'Tek kalıcı çözüm yapısal önlemler'

  • Giriş : 19.06.2006 / 00:00:00

Ömer Sabancı, önümüzdeki aylarda da devam etmesi beklenen uluslararası piyasalardaki hareketliliğin neden olabileceği olası olumsuz etkilere karşı Türkiye için tek kalıcı çözümün, yapısal önlemler olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TÜSİAD tarafından hazırlanan, "Eğitim ve Sürdürülebilir Büyüme: Türkiye Deneyimi, Riskler ve Fırsatlar'' konulu raporun tanıtımı dolayısıyla düzenlenen seminerde konuşan Ömer Sabancı, insan sermayesinin verimlilik artışına katkı yapmasını sağlayan önlemlerin alınmaması durumunda Türkiye ekonomisinin zayıf büyüme performansı göstermesi ve AB üyelik sürecinde birlik üyesi ülkelerin ortalama gelir seviyelerine yakınsamanın ne denli zor olacağının aşikar olduğunu kaydetti.

Ömer Sabancı, konuşmasında son aylard apiyasalarda yaşanan gelişmelere değinirken de, Mayıs ayı ortalarında uluslararası piyasalarda bir dalgalanma yaşandığını ve gelişmekte olan ülkelerden değişen miktarlarda sermaye çıkışları gözlendiğini hatırlatarak, temeli itibarıyla FED'in faiz politikasına yönelik tutumunun bir yansıması olan bu tür gelişmelerin, dış dünya ile entegrasyon oranı giderek artan Türk ekonomisini de doğrudan etkilediğini ifade etti.

Bu tür hareketliliklerin Türk ekonomisi üzerindeki etkilerinin diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha olumsuz olduğunu ifade eden Sabancı, şunları söyledi: "Bu nedenle önümüzdeki aylarda da devam etmesi beklenen uluslararası piyasalardaki hareketliliğin neden olabileceği olası olumsuz etkilere karşı Türkiye için tek kalıcı çözüm, yapısal önlemlerdir. Ekonomimizin bugüne kadar sergilediği başarının altında, olumlu seyreden uluslararası konjonktürün rolü yadsınamayacak boyutlarda olmuştur. Dolayısıyla uluslararası konjonktürün eskisi kadar olumlu olmadığı bugünkü ortamda yapılması gereken, ekonomimizin dayanıklılığının güçlendirilmesidir."

"Son günlerde piyasalarda görülen dalgalanmalar, istihdam, toplumsal refah düzeyi, gelir eşitliği ve benzeri konularda kayda değer ilerlemeler sağlayabilmemiz ve sürdürülebilir büyüme oranlarına ulaşabilmemiz açısından uzun dönemli stratejilere gereksinimimiz olduğunu unutturmamalı." diyen TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı konuşmasını şöyle tamamladı:

"TÜSİAD olarak, günümüzdeki yoğun rekabet ortamında, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin yalnızca bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu yapısal reformlar ile yetinmeyip, geleceğe dönük uzun vadeli stratejiler geliştirerek bunların gerektirdiği yapısal dönüşüm sürecini bugünden başlatmasının uluslararası boyutta bir zorunluluk haline geldiğinin de bilincindeyiz. Bunu sağlayabilen ülkeler, son yaşadığımız gelişmelerin de açıkça ortaya koyduğu üzere, küresel ölçekteki dalgalanmalardan da en az düzeyde etkilenmeyi başarabilmektedir.

TÜSİAD Büyüme Stratejileri Dizisi bünyesinde hazırladığımız önceki raporlarımızda uzun dönemli büyüme perspektifi altında; makroekonomik çerçeveden bölgesel gelişmeye, mali yapıdan sermaye birikimine kadar, Türkiye ekonomisi özelinde çeşitli stratejileri ele almıştık. Bunlara ek olarak, günümüzde bilim ve teknolojinin yanı sıra, iyi yetişmiş insan gücünün de ekonominin önemli girdilerinden biri haline gelmiş olması ve başlıca üretim faktörleri arasında kabul edilmesi dolayısıyla, bugün tanıtımını yapacağımız raporun da ana eksenini oluşturan, eğitim konusunun iktisadi büyüme ile arasındaki ilişkisinin incelenmesi, bu çerçeveyi tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious