Terörist, bakan, yeğen ilişkisi!

Terörist, bakan, yeğen ilişkisi! .13916
  • Giriş : 20.11.2007 / 06:31:00
  • Güncelleme : 20.11.2007 / 02:06:28

Yücel Halis’i Kuzey Irak’ta 8 Mehmetçiği tutanakla teslim alan kişi olarak tanıdık.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Yücel Halis’i 12 Mehmetçiğin şehit düştüğü Dağlıca saldırısı ve kaçırılan 8 Mehmetçiği Kuzey Irak’a giden Demokrat Toplum Partisi (DTP) Milletvekillerine tutanakla teslim eden kişi olarak tanıdı. Oysa ki, "Alişer Koçgiri" kod adlı bu teröristin oldukça ilginç bir geçmişi var. Amcası eski bir bakan, halasının oğlu şehit polis olan Yücel Halis, terör örgütü PKK’nın "Koçgiri Celladı" diye biliniyor.

Halen terör örgütünün Hakkari bölge sorumlusu olan Yücel Halis, Sivas eski SHP Milletvekili ve Devlet Bakanı, daha sonra CHP’den Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Ziya Halis’in de yeğeni.

BAKAN YEĞENİNE ÖZEL EYALET

Müteahhit olan amcası Ziya Halis’in yanında çalışan ve Ankara merkezli Halis İnşaat Ticaret Ltd. Şirketi’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde aldığı okul, köy yolu ve köprüsü gibi inşaatların başında bulunan Yücel Halis, 1993 yılında amcası Sivas Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seçildiği sırada PKK terör örgütü ile tanıştı. Yücel Halis’in PKK’ya katılması ile birlikte, Terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan, yeni bir yapılanmaya giderek, 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı bağımsız Kürt devleti amacıyla girişilen ilk Kürt ayaklanması olan ‘Koçgiri İsyanına atfen ‘Koçgiri’ adını verdiği sözde yeni bir eyalet daha kurdu. Öcalan, ‘Koçgiri Eyaleti’ olarak adlandırdığı Sivas- Zara- Divriği- Kangal ve Hafik bölgelerini kapsayan bu alanın sorumlusu olarakta "Alişer Koçgiri" kod adıyla Yücel Halis’i atadı.

Alişer Koçgiri’nin ilk eylemi ise 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak olaylarından 3 gün önce Erzincan-Sivas Karayolu’nu kesmek oldu. Alişer Koçgiri, bu dönemde bölgede bir çok kanlı eyleme imza attı. Ancak, bölgede teröre karşı güvenlik kuvvetlerinin yürüttüğü operasyonlar sırasında grubuyla birlikte ciddi kayıplar verdi. PKK üst düzey yöneticilerinin beklediği etkiyi bölgede gösteremeyen Yücel Halis, 1997 yılında Abdullah Öcalan tarafından Şam’a çağrıldı. Bir süre Ermenistan’da kalan Yücel Halis daha sonra Kuzey Irak Bölgesi’ndeki kamplarda eğitmen oldu. Halis, 2005 yılında Hakkari Bölge sorumlusu oldu.

ZİYA HALİS: 1993’TEN BERİ GÖRÜŞMÜYORUZ

"Alişer Koçgiri" kod adlı Yücel Halis’in amcası, eski bakan Ziya Halis, "O tercihini silahtan yana yaptı ve ailemizle bağlarını kopardı. 1993’ten beri hiçbir temasımız yok" dediği yeğeninin PKK’ya katıldığı tarihlerde farklı bir acıyı daha yaşadı. Ziya Halis’in ağabeyinin oğlu olan ve bir dönem şirketinde çalışan Yücel Halis’in sözde Koçgirir Ayaleti’nde kan kusturduğu günlerde Kız kardeşinin oğlu olan Yadigar Akanlaç ise polis olarak İstanbul’da görev yapıyordu. Dönemin Devlet Bakanı Ziya Halis’in polis memuru olan diğer yeğeni Yadigar Akanlaç ise 27 Nisan 1993 tarihinde İstanbul Kartal’da devriye gezen ekip arabasını Dev-Sol mensuplarının taraması sonucu şehit düştü.

'KİM YAKINSA ONA GİDERİM'

Ziya Halis şehit yeğeninin cenaze törenine katıltırken gazetecilerin Yücel Halis ile ilgili olarak sordukları bir soruya ilginç bir cevap verdi. Halis, "Yücel ile Yadigar aynı mezarlıkta yatsa önce hengisini ziyaret edersiniz?" şeklindeki bir soruya "Hangisi yakındaysa" diye verdiği cevapla o tarihli gazetelerin manşeti olmuştu.

Dağlıca saldırırsı sonrası kaçırılan 8 askerin DPT’lilere teslim edilişi ile yeniden gündeme gelen Yücel Halis ile birlikte Ziya Halis, abisinin oğlu "Alişer Koçgir" kod adlı terörist yeğeni hakkında son kez konuştu. Eski Devlet Bakanı Halis, Yücel Halis’in 12 askerin şehit edildiği olayın planlayıcısı olduğu yönündeki iddiaları basından öğrendiğini ve büyük üzüntü duyduğunu bildirdi. Yücel Halis’in 1991’de cezaevine girdiğini, 2 yıl kadar yattıktan sonra çıktığını ve sonra örgüte katıldığını kaydeden Halis, şunları söyledi:

"Ben de abim de aileden herhangi biri de bu yeğenimle görüşmüyor. O tercihini silahtan yana yaptığından beri hiçbir şekilde temasımız yok. Zaten o da benim siyasal ve demokratik tavrımı doğru bulmazdı. Ancak zaman zaman onun yüzünden, "Suçların şahsiliği" ilkesi unutularak ailemizi hedef alıyorlar.O kendi iradesiyle bu yolu seçti ve biz de onunla bağımızı kopardık. Başka ne yapabilirdik ki?"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious