'Terörle Mücadele Yasa Tasarısı yeniden yazılmalı'

  • Giriş : 30.04.2006 / 00:00:00

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'nın kamuoyunda oluşan kaygıları giderecek şekilde yeniden yazılmasında yarar olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin kontr-terör veya anti-terör dozajı güçlü bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu dile getiren Özok, "Bu nedenle Terörle Mücadele Yasası, Anayasa'da tanımlanan devletin kuruluş ideolojisine ve temel niteliklerine yönelik terörizm eylemlerini bir bütün olarak kapsamalı. Terörizm ile diğer suçlar, terörist ile terör amacı taşımayan suç işleyen sıradan vatandaş arasında kalın bir çizgi oluşturulmalı" dedi.

Özok, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın terörizm ile mücadelede ulusal yöntem gereksinimini gidermediğini ileri sürdü. Özok, "Tasarının, terörle mücadelenin siyasal, sosyal, ekonomik, psikolojik ve hatta hukuki boyutlarını tümüyle kapsamadığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Tasarı ile güvenlik güçlerinin operasyonlara ilişkin çözüm beklentilerinin özgürlükler sınırlanır kaygısı ile giderilmediğini dile getiren Özok, "Tasarının terör suçlarının kapsamını ve bu suçların medya yoluyla işlenmesini düzenleyen hükümlerinde ise özgürlükçü yaklaşımdan uzaklaşılmıştır" ifadesini kullandı.

Özok, tasarının 5. maddesinin propaganda suçunun basın ve yayın organları aracılığı ile işlenmesini düzenleyen hükmünün hangi haberin propaganda sayılabileceğine yönelik bir tanım içermediğini, bu nedenle basın özgürlüğü açısından keyfi uygulamalara neden olabileceği uyarısında bulundu.

Özok, tasarının 6. maddesi ile ilgili ise şu görüşleri dile getirdi: "Terörle Mücadele Yasa Tasarısı, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 314. maddesinde tanımı yapılan silahlı örgüt dışındaki terör örgütlerinin silahlı örgüt gibi cezalandırılmasını amaçlayan bir düzenleme yapmaktadır. Bu nedenle tasarının 6. maddesinin 1. fıkrasında TCK 314. maddeye atıfta bulunarak silahsız terör örgütlerinin de silahlı örgüt gibi cezalandırılmasını düzenlemektedir. TCK'nın söz konusu 314. maddesinin 3. fıkrasının ise ''suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna'' ilişkin etkin pişmanlık hükümlerinin bu suç içinde de aynen uygulanacağını düzenlemekte ve TCK'nın yasanın suç işlemek için örgüt kurma ve bu suçtan etkin pişmanlığı düzenleyen 220 ve 221. maddelere atıf yapılmaktadır. Bugünkü mevzuat ve Yargıtay uygulamaları, TCK'nın 314. maddesi kapsamındaki silahlı örgütler hakkında yasal şartları oluşturduğu takdirde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağını tanımaktadır. Tasarının 6. maddesinde yapılan yeni düzenleme, silahlı eylemleri olmayan, fakat Yargıtay kararlarıyla terör örgütü kabul edilen örgütlerin yönetici ve mensuplarının da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması olanağını sağlamaktadır. TCK'nın 314. maddesinde belirtilen silahlı örgütleri kuranların eylemlerinden dolayı 765 sayılı eski TCK'nın 125 veya 146. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları durumunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmalarına ise 221. maddenin 4. fıkrasının açık hükmü karşısında yasal olanak bulunmamaktadır"

Özok, ilgili tasarının yorum tartışmalarına açık olduğunu ifade ederek, "Zorunlu da olmadığına inandığımız bu düzenlemenin kamuoyunda oluşan kaygıları giderecek şekilde yeniden yazılmasında yarar vardır.'' dedi.


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious