Televizyon kuruluşlarının artık 'sicil kaydı' tutulacak

Televizyon kuruluşlarının artık 'sicil kaydı' tutulacak.55474
  • Giriş : 13.01.2008 / 10:39:00

RTÜK'ün yeni yasa taslağında yer alan düzenleme, sicil kaydı bozuk olan kanallara ağır cezalar getiriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Televizyonlar, artık uyarma ve program durdurma cezası almak yerine, gelir getirici yayınlardan men edilecek. Önceden tutulan 'program sicili'nin yerini 'televizyon sicili' alacak. Aynı yayın ihlalinin farklı programlarda bile olsa tekrarlanması, televizyon kuruluşunun önce uyarılmasına, ardından da 1 ila 3 gün arasında reklam yayınlamama cezası almasına sebep olacak. İhlalin 5 kez tekrarı halinde o yayın kuruluşu lisansını kaybedecek. Avrupa Birliği mevzuatlarına uygun olarak getirilen müeyyideler sebebiyle televizyonlar, tüm gün yayınladıkları programların içeriğine dikkat etmek zorunda kalacak.

Söz konusu düzenlemeyi, hem medya hem de reklam sektörü farklı bakış açılarıyla değerlendiriyor. Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu, müeyyidelere esas teşkil eden ilkelerin muğlak olduğunu belirtirken, sadece taslak halindeki yeni yaptırımlara değil, eski program durdurma ve para cezası gibi müeyyidelere de karşı çıktığının altını çiziyor. Medya Club Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çınar, "En önemli ceza, reklam gelirinin kesilmesidir." sözleriyle düzenlemeye destek veriyor. Çınar'a göre, sektör bir sıkıntı yaşasa da, ekran kirliliği bu şekilde giderilmiş olacak. İletişim ve reklamcılık uzmanı Günseli Özen Ocakoğlu, endişesini, "Tasarı bu haliyle kabul edilirse, basın organları yaşayamaz, reklam verecek şirket kalmaz." şeklinde dile getiriyor. atv Genel Yayın Yönetmeni Adem Gürses'e göre de, taslak yasalaştıktan sonra müeyyideleri herkes kabullenecek. Samanyolu Haber Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken ise bir programdan dolayı bütün kanala ceza verilmesinin, televizyon kuruluşlarının aleyhine olacağına işaret ediyor: "Hiçbir ceza, programın kalitesini artırmaz ya da düşürmez."

RTÜK'le ilgili yeni düzenlemeye göre, artık programların değil, televizyon kanalının sicil kaydı tutulacak. Eski kanunda, bir televizyon programında gerçekleştirilen yayın ihlali o programla sınırlı kalıyordu. Televizyon kuruluşunun ceza alabilmesi için aynı programda iki kez aynı yayın ilkesinin ihlal edilmesi gerekiyordu. Ancak yeni uygulamada, bir programda yapılan ihlal, diğer programları da bağlayacak. Aynı ihlalin farklı programlarda bile olsa tekrarlanması, televizyon kuruluşunun önce uyarılmasına, ardından da 1 ila 3 gün arasında reklam yayınlamama cezası almasına sebep olacak. Cezalar bununla da sınırlı kalmayacak. İlk etapta uyarı alan kanal, aynı ihlalin tekrarlanması halinde 1-3 gün arası, üçüncü tekrarında 3-9 gün arası reklam yayınlamama cezası alacak. Yine tekrarı halinde de 15-90 gün arası yayın durdurma cezası gelecek. İhlalin 5 kez tekrarı durumunda o kuruluş lisansını kaybedecek. Yayın ihlali konusunda televizyon kanallarına uygulanan müeyyidelerin caydırıcı olmaması yayıncı kuruluşları fazla etkilemiyordu. Yeni düzenleme ile televizyonlar, tüm gün yayınladıkları programların içeriğine dikkat etmek durumunda kalacak. RTÜK'ün verdiği cezalara karşı, yürürlükteki kanunda uygulandığı gibi yargı yolu açık olacak. Öte yandan düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce Üst Kurul, özel radyo ve televizyon kuruluşlarına uygulanan müeyyideleri sicillerinden silecek.

Televizyonlar lisanslarına kavuşuyor

Şu an Başbakanlık'ta, Meclis'e iletilmek üzere bekleyen yeni RTÜK Kanun Taslağı, televizyon kuruluşlarının kalıcı olarak lisanslarını almasını getiren maddeyi de içeriyor. Taslağa göre, dijital yayıncılığın başlayacağı 2012 yılına kadar, RTÜK yayıncı kuruluşlardan frekans kullanımı karşılığında yıllık kira bedeli alacak. Ancak bu kira bedelinin 20 katını nakit olarak verecek olan kuruluş, 2012 yılında yapılması planlanan frekans ihalesine girmeden, lisansını alacak.

Sektör yöneticileri temkinli

Nuri Çolakoğlu (Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı): Sadece taslak halindeki yeni yaptırımlara değil, eski program durdurma ve para cezası gibi müeyyidelere de karşıyım. Yani, taslaktaki müeyyidelere toptan karşıyım. Müeyyidelere esas teşkil eden ilkeler muğlak. Bu muğlaklıktaki maddelerden hareket ederek bu tür cezaların verilmesini doğru bulmuyorum. Adem Gürses (ATV Genel Yayın Yönetmeni): ATV olarak biz mümkün olduğu kadar kurallara uygun yayın yapmayı prensip ediniyoruz. Taslak henüz kabul edilmedi. Ama kabul edilip oturduktan sonra bunu herkesin kabulleneceğini düşünüyorum. Metni yeni inceleme şansı bulabildim. Yasalaşmadığı için bir yorum yapmak sağlıklı değil. Ancak RTÜK'ün taslağının, toplumun kabul göstereceği bir anlayışın dışına taşacağını sanmıyorum.

Mustafa Çınar (Medya Club Yönetim Kurulu Başkanı): 3-4 yıldır RTÜK'ün reklamla ilgili çok ciddi düzenlemeleri oldu. 20 dakikalara varan reklam kuşak süreleri, 6-7 dakikaya kadar indirildi. Bu ciddi bir düşüştü. Bu nedenle ulusal kanallarda reklam fiyatları ciddi biçimde yükseldi. Süre daralınca, reklam verenler açısından da maliyet arttı. Tüm bunlara rağmen Avrupa Birliği üyeliği sürecinde televizyonlardaki reklam kirliliğinin önlenmesi için bunların güzel uygulamalar olduğunu savunduk. Yeni uygulama da bunların devamı niteliğinde. En önemli ceza, reklam gelirinin kesilmesidir. Böylece kurallara daha fazla uyulacağı düşünülüyor. İlaç acı olsa bile şifaya yol açması kabilinden kabul edilmelidir. Ekonomik boyutu açısından, reklam gelirlerinin kesintiye uğraması açısından sektör bir sıkıntı yaşar; ama ekran kirliliği bu şekilde giderilmiş olur.

Ahmet Böken (Samanyolu Haber Genel Yayın Yönetmeni): Bir programdan dolayı bütün kanala ceza verilmesi, televizyon kuruluşlarının aleyhine olur. Çünkü bir programcının yaptığı hatanın faturasını bütün kanal ödemiş olur. Bu da hoş olmaz. Yaptırım ve etkinlik olarak bakarsak gerçekten de caydırıcı olur. Yöneticiler bundan sonra programcılarına daha fazla dikkat etmek zorunda kalacak. Bir programdan dolayı tüm kanalı cezalandırmayı sistemin içinde biri olarak doğru bulmuyorum. Hiçbir ceza, programın kalitesini artırmaz ya da düşürmez. Toplumsal kalitemizi artırabilirsek insanlarımız da kaliteli programları tercih ederler. Bir yandan reyting adına kalitesiz programlar yapılıyor, bir yandan da bunlar izlenerek destek veriliyor. Programların kalitesi artırılmak isteniyorsa bu ceza ile değil de programın yapımcıları ile olacak bir şey. İnsanların kalitesini artırırsak, bu işler kolaylaşır.

Günseli Özen Ocakoğlu (Zaman Gazetesi yazarı): Tasarı bu haliyle kabul edilirse, basın organları yaşayamaz, reklam verecek şirket kalmaz. Daha kötüsü, mesele ekonominin çarklarının işleyişine kadar gider. Geçmişte de reklam verilmediği için ekonominin çarkları durmuştu. Ancak diğer tarafta, kanallar kendilerine gösterilen kolaylıkları ve toleransları iyice laçkalaştırdılar. Yine de reklam gelirlerini düşürmek istemeyeceklerdir. RTÜK bunları defalarca uyarmak istemediği için böyle bir uygulamaya gitti diye düşünüyorum. Yine de bu uygulamanın, iki tarafı bir noktada birleştirecek şekilde yumuşatılacağına inanıyorum.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious