Tek doz kızamık aşısı küçük Hami’yi felç etti

  • Giriş : 20.02.2006 / 00:00:00

On yıl önce yapılan tek doz kızamık aşıları can yakmaya devam ediyor. Daha düne kadar koşup oynayan 14 yaşındaki Hami Özen artık yatalak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu durumun sağlık açısından risk taşıdığı tespit edilince tekrar çift doz aşıya dönüldü. Sağlık Bakanlığı, bir süredir o dönemde tek doz aşı yapılan çocuklara ulaşmaya çalışıyor. Taramaya pilot bölge olarak Şanlıurfa’da başlandı. Ancak küçük Hami İstanbul’un göbeğinde bu çalışmalara yetişemedi. ‘Subakut sklerozan panensefalit’ hastalığına yakalanan Hami, yavaş yavaş felç oluyor. Doktorların Hami’nin anne ve babasına söylediği sözler yürek yakan cinsten: “Hastanede yatmasına gerek yok, iyi olacak bir durumu da yok. Hazırlıklı olun, günden güne gözünüzün önünde eriyip gidecek.”

Anne Mevlide Özen, gözyaşları içinde yetkililere yalvarıyor: “Ne olur çaresi varsa bize yardımcı olun, hastalık ilerlemeden elimizden tutun.” Sağlık Bakanlığı yetkilileri ise aşının artık tek doz yapılmadığını belirterek, aileleri aşının ihmal edilmemesi yönünde uyarıyor.

Üç ay öncesine kadar bisikletle akrobasi yapan, top oynayan ve okuluna devam eden Hami, şimdilerde yataktan kalkamıyor. Kendi başına su bile içemeyen Hami’nin durumu her gün daha kötüye gidiyor. Hastalığı ise kızamık virüsünün sebep olduğu bir çeşit felç hastalığı olan SSPE. Bir apartmanda kapıcılık yapan baba Mehmet Özen, hastalığın üç ay önce başladığını söylüyor. Baba Özen, önce el ve ayağında hafif titremeler görülen Hami’yi hemen hastaneye götürdüklerini anlatıyor. Hastanede yapılan MR tetkiklerinden sonra Çapa ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji uzmanları Hami’nin hastalığına aynı teşhisi koyuyor. Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Nöroloji Servisi’ne yatan Hami 13 gün boyunca hastanede kalıyor. Bu süre içinde bazı tedaviler uygulanan hastanın ‘iyileşme göstermesi beklenmediği için’ taburcu edilmesine karar veriliyor. Tedaviyi sürdüren doktor, aileye acı gerçeği şöyle açıklıyor: “Artık hastanede kalmanıza gerek yok. Durumu şu anda fena değil; ancak zaman içinde kötüleşecek. Her şeye hazırlıklı olun. Hafıza kaybı, düşmeler olabilir. Gözünüzün önünde eriyip gider.” SSPE kurbanı Hami’nin epikriz raporunda şu bilgiler yer alıyor: “Hasta SSPE ön tanısıyla interne edildi. LP yapıldı. Boş kan kızamık akları gönderildi. EEG’si çekildi. Hastanın sonuçları SSPE ile uyumlu geldi.”

Anne ve baba Özen, çocuklarının eski günlerine dönmesi ümidiyle gözyaşları içinde yardım bekliyor. Anne Özen, “Ben çocuğumu büyütmek için temizliğe gidiyorum. Onu bu halde görmeye dayanamıyorum. Ne olur bize yardım edin.” diyor. Baba Mehmet Özen, biricik oğlunun başında otururken, duygularını şöyle anlatıyor: “Onun eski haline dönmesini, koşup oynamasını hayal ediyorum. Artık gecemiz gündüzümüz birbirine karıştı.” Mevlana İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Hami’nin okul çantası da artık bir köşede bekliyor. Çünkü Hami, okula gitmek bir yana yatağından bile kalkamıyor. Kendisine sorulan sorulara ancak göz kırparak cevap verebiliyor.

Kızamık aşısı 1970’ten beri yapılıyor. Kızamık, akut döneminde zatürre, ensefalit, otitis media gibi komplikasyonlara neden olabiliyor. SSPE ise geç dönemde ortaya çıkan bir hastalık. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerisiyle 1987’de kızamık aşısını tek doza indirmişti. Ancak tek toz aşının kızamık virüsünü yok edemediği anlaşılınca, 1998’de yeniden çift doz aşı uygulamasına geçildi. 1987-1998 arasında doğan çocuklar, tek doz aşı vurulduğu için ölümcül SSPE hastalığına yakalandı. Resmî olmayan verilere göre Türkiye’de yaklaşık 500 çocuk SSPE hastası. WHO, şimdi gelişmiş ülkelere, doğumdan en geç 9 ve 15 ay sonra olmak üzere iki ayrı kızamık aşısı öneriyor. Bu aşılardan 2.’si kızamık, kızıl ve kabakulak karışımı olan karma aşı.

Ne olur torunum gözümün önünde erimesin

Adana’nın Ceyhan ilçesinde oturan Sermikli ailesinin 7 yaşındaki kızları Rüya SSPE hastası. Rüya’yı şanssızlık henüz 2 aylıkken yakalamış. Annesi Seçil ile babası Cumali’nin ayrılması ile kundaktayken annesinden kopan minik Rüya’yı, babaannesi Mürüvvet Sermikli büyütmüş. Sermikli’nin “O benim Rüya’m.” dediği torunu, 5 yaşına geldiğinde bir gün ansızın düşüp kalmış. Hemen Ceyhan Devlet Hastanesi’ne götürülen Rüya’ya doktorlar, ‘epilepsi’ teşhisi koyarak, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Nörolojisi servisine sevk etmiş. Burada Rüya’ya SSPE teşhisi konmuş. Babaanne, torununun devletin tek doz aşı uygulaması sebebiyle bu hale geldiğini düşünüyor. Bugüne kadar borç bularak 30 bin YTL harcayan ve Almanya’dan ilaç getirten Sermikli, “Onca masrafa rağmen torunumun yatağa düşmesini önleyemedim. Borç ödenir, ama Rüya’m geri gelmez. Torunum gözümün önünde eriyor. Kullandığımız ilaçları Sağlık Bakanlığı muafiyet dışı bıraktı. Almanya’dan getirdiğimiz ilaçların tanesi bin YTL. İlaç alacak gücümüz kalmadı. Devlet uyguladığı yanlış politika yüzünden bizi zor durumda bıraktı. Ceyhan’da bizim gibi 21 hasta var.” diyor. Ceyhan’ın Körkuyu köyünde yaşayan Zekeriya Ölke’nin Batuhan isimli oğlu da 7 yaşındayken SSPE hastalığına yakalanmış. Batuhan’ın durumunun her geçen gün kötüye gittiğini söyleyen Ölke, 1 yılda 25 bin YTL masraf etmesine rağmen oğlunun hastalığına çare bulunamadığını anlatıyor. Oğlu ile birlikte kazancının da tükendiğini aktaran acılı baba, “Bunda bizim ne suçumuz var?” diye soruyor. Ali Akçoban, Adana

‘Aşı kampanyası 5 yılda bir yenilenmeli’

Uzmanlar, çocukları yatağa bağımlı hale getiren bu ölümcül hastalığın önüne geçilmesi için kızamık aşısı kampanyalarının 5 yılda bir yapılmasını öneriyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Nöroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Altunbaşak, Türkiye’de 1983-1984’te yaşanan kızamık salgınından sonra devletin kızamık aşısı kampanyası başlattığını hatırlatarak, bu kampanyadan sonra yaklaşık 10 yıl Türkiye’de SSPE’nin görülmediğini belirtti. Bu kampanyaların sık sık yapılmamasının SSPE hastalığını tekrar yaygınlaştırdığına dikkati çeken Altunbaşak, devletin, kızamık aşısı kampanyalarını her 5 yılda bir yapması gerektiğini söyledi. Altunbaşak, “Çünkü kızamık virüsü 3-5 yıl içinde çocukların beynine ulaşıyor. 7-11 yaş arasında ise SSPE ortaya çıkıyor. Kızamık aşısının iki kez yapılması durumunda bugün binlerce SSPE hastası tedavi olmak için hastanelere gelmeyecek.” dedi. Ailelerin SSPE hastası olan çocuklarını Almanya’dan bireysel olarak getirdikleri İsoprinosin ilacı ile tedavi etmeye çalıştıklarını anlatan Altunbaşak, devletin bu ailelere yardım etmesini istedi. Öte yandan Sağlık Bakanlığı, son yıllarda artan SSPE vakaları üzerine çocukların doğumundan 9 ay sonra yapılan kızamık aşısını, kızıl ve kabakulak aşısıyla birleştirerek karma aşı şeklinde 12. ayda uygulama kararı aldı. Buna göre ilk doz kızamık aşısı 12. ayda, ikinci doz ise ilköğretim birinci sınıfta yapılacak. Bakanlık yetkilileri, aileleri aşının ihmal edilmemesi konusunda uyarıyor.

SSPE hastalığının kesin tedavisi henüz yok

Kızamık, kış sonu ve ilkbahar döneminde görülen, ateş ve döküntü ile seyreden, bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamığın başlangıcında birkaç gün süren bir ateş döneminden sonra öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık belirtileri gelişir. Döküntü yüzde ve boyunda başlar, sonra aşağıya doğru gövdeye, kollara, bacaklara ve ayaklara yayılır. 5 gün kadar süren döküntü, yayıldığı sırayla kaybolur.

Kısa adı SSPE olan subakut sklerozan panensefalit hastalığına, kızamık geçirildikten sonra beyne yerleşen kızamık virüsü sebep oluyor. Kızamık geçirdikten 1 ile 10 yıl arasında hastalığın belirtileri başlıyor ve virüs beyinde tahribata yol açıyor. Kesin tedavisi ise yok. Tedavi sadece virüsün yayılmasını geciktiren ilaçlarla yapılmaya çalışılıyor. Kızamık aşısı olmamış çocukta hastalığın görülme riskinin aşı yapılana göre 20-30 kat fazla olduğu bildiriliyor. Hastalık en erken 6 hafta içinde ölüme sebebiyet verirken, iyi bakımla 20-25 yıl daha yaşayan vakalara rastlanabiliyor. SSPE hastalığının ilerlemesi ise 4 aşamada meydana geliyor: 1. Dönem: Unutkanlık, sinirlilik. 2. Dönem: Sıçramalar başlıyor. Tek başına yemek yiyemiyor. 3. Dönem: Hasta yatağa bağımlı hale geliyor. Burundan sıvıyla besleniyor. 4. Dönem: Komaya giriyor. Yıllarca sürebilecek koma ölümle sonuçlanıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious