Time; Kuzey Irak güç ve korkuyla yönetiliyor

  • Giriş : 20.03.2006 / 00:00:00

Dünyanın önde gelen haftalık haber dergilerinden Time (ABD), Irak’ın kuzeyindeki özerk Kürdistan bölgesinin yönetimini elinde bulunduran iki partinin, özgürlükleri ve demokratik süreci kısıtladığını yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İki partinin muhalifleri sindiren despotik eğilimlerine dikkat çekilen haberde, IKDP ve IKYB’nin bölgeyi “güç ve korku” kullanarak yönettiğinin altı çizildi. Dergi, Mesut Barzani ve Celal Talabani liderliğindeki partilerin, adeta polis devleti uygulamaları sergilediğini kaydederken, “Büyük bir Saddam yerine Kürdistan’da yüzlerce Saddam var.” şeklindeki görüşlere yer verdi.

Üniversiteler dahil, işe alımlardaki partizanca uygulamalara dikkat çekilen haberde, bölgede bağımsız bir medyadan söz edilemeyeceği de vurgulandı.

Time dergisi, bu haftaki sayısında “Kürdistan'da rahatsızlık” başlığı ile yayınladığı haberinde bölgedeki sorunları masaya yatırdı. Dergi, Saddam Hüseyin'in 5 bin kişiyi öldürdüğü Halepçe Katliamı'nın yıldönümünde geçtiğimiz hafta çıkan olayların arkasında iki partinin ‘iktidar tekeline’ öfkenin yattığına temas etti. Kürdistan bölgesinin bir polis devleti niteliğinde olduğunu kaydeden Time, her mahallede Asayiş adlı askerî birliklere bağlı bir karakol bulunduğunu; Parastin isimli gizli servislerin ise telefonları dinlediğini ve cuma namazlarına katılanları takip ettiğini savundu. Direnişçileri bölgeden uzak tutmaya yönelik olmasına karşın partilerin elindeki güvenlik güçlerinin, bağımsız sivil organizasyonlara baskı uyguladığı vurgulandı. Dergiye konuşan, IKDP'nin çoğunlukta olduğu Erbil parlamentosundaki Kürdistan İslam Birliği Partisi üyesi ve Adalet Bakanı Hadi Ali, “Partimize üye olanlar bazen sebepsiz yere tutuklanarak yedi-sekiz ay hapiste tutuluyor. Dışarıya çıktıklarında ise onlara sağ oldukları için şükretmelerini ve sessiz olmalarını telkin ediyoruz.” dedi. Adalet Bakanı Ali, bölgedeki yargının da tamamen politik olduğunu ve yargıçların çoğunlukla partilerin istekleri doğrultusunda karar aldıklarını söyledi. Gizli servisin bile kendi yargıçları bulunduğunu dile getiren Hadi Ali, geçen yıl yapılan 3 seçimde de okullara, hastanelere ve resmî binalara iki partinin liderinin posterlerinin asıldığına dikkat çekti. Okullara girmenin, iyi bir iş bulmanın ve kariyer edinmenin de parti bağlantılarına göre belirlendiği vurgulanan haberde, Kürdistan Öğrenci Gelişimi Derneği Başkanı Rebvar Ali, üniversite rektörlerinin, dekanlarının, konseylerinin ve tüm bölümlerin iki partiden birisinin kontrolünde olduğunu dile getirdi. Rebvar Ali, okullara girişin yetenek veya bilgiye göre değil, hangi partiye üye olunduğuna göre belirlendiğini vurguladı. Bursların da sadece parti üyelerine verildiğini öne süren Ali, “Büyük ekonomik anlaşmalar, politik bağlantılar sayesinde yapılıyor, bu da yolsuzlukların önünü açıyor.” diye konuştu.

‘Kürdistan’da yüzlerce Saddam var’

Partilerin destek vermediği gösterilerin yasaklandığına işaret eden Time dergisi, bölge yönetimlerinde kurulan koalisyonlarda yer alan küçük çaplı partilere de dikkat çekti. Haberde, bunların halktan geniş bir destek aldığı ve yönetimin paylaşıldığı izlenimi vermek için iki büyük parti tarafından satın alınmış olduğu ya da kurulduğuna işaret edildi.

Bölgede dinî azınlıklara hoşgörü gösterildiğini de yazan Time, buna karşın iki partinin, Vakıflar Bakanlığı'nı kullanarak Müslümanları sıkı gözetim altında tuttuklarını savundu. İngilizlerin, Müslümanları kontrol için 1920'li yıllarda kurduğu ve daha sonra Baasçılar tarafından da kullanılan bakanlığın 2003'te Irak anayasası tarafından yasaklanmasına rağmen, Kürdistan bölgesinde halen baskı yapmakta kullanıldığı belirtildi. Irak meclisinin KIU Partili üyesi ve Erbil Camii'nin baş imamı Ahmed Vahab, bu durumu, “Tek ve büyük Saddam yerine, Kürdistan'da yüzlerce Saddam'ımız var.” şeklinde yorumladı.

Time'ın haberinde bölgedeki medyaya da vurgu yapılırken, özel televizyon bulunmadığı ve yayınların tamamen parti propagandası şeklinde yürütüldüğüne dikkat çekildi. Bölgenin özgür bir medya için hiç uygun olmadığına işaret edilen haberde, bazı küçük çaplı radyoların Amerika'nın desteğiyle ayakta kaldığı bilgisine yer verildi. Bölgedeki ifade özgürlüğü ve yargının siyasallaşmasına örnek olarak, hukuk profesörü ve gazeteci Dr. Kemal Said Kadir'in Mesut Barzani ve ailesini eleştiren makalesi sebebiyle ekim ayında tutuklanarak 30 yıl hapse mahkum edilmesi gösterildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious