Ticari savaş!

  • Giriş : 22.09.2006 / 00:00:00

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Ülkeler arasındaki mücadelede artık ordu değil fabrikalarlar ön plana çıkıyor" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ülkelerin uluslararası mücadelelerinde artık ordunun değil fabrika ve büyük işletmelerin ön plana çıktığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, Hilton Kayseri Otelinde düzenlenen Uluslararası Avukatlar Birliği Seminerinde, yabancı sermayenin önemine değindi.Türkiye'nin tarihinin hiçbir döneminde kapalı bir toplum olmadığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, ''Benim ülkeme yatırım yapan, iş sahası açan, ihracat yapan, ekonomik büyümemize katkı sağlayan sermaye hangi milliyete, hangi dine, hangi ırka ve hangi renge sahip olursa olsun kıymetlidir'' dedi.

Türkiye'nin her dönemde komşularıyla ve diğer devletlerle gerek siyasette, gerekse ticaret ve ekonominin her alanında iyi ilişkiler kurduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, geçen yüzyılın son çeyreğinde telaffuz edilmeye başlanan küreselleşme, dünya ile bütünleşme ve benzeri kavramların Türk toplumunun hiçte yabancı olmadığı kavramlar olduğunu kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, mirasını devraldıkları Osmanlı Devleti'nin egemenliği altındaki topraklarda adı konmamış bile olsa bu kavramları dış ilişkilerinin temeline oturttuğunu kaydederek, ''Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik temellerinin atıldığı 1. Türkiye İktisat Kongresinde yabancı sermaye kavramı açık bir şekilde ifade edilmiştir. Kongrenin kabul ettiği misaki ve iktisadi esasların 9. maddesinde, yabancı sermaye ile ilişkili olarak şu ifadeler yer almıştır; 'Türkiye kendisine düşman olmayan milletlere daima dosttur, sermayesinin aleyhtarı değildir'. Aslında 82 yıl önce benimsenen bu ifade bir çoğumuzun bugün de benimseyebileceği temel bir stratejik tabirdir. Ne yazık ki aradan 82 yıl geçmesine rağmen bu ifadenin içinin doldurulmamış olması, herkesin dilediği yöne çekme gayreti, sığ ve temelsiz tartışmalar, bizi temel bir stratejiden yoksun bırakmıştır. Bu yüzden maalesef tartışmalar iki uç noktada gidip gelmektedir. Bir kesim meseleye ideolojik gözlükle bakarak tamamen karşı çıkıyor, diğer kesim ise 'ne olursa olsun gel' mantığıyla hareket etmektedir. Oysa ki her türlü ekonomik, siyasal ve sosyal olayda olduğu gibi sadece siyah ve beyaz yoktur. Aslında gri tonların da varlığının bilincinde olmadan her şeye bir ideolojik gözlüğün arkasından bakmak ülke yararına değildir, ama neye malolursa olsun, denetimsiz ve başıboş bir yaklaşımda doğru değildir.'' şeklinde konuştu.

Sermayenin renginin, ırkının, milliyetinin olmadığını her platformda dile getirdiklerine işaret eden Hisarcıklıoğlu, Türkiye'ye daha fazla yatırım gerektiğine dikkati çekti. Hisarcıklıoğlu, bunu yerli yada yabancı olmasının fark etmeyeceğini ifade ederek, ''Ülkemizdeki gerçek işsiz sayısı 5 milyonun üzerinde. Resmi rakamlara göre ise 2,5 milyon civarında. Öte yandan her yıl 700 bin gencimiz istihdam piyasasına katılmakta, iş ve aş bulma çabasına girmektedir. Mevcutlar hariç sadece bu gençlerimizi istihdam etmek için en muhafazakar rakamla en az 40 milyar dolar gerekmektedir. Ne yazık ki son 80 yılda bir defa bile yıllık yatırım miktarı bu rakama ulaşmamıştır. Çünkü, hem tasarruf oranımız çok düşük, hem tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişte geç kaldık, hem de teknoloji üretiminde gerilerdeyiz. " diye konuştu.

Rifat Hisarcıklıoğlu, sonuçta ülke hesabına atılacak eksilerin maliyetinin de bir o kadar fazla olacağına dikkat çekerek, yabancı sermayenin tehlikesinden sözetmeden önce, kendi yatırım ve iş ortamımızla ilgili eksikliklerimizle ilgilenmenin daha uygun olacağını ifade etti. Hisarcıklıoğlu,meseleye ideolojik açıdan değil, pragmatik açıdan bakılmasını gerekli olduğunun altını çizmek istiyorum.'' dedi.

Hisarcıklıoğlu, dünyada ülkeler arasındaki mücadelede orduların değil şirketlerin ön plana çıktığını belirterek, şunları söyledi: ''Bakıyorum dünyanın ilk 100 firması arasında, üzülerek söylüyorum 1 Türk şirketini göremiyorum. Eğer Türkiye kendisine bu bölgede stratejik önem addediyorsa, 'bölgesel güç olacağım' diyorsa bunu ancak global ölçekte iş yapan, global ağırlığı olan şirketler aracılığıyla yapabilir. Aksi halde sadece Türkiye sınırlarında kalırsak büyük şirketler karşısında tutunamayız."Hisarcıklıoğlu, Türkiye için en doğru stratejinin yatırım ortamının hem yerli hem de yabancı sermaye açısından daha elverişle hale getirilmesi olduğunu, asıl korkulması gerekenin yabancı sermaye değil işsizlik olduğunu sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious