan halkın rahatsız olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Çoğu değişik zamanlarda ülkeye hizmet etmiş bu insanların kabul edilemez bir şekilde, bir operasyonel anlamda incitici bir şekilde gözetim altına alınması da halkı rahatsız etmiştir. Operasyon açısından son derece planlı, programlı, projeli bir çalışma olduğunu görüyorsunuz. Burada kolluk güçleri hakikaten kendisine verilmiş yetkiler çerçevesinde projeli bir çalışma başlatmışlar."

Kişilerin itibarının sarsılmaması için gizliliğe önem verilmesi gerektiğini ifade eden Sadettin Tantan, "Sürekli bir şekilde belli gazetelere servis yapılması gizliliği ortadan kaldırıyor. Bu da toplumda büyük bir rahatsızlık yaratıyor" dedi.

Tantan, hukuk devletinde illegal bir çalışma varsa onu engelleyecek olanların o dönemin siyasileri olduğunu anlattı.

AK PARTİ KENDİNE ÇALIŞTI

AK Parti'nin 2002 seçimlerinde çok önemli bir fırsat yakaladığını ancak bunu değerlendiremediğini ifade eden Tantan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"3 Kasım 2002 seçiminde halk aslında 50 yıllık siyaseti tasviye etti. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir parlamento oluştuğunda bu parlamentodan çok şey umut etti. Aslında Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'nin ihtiyacı olan temel alt yapıları yapabilirdi. Bunu yapabilecek çok büyük güce sahipti. Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte bunu yapabilirdi. Fakat ilk uygulamaları bunun yapılmayacağını gösterdi. Hemen kafadan Türkiye'nin ihtiyacı olan yasal düzenlemeler değil; naylon fatura affı, kambiyo affı, teröristlerin affedilmesi gibi hiç toplumun geleceğini ilgilendirmeyen, halkı ilgilendirmeyen, ülkeyi ilgilendirmeyen aflarla başladı. Burada Türkiye bir beyaz sayfa açabilirdi o zaman. Türkiye'nin ihtiyacı olan ve Türk halkının açılımına katkı sağlaması gereken geçmişte de değiştirilerek gelen Anayasa'yı yeniden değiştirerek, halkla birlikte, yeni bir anlayışla Anayasayı Türkiye'nin ihtiyacına göre belirleyebilir, bunu iktidar, muhalefet ve halkla birlikte yapabilirdi. Bunu yapmadı. Avrupa Birliği simidine sarılarak, Avrupa Birliği'ni kullanarak kendi ihtiyaçları bakımından bir takım yasal düzenlemeler yapıldı. Bugün Türkiye böyle bir cehaletin, böyle bir bilgisizliğin ve kendi menfaatini önde tutmasının sıkıntısını yaşamaktadır, kavgasını yaşamaktadır. Eğer Türkiye o zaman bunu yapabilmiş olsaydı bunlar olmazdı. Bu ihtiyaçlar da ortaya gelmezdi."

TELEVİZYONGAZETESİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious