Tek sorumlu din öğretmeni mi?

  • Giriş : 07.02.2007 / 00:00:00

Çocuk yuvasındaki 'bakıcı anne' skandalı nedeniyle, 'din öğretmeni' görevinden uzaklaştırıldı, 3 'bakıcı anne'nin iş akitleri feshedildi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uğur Dündar yönetimindeki Arena ekibinin ortaya çıkardığı İstanbul'un en büyük çocuk yuvalarından birindeki "bakıcı anne" skandalı nedeniyle, grup sorumlusu "din öğretmeni" görevinden uzaklaştırıldı, 3 "bakıcı anne"nin iş akitleri feshedildi.

İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Seyman, İstanbul'da Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı olan ve Avrupa yakasında bulunan, 7-12 yaş arası çocukların kaldığı çocuk yuvasındaki yaşanan olaydan 2 Şubat Cuma günü haberdar olduklarını ve derhal olaya el koyduklarını söyledi.

Olayı duyar duymaz SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış'ın İstanbul'a geldiğini ve başmüfettişlerin cuma sabahı soruşturmaya başladıklarını belirten Seyman, sadece öğretmenin memur, diğerlerinin sözleşmeli elemanlar olduğunu dile getirdi.

Görüntüleri izlediler
Görüntüleri, kendisinin, Barış'ın ve müfettişlerin önceki akşam izleyebildiklerini anlatan Seyman, şunları söyledi: "İş akitleri feshedilenler zaten memur değiller. Onlar hakkında başmüfettişlikçe yapılacak işlem, olayın ve sorumluluklarının tespitinden ibaret. Bunlarla ilgili adli sorumluluk genel hükümlere tabidir ve tamamen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetkisindedir. Bundan sonra, idari yönden bizim, adli yönden bağımsız yargının yetki ve takdirlerindedir. İşlemleri sürdürüyoruz "

Başsavcılığın talimatı
İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Seyman, bakıcı skandalıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Başmüfettişler yürüttükleri inceleme kapsamında ihtiyaç duydukları takdirde doğrudan cumhuriyet başsavcılıklıklarına suç duyurusunda bulunma yetkisini haizdirler. Bir-takım ifadeler alınacak. Ayrıca belki cumhuriyet başsavcılığının bu konuda talimatları olacaktır. Bunlar intikal ettiği anda derhal yargının talimatları yerine getirilir."

33 kızdan 13'ü kaçak çıktı

AKP milletvekili Çömez'in iddialarını araştıran müfettişler, raporda 33 kızdan 13'ünün yurttan kaçtığını ve kayıp olduğunu belirtti

Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı Atatürk Kız Yetiştirme Yurdu'nda AKP'li Turhan Çömez'in "kayıp" dediği 33 kızdan 13'ünün yurttan kaçtığı ve kayıp olduğu belirlendi. Yurttan kaçan 13 kızla ilgili polise gerekli başvuru yapılırken, iddiaların ardından kurumda yapılan müfettiş incelemesi sonucunda herhangi bir yetkili için cezalandırma talebinde bulunulmadı.
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in, "Yurda bir gece baskın yaptım. O gece 33 kızımızın yurtta olmadığını gördüm" açıklamasına konu olan Bahçelievler'deki Atatürk Kız Yetiştirme Yurdu'nda, Çömez'in iddiaları müfettişler tarafından araştırıldı. Çömez'in kurumu ziyaretinden 9 gün önce de genel teftiş nedeniyle yurtta müfettiş incelemesi yapıldığı, o dönemde de yurtta kayıp kızların olmasına rağmen yurt yetkilileri hakkında herhangi bir soruşturma talebinin bulunmadığı öğrenildi.

Ceza talebi yok
Yurttan sorumlu üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, Çömez'in iddialarını araştıran müfettişin raporunu bakanlığa sunduğu ve yurt ve kurum görevlileri hakkında herhangi bir ceza talebinde bulunmadığı belirtildi. Yurtta kaçak olarak gözüken 33 kızdan 20'sinin durumlarının yetkililer tarafından bilindiği belirlendi. Durumu bilinen yurda bağlı çocukların 18 yaşını doldurana kadar yurt kayıtlarında gözüktüğünü ve kaçak olarak algılandığını anlatan yetkili, o gece Çömez'e eksik bilgi veren 2 görevlinin açığa alındığını belirtti.
Yetkili, kaçak 13 çocukla ilgili olarak kurumun yasal takibat başlattığını söyledi.

Çubukçu'ya göre suçlu 'zihniyet'

Çocuk yuvasındaki şiddet görüntülerinin ardından Çubukçu, "İnsanların beyinlerini değiştirdiği kadar, kalplerini de değiştirmesi gerekiyor" dedi

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, yurtlardaki çocuklara Türkiye'deki pek çok çocuğun sahip olamadığı olanakları sunduklarını, eğitimli bakım personeli çalıştırdıklarını belirterek, "Ancak hastalıklı zihniyet ideallerimize balta vuruyor" dedi.
Arena programında, İstanbul'da Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı bir yuvada çocuklara şiddet uygulandığını kanıtlayan görüntülerin yayımlanması TBMM'de de tartışıldı. CHP Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç, dayak olayının kurumdaki kadrolaşmanın bir sonucu olduğunu söyledi. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Malatya olayından sonra Çubukçu'nun "Çocukların bir damla gözyaşına tüm makamları feda ederim" dediğini anımsatarak, "Artık makamını feda etmek için ne bekliyor, koruması altından çocuklardan daha kaçının dövülmesi gerekiyor? Yapılacak, edilecek açıklamalarıyla sorumluluğunu, ihmalini daha fazla geçiştiremez. İstifa etmesi gerekiyor" diye konuştu.
Bakan Çubukçu, "Olay, son derece üzücü. İnsanların beyinlerini değiştirdiği kadar, kalplerini de değiştirmesi gerekiyor" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious