Teknoloji belli rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor

Teknoloji belli rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor.6118
  • Giriş : 20.10.2007 / 11:58:00

Yaşamımızın vazgeçilmezi teknolojik ürünler belli rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Teknolojinin yaşamımızı kolaylaştırma ve konforu artırmadaki rolü büyük. Ancak her gün yenisi çıkan ve saatlerce ister istemez meşgul olduğumuz teknolojik ürünlerin, yaşamımıza yeni sorunlar kattığı da kesin. Teknolojik devrim sayılsa da bunların başında bilgisayar geliyor. Masa ve dizüstü olsun bilgisayar, "teknolojiye bağlı hastalıkların" en büyük tetikleyicisi.

RSI, hikikomori, internet bağımlılığı, bilgisayara bakma sendromu, MP3’ün sürekli dinlenmesine bağlı işitme kayıpları bunlardan sadece birkaçı. Saatlerce karşısında oturduğumuz bilgisayar göz, kol, boyun, bel, sırt hatta oturma pozisyonuna bağlı diz sorunlarına yol açabiliyor. İşte teknolojinin eseri hastalıklar.

CEP MESAJLARI RSI HASTALIĞI YAPIYOR

Saatlerce cep telefonundan mesaj çekilmesinin eseri RSI (Tekrarlayıcı gerilme yaralanması) hastalığı. Saatlerini mesaj yazmakla geçirenlerde görülebiliyor. Başparmaklarını kullanarak mesaj çeken gençlerin zamanla yarışması hastalığın daha sık görülmesine yol açıyor. Dizüstü bilgisayarlarındaki maus tuşunu idare ederken işaret parmağına fazla yüklenmek, giderek küçülen cep telefonları da hastalığı tetikleyen nedenlerden. Aslında kavrama ve tutma hareketleri sağlık açısından yararlı. Ancak mesaj yollarken, fareyi yönetirken parmak uçlarıyla yapılan tekrarlayıcı hareketler risk yaratıyor. RSI, parmaklarda uyuşukluk, zayıflık, hareket yeteğinin azalması, kas spazmı, iğne batırılıyor hissi veren derin ve vurucu ağrılarla kendini belli ediyor.

ADALE SPAZMI

Hayatında bilgisayar olup da baş-boyun-omuz ve sırt ağrıları çekmeyen var mı! Bilgisayarların karşısında saatlerce oturanlarda sık görülen sorunlardan biri adale spazmı. Boynun her iki ön bölgesinde, ense kökünde, başın arka kısmında, her iki omuz ve kürek kemiğinin iç yan yüzlerinde bazen ele gelen, yumak gibi hissedilen adale toplanması görülüyor. Kas spazmı adalenin hareketiyle artan ağrıya neden oluyor. Klima, egzersizden uzak yaşam gibi faktörler birleşince adale spazmı kronikleşiyor. Uyku bozukluğu, sabah yorgunluğu, artan şiddette ağrılar ortaya çıkıyor. Bilgisayarı kullanırken yanlış vücut duruşu da adale spazmını tetikliyor. Bilgisayar kullananlarda ayrıca, el bileğinde sinir sıkışması (karpal tünel sendromu), başparmak ve el bileğinde tendon iltihaplanması, omuz ve dirsekte tendon iltihaplanması gibi sorunlara da rastlanıyor.

HİKİKOMORİ ADINI JAPONLAR KOYDU

Teknolojinin son eserlerinden Hikikomori’nin Türkçesi "sosyal çekilme". Japonya’da 1 milyonu aşkın gencin böyle bir sorunu bulunduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de bu tanıyı alan kimse henüz yok. Ancak Japonya için giderek büyüyen bir sorun. Hikikomori vakaları ergenlik yaşında, kişilikleri fazla gelişmemiş, çocuksu, aşırı uysal, toplum yaşamına karışmıyor, arkadaş edinmiyor, işe gitmiyor, evlenmek gibi bir beklentileri yok, vaktinin çoğunu bilgisayar ve televizyon karşısında geçiriyor. Zaman zaman saldırganlık görülüyor. Aslında hastalıkla ilgili tartışmalar tıp dünyasında da devam ediyor. Psikiyatristlere göre bu Japonya’ya özel kültürel bir hastalık. Bazılarına göre bu bilinen hastalıkların yeniden tanımlanması, dolayısıyla yeni bir hastalık değil. Ayrıca ’teknolojik aletlere aşırı ilgi bir sebep mi, yoksa sonuç mu?’ sorusu da henüz tam yanıtlanmadı. Daha çok gençlerde görülüyor. Çünkü yeni teknolojiyi daha kolay kavrayıp, kullanıyorlar.

İNTERNET BAĞIMLILIĞI

Yaklaşık 10 yıl önce tanımlanan bu hastalık Türkiye’de ve dünyada giderek daha sık görülüyor. Sürekli internetle zaman geçiren, internet başında rahatlayan, internete girmesi engellenirse huzursuz olan ve girmek için yollar arayan, bu yüzden iş, eğitim ve sosyal çevre kaybı olan kişilere bu tanı konuyor. Aslında bu tanı konmaya başlanmışsa da mevcut hastalık sınıflamalarına henüz alınmadı.

BİLGİSAYARA BAKMA SENDROMU

Teknolojiden en fazla zarar gören organlardan biri de gözler. Uzun süre bilgisayar ekranına bakmaya bağlı, gözlerde kuruma meydana geliyor. Ağrı, yorgunluk, rahatsızlık, kızarıklık, bulanık görme, çift görme, batma, göz içinde yabancı cisim hissi, çapaklanma, akıntı, kapakların birbirine yapışması, kaşınma, yanma, devamlı veya aralıklı gözyaşı akıntısı, ışığa hassasiyet gibi belirtiler gösterebiliyor. Aslında baş-boyun-omuz ve sırt ağrılarının da zemininde aynı sendrom var. Bilgisayara bakma sendromunun en önemli nedeni göz kuruması. Bilgisayarla çalışma sonrasında gözlerde kuruluk ve buna bağlı yanmayla ağırlık hissi olur. Göz yüzeyindeki kuruluğu telafi etmek üzere refleks bir göz yaşarması da meydana gelebilir. Göz yüzeyinde kuru noktalar oluşmasının temel nedeni ekran karşısında göz kırpma hızının düşmesi. Baş ağrısı, odaklanma güçlüğü, ışığa karşı gözlerin hassaslaşması, göz yorgunluğunun sonuçları.

KLİMANIN YAPTIĞI

Klimaların havayı kuruttukları biliniyor. Klimanın çalıştığı ortamlarda nem azalır. Vücut, alması gereken nemi ağız ve burunda bulunan mukozadan alır. Bir süre sonra ağız ve burnun kuruduğu ve tahriş olmaya başladığı hissedilir. Klima kullanılan ortamdan çıkıldığında ise solunan havada bulunan zararlı partiküller, alerjiye sebep olacak bakteriler, virüsler ve mikroplar doğrudan doğruya vücuda alınıyor.

ROCK DİNLEYENLERRİSK ALTINDA

MP3, Ipod gibi müzik çalarları çok yüksek sesle ve uzun süre dinlemek iç kulak tipi işitme kayıplarına zemin hazırlıyor. Rock müzik dinleyenler daha büyük risk altında. Yine cep telefonlarının çok uzun süreli kullanılmaları halinde işitme kayıpları olabileceğine dair yayınlar yapılmaya başlandı. Bu işitme kayıpları erken farkedilir ve yüksek sesle dinleme alışkanlığından vazgeçilirse normale dönebilir. Ancak yıllarca sürdürülürse işitme kaybı kalıcı olabilir. Müzikçalarlar gibi aletlere aşırı bağlanmak da toplumdan kopmaya neden olabiliyor.

Siz hangisisiniz?

İngiltere’nin saygın tıp dergisi The New Scientist’de geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir haberde bilgisayar ve özellikle de internetin yol açtığı yeni ve ilginç hastalıklara yer verildi. Dergiye göre internet kullanıcılarını bekleyen hastalıklar:



Ego sörfü: Düzenli aralıklarla internette kendi ismini aratan ve hakkında internette ne gibi bilgilere ulaşıldığını kontrol eden kişilerin yakalandığı rahatsızlık.

Enfornografi: Pornografi ve enformasyon sözcüklerinden türetilmiş bu kelime, "bilgi açlığını internette dindirmeye çalışma" olarak tanımlanıyor.

Blog ifşacılığı: Bilinmemesi ve yayılmaması herkes açısından faydalı olan bilgileri on-line yayınlama merakı.

Youtube-Narsizmi: Kendisini tanıtmak için sürekli kendi videolarını internet sitelerinde yayınlama, yayınlatma.

Myspace Taklitçiliği: İnternette başka bir kişiliğe, başka bir role bürünme takıntısı.

Google Takibi: Tüm yakınları ya da tanımadıkları kişiler hakkında internet üzerinden bilgi edinmeye çalışmak.

Siberhondrik:
En ufak bir hastalık belirtisinde, doktora gitmek yerine internetten tedavi yöntemleri arama.

Photolurking: İnternette saatlerce başkalarının fotoğraf albümlerine bakma.

Wikipedializm: Günün önemli bir kısmını internet anskilopedisi Wikipedia’ya katkıda bulunmak, yazılar yazmak ve metinlerde tashih yapmaya harcamak.

Crackberry: Özellikle yöneticilerin yakasına yapışan bu hastalık, adını daha çok kurumsal iletişimde kullanılan, e-mail alıp gönderebilinen, internette sörf yapılabilen ’avuç içi’ bilgisayar türü Blackberry telefonlarından alıyor.

Cheesepodding: Türkçe’de tam karşılığı olmayan bu sözcük ise, zamanının büyük kısmını internetten şarkı indirmekle geçirenler için kullanılıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious