Terör örgütü, gerçek yüzünü göstermeye mecbur kaldı

Terör örgütü, gerçek yüzünü göstermeye mecbur kaldı.12672
  • Giriş : 22.10.2007 / 08:45:00

Keder ve öfkenin, milletçe aklımızı başımızdan alacak kadar yoğunlaştığı saatler, günler yaşıyoruz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Seçimde Güneydoğu’da bölücü siyasetin mevzi kaybettiğini gören terör örgütü, gerçek yüzünü göstermeye mecbur kaldı. Onların işini kolaylaştıran hesaplar ise daha mühim.

Güngör Mengi'nin köşe yazısı

Alçak tahrik!


Keder ve öfkenin, milletçe aklımızı başımızdan alacak kadar yoğunlaştığı saatler, günler yaşıyoruz.

Kontrol edemezsek bu duygular çok tahrip edici olabilir.

Ulusal onurumuza yönelik bir saldırıya uğramak kötüdür ama tepki gösterirken aklın yolunu kaybetmek daha kötüdür.

PKK 29 Eylül’de Beytüşşebap’ta köylerine su götürmek için çalışan çoğu korucuların oluşturduğu 12 sivili acımasızca katletti.

Bir hafta sonra Gabar Dağı’nda bir askeri birliği pusuya düşürerek 13 askerimizi şehit etti.

Hükümet nihayet bir kararlılık göstermek adına, orduyu sınır ötesi operasyona yollama yetkisini meclisten aldı.

Bu yetkinin caydırıcı olacağı umuluyordu. Çünkü Kuzey Irak Kürt yönetimi, bağımsız devlet hedefine giden yolda bir Türk askeri müdahalesinin bütün hesapları tersine çevireceğini tahmin edebilirdi.

Keza Amerika da hem Türkiye ile ilişkilerinin daha fazla bozulmasına, hem Irak’taki tek güvenli bölgenin karışmasına razı olmayacağı için PKK’yı kış uykusuna erken yatırabilirdi.

Onurumuz incindi

Ankara hükümeti de zaten “Tezkereyi aldık ama inşallah kullanmak zorunda kalmayız” havası içindeydi.

Ama bu dilek gerçekleşmemiş, Türkiye dün bir tatil sabahına yeni bir felâket haberi ile uyanmıştır.

Kalabalık bir terörist grubunun Kuzey Irak’tan sızıp sınıra yakın bir askeri birliğimize saldırarak 12 askerimizi şehit ettiği haberi, Türkiye’yi kolay yönetilemeyecek bir ülke haline getirmiştir.

Hakkâri Dağlıca’daki olay yönetim zorluğunu büyütmüştür.

Ülkenin çeşitli kentlerinde yer alan gösteriler sadece PKK’yı protesto etmekle kalmıyor, ihanetin ininde bastırılmasını, himaye edenlerin de cezalandırılmasını talep ediyor.

İşte iyi yöneticiler burada lâzım: Askerlerimize saldırarak ülkede bir öfke ve intikam volkanı patlatmak isteyen fesadın amacı da acaba Türk Ordusu’nu Irak bataklığına çekmek olabilir mi?

Kuzey Irak’ta bağımsız devlet hayali kuran Kürtlerle PKK’nın amaçları paralel değildir. Kuzey Irak Kürtleri, askeri bir müdahaleye ve Türkiye’nin ambargo tedbirlerine hedef olmak istemksez. Ama PKK, Türkiye bu batağa girsin ve yıpransın ister.

Son seçimde Güneydoğu’da bölücü siyasetlerin mevzi kaybettiğini görmek terör örgütünü daha riskli eylemleri göze almaya mecbur etmiştir.

En büyük günahâr

Doğru karar vermek zorundayız: PKK’nın sorumluluğunu Barzani’ye mi ödetmeliyiz, yoksa onu muhatap almama inadından vazgeçip işbirliği imkânı mı aramalıyız?

Barzani “PKK liderlerinin Türkiye’ye teslim edilmesi, gerçekleşmeyecek bir hayaldir” derken siyaset yapıyor. Gerçeği Irak Cumhurbaşkanı Talabani söyledi:

“Türkiye’nin bizden istediği PKK yetkilileri dağlarda bulunuyorlar. Orası çok güç bir yerdir. Türkiye büyük gücüne rağmen onları yakalayamıyorsa biz nasıl yakalayalım?”

Bölgesel Kürt yönetimi bir zavallılığı temsil ediyor. Ama Türkiye’yi hükmü altına alan öfke ve keder daha fazla sabır göstermeye imkân tanımayacaktır.

Hükümet intikam talep eden kamuoyunun baskısını göğüslenebilir düzeye indirmek için medyayı etkilemek istiyor ama sonuç alması kolay olmayacaktır.

Eğer PKK’nın son riskli eylemleri Türkiye’yi Kuzey Irak’a çekme amacını taşıyorsa, sınır ötesi operasyonda gecikme bölücü örgütü yeni tahrik eylemlerine sevkedecektir. Dikkatli olalım.

Bu kanlı ve alçak oyunun sorumlusu Amerika’dır. Onun bizden ne istediğini gerçekten öğrenmeden atacağımız her adım karanlığa göz kırpmak olacaktır.

Başbakan Erdoğan’ın ABD Başkanı Bush’la buluşacağı 5 Kasım bu bakımdan çok önemli.

VATAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious