Terim'in maaşıyla kaç karakol yapılır?

Terim'in maaşıyla kaç karakol yapılır?.11040
  • Giriş : 17.10.2008 / 08:13:00

Terim’e maaşı da, askere golf sahası yapılması için tahsis edilen para da bu gariban halkın parası.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Doğrusunu isterseniz yazı başlığındaki karşılaştırma çok doğru değil. Elbette her mesleğin bir piyasası, profesyonel çalışanların bir ücret skalası var. Niyetim konuyu ajite etmek değil. Konu üzerinden vermek istediğimiz güçlü bir mesaj var.

Piyasaların da, insanların da morallerinin bozuk olduğu günlerde bazı ayrıntılar daha da önem kazanıyor.

Bankalardaki toplam mevduat küresel kriz tartışmalarının başlamasıyla birlikte hızla azalma eğilimine girdi. Örneğin 26 Eylül- 3 Ekim arası, yani 1 haftalık dönemde toplam mevduatta 6 milyar 634 milyon YTL azalma olmuş. Geçen 2 haftalık dönemde bu rakam en az 2 misline çıkmış olmalı. Herkesin bir güvene, dayanabileceği bir moral desteğe ihtiyacı var. Piyasalara moral vermek isteyen devletlerin kriz ortamından çıkmak için yaptıkları iş de zaten bu. Güven oluşturmak istiyorlar.

İnsanların gelecek kaygısına düştüğü günlerde herkesin daha dikkatli olması gerekiyor. Özellikle kamuoyu önündeki insanların davranışlarının sembolik açıdan da olsa büyük önemi var. Devletin parasının çarçur edilmediği ve savrulmadığı izlenimi çok önemli... Son günlerde TSK'nın bu kadar eleştirilmesinin bir nedeni de bu. Devletin hiçbir ihtiyacını esirgemediği kurumun uygulamaları ve işini ne kadar düzgün yaptığı ilk defa yüksek sesle sorgulanıyor. Artık kamuoyu, “ben yaptım oldu” anlayışına pirim vermiyor, “ne yaptın, ne oldu” diye soruyor.

Para kime var, kime yok?

Unutulmamalıdır ki, Terim'e maaş olarak verilmesi düşünülen ücret de, askeri tesislere golf sahası yapılması için tahsis edilen para da bu gariban halkın parası. Devletin parasını tasarruf yetkisi bulunan insanların bu sorumlulukla hareket etmesi gerekiyor.

Haberlere göre, Terim'in maaşı 2 katına çıkarak aylık 220 Milyar (220 Bin YTL) oluyormuş. Doğan Grubu'nun bir gazetesi, “akıllara zarar” diye vermiş haberi.

Terim'in kaderine bakın ki, imzalaması beklenen sözleşme paramız olmadığı için karakol yapamıyoruz açıklamasının yapıldığı, küresel krizin moralleri sarstığı, dahası 3 maçta 13 gol yiyen Estonya'dan 1 puanı ancak çıkarabildiği maçın ertesine denk geldi. Böylesi bir ortamda aylık 220 Bin YTL'yi kamuoyuna izah edebilmek oldukça güç.

Sizce, Estonya maçında takımın başında hiç teknik direktör olmasaydı sonuç bundan daha kötü mü olurdu? Bu parayı hak ettiğini gösterecek güçlü fotoğrafa ihtiyacı var Sayın Terim'in.

Başbakanın aylık maaşının 8 bin 987 YTL olduğu, çalışanların aldıkları ücretten ve kendilerine önerilen maaş artışlarından memnun olmadığı bir ortamda 220 Bin YTL maaşa imza atmaya hazırlanan Terim'in işi oldukça zor. Kaldı ki kamuoyunun sempatisini büyük ölçüde yitirdi Sayın Terim.

Dün medyada Avustralya kaynaklı ilginç bir haber vardı. 1998'de 14 yaşındayken kayıplara karıştıktan sonra yıllarca aranan Natasha Ryan, olayın üzerinden beş yıl geçtikten sonra Queensland'da yaşayan sevgilisi Scott Black'in evinde bir dolabın içerisinde bulunmuş. İkili evlenmeye karar vermişler.

Avustralya basını, kendisinden haber alınabilmesi ve bulunması için tam 160 bin dolar harcanan Natasha için halktan kesilen vergi paralarının boşa gittiğini yazıp çiziyor. Şimdi kamuoyu bu paranın ödenmesini bekliyor.

Görüyorsunuz, vergi verenler, “nerede - nasıl harcadınız” diye hesap da soruyorlar. Ülkemiz kamuoyu da artık bu hassasiyetle hareket etmeli. Her kim olursa olsun hesap sorabilmeli. Devletin parası bizim paramız. Çocuğa verilen harçlığın hesabını sorma rahatlığında sormak lazım bu paraların hesabını. Bundan çekinmemek lazım.

Herkes bu Paşa'dan özür dilesin…
Aktütün karakoluna yapılan saldırıda 17 vatan evladı şehit olunca, demokrasiye prim verdi, seçilmiş iktidara posta koymadı diye medyamızın bir türlü hazzetmediği önceki Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Paşa'nın kulakları çınlatıldı sürekli.

Nedeni malum… Paşamız görev yaptığı dönemde Güneydoğu'da teröre karşı alınan güvenlik önlemlerinden söz ederken, 'oralar BBG evi' gibi demişti. Çok sayıda şehit verilince haklı olarak “hani BBG eviydi diye sordu medyamız. Üstelik bir türlü hazzetmedikleri Büyükanıt Paşa'ya hazır vurma imkânı doğmuşken.

Taraf gazetesinin hafta başında fotoğraflarını yayınlandığı ve görüntülerini de medyaya servis ettiği haber sayesinde görüldü ki, hakikaten o bölge BBG evi gibiymiş. Meğer baskın göstere göstere gelmiş. Yayın yasağı geldiği için daha fazla ayrıntıya girmeyelim ama haber medyada bomba gibi patladı. Eleştiriler öyle arttı ki, sonunda İlker Paşa'da patladı. Ama eleştirilere cevap vermek yerine, kesin bu tartışmaları demeye getirdi. Kamuoyu tatmin olmadı.
Madem BBG evi gibi olduğu anlaşıldı bölgenin, “hani BBG eviydi?” diye Büyükanıt Paşa'yı eleştiren ve yerden yere vuran herkesin şimdi Paşa'dan özür dilemesi gerekiyor. Şimdi kimi meslektaşlarımız haklı olarak bunu da soruyor.

Gerçeği sulandırma

Star haber, Taraf gazetesinin yayınladığı belgelerin Aktütün saldırısının olduğu döneme gelmediğini göstermek için yayınlanan görüntülerin tarih ve saatine dikkat çekmek istedi. Taraf sunduğu yeni kanıtlarla konuyu sulandırmaya yönelik bu tür çabaları da çürüttü. Gazetenin verdiği koordinatlar doğru çıktı.
Star haber yayınlanan görüntülerin ne zamana ait olduğunu sorgularken, şu soruyu bir türlü sormadı. Görüntülerden de anlaşıldığı gibi, madem o bölge katırın kuyruğuna konan sineğe kadar bu kadar net izlenebiliyordu da, ne oldu da 300'ü aşkın teröristin bölgedeki hareketi gözden kaçtı ve 17 vatan evladını şehit vermek zorunda kaldık.

Yazımızı, Milliyet yazarı Kadri Gürsel'in, “Aktütün skandalı aydınlatılmalıdır” başlıklı dünkü yazısında temas ettiği kimi çarpıcı satırları aktararak sonlandıralım. İlker Paşa bu sorulara ne cevap verecektir acaba?
“Aktütün karakolunun saldırı tehdidi altında olduğunu gösteren istihbarat bulguları neden değerlendirilmemiştir?

Türkiye Cumhuriyeti bu sorunun cevabını en kısa zamanda bulmak, bunu kamuoyuna açıklamak ve Aktütün skandalının sorumlularını cezalandırmak mecburiyeti ile yüz yüzedir.

Aktütün skandalı aydınlatılmazsa Türkiye'nin terörle mücadelesi zaafa uğrar. 24 yıldır ülke için canını vermekten, sakat kalmaktan çekinmemiş insanlardan aynı fedakârlığı sürdürmelerini beklemek artık eskisi kadar kolay olmaz.
Skandal aydınlatılmazsa, PKK'nın bundan sonra vuku bulacak saldırılarının kanlı sonuçları hakkında kamuoyunun şüphe duyması önlenemez.
Aktütün aydınlatılmazsa, Genelkurmay ve onun PKK terörüyle mücadelesi, laik-İslamcı kutuplaşmasının toksik etkisi altında kalarak prestij kaybına uğrayabilir. Çünkü AKP mahfillerinde ve medyasında TSK'nın terörle mücadeleyi siyaset üzerindeki rol ve etkisini sürdürmenin bir aracı olarak kullandığı şeklindeki bir propaganda yaygın biçimde yapılmaktadır.
Her türlü çıkarın üstünde tutulması gereken ülke güvenliği komplo teorilerine kurban edilmek istenmiyorsa bu skandal kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılmalıdır.

Doğrusu söze ne denir? Aklın yolu bir dedikleri böyle bir şey olsa gerek.
Terim'in maaşı mı dediniz? Verin gitsin canım. Saha kenarındaki mücadele cephedekinden daha az mı önemli? Kaldı ki, hangi başarısız bürokrat işini düzgün yapmadı diye görevden çekiliyor ki, Terim de çekilsin… Hem bunca olan biten arasında bu ayrıntının ne önemi var ki?

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*