Tesadüfen sucukçu oldu BEŞLER’i zirveye taşıdı

  • Giriş : 06.03.2006 / 00:00:00

Memleketi Gaziantep’den gelerek Ayman Döviz Bürolarını kuran Mustafa Ayman 3 yıl önce tesadüfen girdiği sucuk işinde de giderek büyüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


2000 yılında yaşanan ekonomik krizle sıkıntıya düşen 60 yıllık Beşler Sucuk’u satın alan Mustafa Ayman, şimdilerde Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği otel yatırımının yanısıra ana işi olarak gördüğü Beşler Sucuk markasını da bir numara yapmak için büyük yatırımlara girişiyor. Ayman, sucuk talebini karşılayamadıklarını belirterek, Beşler Sucuk’un Kağıthane’deki üretim tesislerini, Silivri’de geçen hafta satın aldıklarını 40 bin metre kare arsa üzerine kurulacak modern tesislerine taşımak için kolları sıvadıklarını belirtti.

Üretmek keyif veriyor
Mustafa Ayman, son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Altın Kum sahilinde 5+2 yıldızlı otel projesiyle gündeme oturmuştu. Türkiye Gazetesi’ne yeni yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Beşler Sucuk Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ayman, tesadüfen girdiği sucuk işinden büyük keyif aldığını belirterek, şimdi yeğenlerine devrettiği döviz işindeyken basit ‘al sat’ ticareti yaptığını ancak bir mal üretmenin ve bunun karşılığında teşekkür almanın kendisi için çok büyük mutluluk kaynağı olduğunu söyledi. “Fabrikamız 1945 yılında kurulmuş. Burada dededen toruna bir silsile çalışmış, üretim tesisimiz sanki onların bir mahallesi. Çalıştırdığımız 300 kişinin gözlerindeki mutluluk benim en büyük sevinç kaynağım” diyor Mustafa Ayman.

Avrupa’nın en büyük tesisi
İhracata ihtiyaçları olmadığını, iç piyasaya dahi yetişemediklerini ifade eden Mustafa Ayman, Kağıthane’deki 10 bin metrekare alanda kurulu Türkiye’nin ilk entegre et ürünleri tesisini, 1 yıl sonra Silivri’deki yeni modern tesislerine taşıyacaklarını kaydederek şöyle konuştu: “Bahçeşehir’de görüştüğümüz arsadan vazgeçerek, geçtiğimiz hafta Silivri’de 40 bin metrekare bir arazi satın aldık. İki hafta içinde temelini atacağız. Avrupa’dan danışmanlar tutarak Avrupa’nın en büyük ve modern et ve süt ürünleri entegre tesislerini kuracağız. 20 bin metre kare kapalı üretim alanı olacak. Şu anda bulunduğumuz yerde çift vardiye çalışıyoruz. Aylık 600 ton olan üretim kapasitemizi en az 1200 tona çıkaracağız. Bunun yanında ilk defa değerli et ürünlerini kavumlu ambalaja koyacağız. Ayrıca süt ürünlerini de deneyeceğiz. Yatırım maliyetini ise henüz netleştirmedik.”

Et fiyatı komşu ülkelerin 2 katı
Sucuk tüketiminin nüfusa oranının yüzde 30 olduğunu, salam ve sosisi tanımayan insanlar bulunduğunu belirten Mustafa Ayman, Türkiye’deki et fiyatlarının yüksek olduğuna dikkat çekti. Bunun sebebinin damızlık sığır hayvan yetiştirilmemesi olduğunu Ayman, “Et fiyatımız çok pahalı, öyle ki eti komşu ülkelerden 2 kat pahalı tüketiyoruz” dedi.

> Sucukçuların ağabeyiyiz
Beşler Sucuk Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ayman, 1945’te kurulan Beşler Sucuk Entegre Tesisleri’nde ilk günden bugüne sucukların fermante edilerek üretildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Eskiden sucuk köylerde asılıp kurulurdu, biz bunu modern süreçten geçirerek yapıyoruz. Fermante sucuk, kendi içinde mayalanma ve ısıl işleme tabi tutulmadan, hijyenik ortamda asgari 12 gün bekletmek suretiyle yenilecek kıvama getirme işlemidir. Baharat ve aromalar bu süre içinde et tarafından emilir ve tatlı bir olgunlaştırma sürecine tabi tutulur. Sucuk yapımındaki formül kola içeceği gibidir. Her markanın kendine has bir tadı vardır. Fermante sucuk yapan firma sayısı oldukça azdır. Ticari düşünen bazı firmalar buharda ısıl işlem göstererek sucuğu üç günde satışa sunuyorlar.” Ayman, 7-8 ciddi firmanın arasında iyi bir yerde olduklarını belirterek “60 yıllık bir kuruluş olarak sucukçuların ağabeyiyiz” dedi.

Merdiven altı tehlikeli!
Türkiye’de sucuk ve sosis ürünlerine domuz eti karıştırmanın kârlı olmadığını, sucuk satan hiçbir markanın domuz eti kullanmayacağını belirten Ayman, “Merdiven altı üretimleri bunun dışında tutmak gerekir. Türkiye’de markalaşmak çok pahalı. 20 yıllık 30 yıllık markalar biraz daha fazla kâr edeceğim diye markalarını tehlikeye atmazlar” diye konuştu.

Ağzıma iki sene et koyamadım
Avrupa ülkelerinin kırmızı et tüketiminin Türkiye’nin en az 3 katı olduğunu kaydeden Mustafa Ayman, “Türk insanı en ufak göz ağrısında bile doktorlardan “et yemeyin” ikazıyla karşılaşıyor. Maalesef protein tüketmiyoruz. Almanya’da metroda bir çocuk cebinden kurutulmuş sucuk çıkarıp yediğini gördüm. Avrupalılar bizden uzun yaşıyor” dedi. Avrupa’da kolestrol ile ilgili araştırma sonuçlarını istediklerini de anlatan Mustafa Ayman, çok şaşırdıklarını şu cümlelerle ifade ediyor: “Araştırma hangi ette ne kadar kolesterol olduğunu tespit ediyordu. Çok ilginç, danadaki kolesterol oranı ile tavuk ve hindideki kolesterol arasında bir fark yokmuş. Hatta ‘sığırda daha az var’ dediler. Kaç senelik sucukçuyuz, bunu yeni öğreniyoruz. Ben de kolesterol var diye iki sene ağzıma et koymadım. Ama bu araştırmadan sonra şimdi afiyetle sucuk da yiyorum. Kolesterolümü ölçtürdüm yine aynı çıktı, artış yok. Bir de hareket etmiyoruz, yediğimizi yakamıyoruz.”

Kıbrıs’ın ‘Kemer’ini kuruyoruz
Mustafa Ayman, turizm yatırımları hakkında da şunları söyledi: Turizm sektörü Türkiye’de ciddi bir sektör. Biz otelci değiliz. Ama profesyonel anlamda işlerimize engel olmayacak bir iş kolu gibi görüyoruz. Bin 300 yataklı bir otel olacak ve 2007 sezonunda açacağız. Resort modeli çok katlı olmayacak. Villalar da yer alacak. 5+2 yıldızlı olacak. Roma’daki Bizans dönemini anlatan Collesium binasını andıracak. Kıbrıs’ta kavgalara sebep olan Maraş bölgesinde toplam 10 bin yataklı oteller kullanılamıyor. Türkiye, Altın Kum denilen bölgede yeni bir Maraş kuruyor. Bizim otelimiz de bu alanda yer alacak. Aynı bölgede 15 tane 5 yıldızlı otel olacak. 15 bin yatak olacak. 2008’e hepsi açılır. Burası Kıbrıs’ın Kemer’i olacak. Bizim toplam otel maliyetimiz 30 milyon doları bulacak. 200 dönüm üzerinde 60 bin mertekare inşaat olacak.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious