Terörün kapsamı genişledi

  • Giriş : 19.04.2006 / 00:00:00

Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı’nda yapılan değişiklikle ‘Terör ve örgütü tanımı’ başlığı ‘terör tanımı’ olarak yeniden düzenlendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) değişiklik öngören tasarıda terörün tanımı aynen korunurken, kapsamı genişletildi. Tasarı, başta bölücü terör örgütü PKK olmak üzere terörist örgüt ve faaliyetlere göz açtırmayacak hükümler getiriyor. Tasarıyla bayrak yakma, hırsızlık, gasp, orman yakma, kaçakçılık, uyuşturucu ticareti gibi çok sayıda suç terör kapsamına alınarak hapis cezaları yarı oranında artırılıyor. Sokak gösterilerinde örgüte ait resim ve pankartları taşıyanlar, slogan atanlar, yüzlerini kapatanlar, örgüte ait amblem ve işaretleri takanlar 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Terör örgütünün veya amacının propagandasını yapanlar ile örgüte üye kazandırmaya yönelik faaliyetlerde bulunanlara da 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu suçlar siyasi parti, dernek, vakıf, sendikalarla, öğretim kurumu ve öğrenci yurtlarında işlenirse cezalar 6 yıla kadar artırılacak.

Daha önce gündeme gelen taslakla terörün tanımının değişmesi yoğun tartışmalara yol açarken hazırlanan tasarıda terörün tanımında değişiklik öngörülmüyor. Yine eleştirilere yol açan önleme tedbirleri konusunda da yeni bir düzenleme getirilmiyor. Mevcut TMK’daki bazı hükümler yeni ceza yasalarında yer aldığı için tekrar olmaması için kanundan çıkarılırken, bazı maddelerde ise yeni TCK’yla uyum sağlanması amacıyla teknik değişiklikler yapılıyor.

Mevcut yasada terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef gösteren, örgütün bildiri ve açıklamalarını yayınlayan, ihbarcıların kimliklerini açıklayanlar açısından sadece para cezası öngörülürken tasarıyla bu suçları işleyenler için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriliyor. Bu tür yayınları yapan medya kuruluşlarının sahipleri 20 bin YTL’den 1 milyon YTL’ye kadar adli para cezasına çarptırılacak. Sorumlu müdürlere de 500 bin YTL’ye kadar para cezası verilecek. Tasarıda, terör suçlarının soruşturulma ve kovuşturulma usulüyle ilgili de değişiklikler yapılıyor. Terör suçu şüphesiyle yakalanan veya gözaltına alınan kişilerin avukat yardımından yararlandırılmasıyla ilgili bazı kısıtlamalar öngörülüyor. Buna göre terör şüphesiyle gözaltına alınan şahıslar sadece 1 avukat tutabilecek. Şüphelinin avukatıyla görüşme hakkı 24 saat süreyle kısıtlanabilecek. Avukatın dosya içeriğini incelemesi ve belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği gerekçesiyle hakim kararıyla kısıtlanabilecek.

Terör suçlularının takibinde, telefon dinleme, gizli soruşturmacı ve teknik izlemeyle ilgili tedbirlerin uygulanmasını kısıtlayan istisnalar geçerli olmayacak. Bu tedbirler terör suçlarıyla ilgili soruşturmalarda daha etkin uygulanacak. Terörle mücadelede görev alan güvenlik güçleri, hakim ve savcılar ile cezaevi yöneticilerinin koruma ve güvenlik talepleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirilecek. Mardin Kızıltepe’de 12 yaşındaki bir çocuğun terörist sanılarak öldürülmesi olayıyla gündeme gelen operasyonlarda silah kullanma yetkisi de yeniden düzenlendi. Terör örgütlerine yönelik operasyonlarda ‘teslim ol’ emrine uymayanlara karşı silah kullanan güvenlik görevlileri tehlikeyi etkisiz kılacak ölçü ve orantıyı dikkate alarak ateş edecek.

Finansmana ‘isteyerek’ şartı

TMK’ya eklenen yeni bir maddeyle ‘Terörün finansmanı’ başlıklı yeni bir suç düzenleniyor. Buna göre ‘tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek doğrudan veya dolaylı olarak fon sağlar veya toplarsa’ 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 3 bin ile 150 bin YTL arasında adli para cezasına çarptırılacak. Daha önce gündeme gelen taslakta sadece ‘bilerek’ ifadesi yer alırken, tasarının son şeklinde ‘isteyerek’ kelimesi de ilave edilerek bu suçun ancak kasten işlenebileceği somut hale getirildi. Terörün finansmanı suçu kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse cezalar yarı oranında artırılacak. Terör örgütlerinin propagandasını yapan ancak mevzuata göre toplatma dışında yaptırım uygulanamayan gazetelerin yayınları durdurulacak.

Güvenlik görevlisine tutuklama yok

Terörle mücadelede görev alanların tutuksuz yargılanmalarıyla ilgili olarak daha önce yapılan; ancak Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen düzenlemenin yerine yeni bir hüküm getiriliyor. Kötü muamele, işkence gibi şikayetlerle hakkında dava açılan güvenlik görevlileriyle ilgili olarak tutuklama yerine adli kontrol tedbiri uygulanmasına öncelik verilecek. Bu düzenlemeyle güvenlik görevlileri yargılanırken görevlerini yapmaya devam edebilecek. Terörle mücadelede görev alan güvenlik görevlilerinin savunmasında sadece 3 avukatın görev alabileceği sınırlaması da kaldırılıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious