Tıp Eğitimi ABD'nın kapatılmasına durdurma

Tıp Eğitimi ABD'nın kapatılmasına durdurma.12777
  • Giriş : 24.06.2009 / 11:15:00
  • Güncelleme : 24.06.2009 / 11:18:00

Danıştay, tıp fakülteleri bünyesindeki ''tıp eğitimi anabilim dallarının'' kapatılmasına ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde ''tıp eğitimi anabilim dalı'' açılmasına ilişkin YÖK kararının, yürütmesini durdurdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tıp fakültesi bünyelerinde yer alan ''tıp eğitimi anabilim dallarının'' kapatılarak, Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde ''tıp eğitimi anabilim dalı'' açılmasına, tıp eğitimi ve bilişimi anabilim dalının birlikte kurulduğu tıp fakültelerinden biyoistatistik anabilim dalı bulunanlarda ''biyoistatistik ve tıp bilişimi anabilim dallarının'' birleştirilmesine ilişkin 22 Aralık 2008 tarihli YÖK Genel Kurulu kararının iptali ile yürütülmesinin durdurulması istemiyle dava açılmıştı.

Dava dilekçesinde, ''bu düzenleyici işlem nedeniyle ortaya çıkan özlük hak kayıplarının giderilmesi'' de istenmişti.

Davayla ilgili ilk incelemesini tamamlayan Danıştay 8. Dairesi, YÖK kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.

KARARDAN

Dairenin kararında, tıp eğitimi anabilim dalının ve tıp eğitimi ve bilişimi anabilim dalının, temel tıp bilimleri bölümünde yer alan anabilim dalları olarak Dünyada yaklaşık 50, Türkiye'de 10 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, 1999 yılından itibaren doçentlik alanı olarak, 2004 yılından itibaren de anabilim dalı olarak kabul edildiği, 32 tıp fakültesinde bu anabilim dalının bulunduğu belirtildi.

Tıp eğitimi anabilim dalının, tıp eğitimi ile ilgili çağdaş gelişmeleri izlemek ve uygulamak, müfredatın geliştirilmesine katkıda bulunmak, yapılan sınavların kalite denetimini yapmak gibi amaçlarla kurulduğu ifade edilen kararda, tıp eğitimi anabilim dalının, eğitim, hizmet ve araştırma olmak üzere üç temel işlevinin bulunduğu kaydedildi.

Kararda, ''Tıp eğitimi anabilim dallarının, tıp eğitimindeki sorunları saptayıp, bu sorunları gidermeye yönelik çalışmaları yürüterek, eğitim metotları ve programlar geliştireceği, çalışma takvimleri oluşturacağı, yürütülen bu projelerle de tıp eğitimine katkı sunacağı tartışmasızdır'' denildi.

-ENSTİTÜNÜN TEMEL İŞLEVİ-

Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği'ne göre, enstitünün birden fazla benzer ve ilgili bilim dallarında lisansüstü eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve uygulama yapan birimler olarak tanımlandığı ve esas işlevinin lisansüstü eğitim ve öğretim olduğu ifade edilen kararda, şöyle denildi:

''Oysa tıp eğitimi anabilim dallarının işlevlerinin büyük kısmının mezuniyet öncesi tıp eğitimine ilişkin olduğu, enstitülerin tıp eğitimi anabilim dallarının açıklanan işlevlerinin bütününü kapsamasının olanaklı olmadığı ortadadır.

Kaldı ki dosyadaki bilgi ve belgelere göre, 32 tıp fakültesinde, 51'i tam zamanlı olmak üzere, 190 öğretim elemanının görev yaptığı anlaşılan anabilim dalının geçiş süreci tanınmadan ve alt yapısı hazırlanmadan Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesine alınmasıyla birlikte kadro sorunlarının da gündeme gelmesi kaçınılmazdır.

Tıp eğitimi anabilim dalının çalışma alanı içinde 2547 sayılı yasanın tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan ve yüksek öğrenim olarak tanımlanan tıpta uzmanlık eğitimi de yer aldığından, tıp fakülteleri bünyesindeki tıp eğitimi anabilim dalının kapatılması sonucunda, bu anabilim dalının hem tıp eğitimindeki anabilim ve bilim dallarındaki hem de tıpta uzmanlık eğitimindeki çalışma alanlarının kısıtlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.''

-BİYOİSTATİSTİK VE TIP BİLİŞİMİ ANABİLİM DALLARI-

Daire kararında, YÖK Genel Kurulu kararının, ''biyoistatistik ve tıp bilişimi anabilim dallarının'' birleştirilmesine ilişkin kısmı da incelendi.

Kararda, ''biyoistatistik'' sözcüğünün, biyolojik araştırmalarda nedensellik varsayımlarının geçerliliğini, araştırma yöntem bilimi ilkeleri çerçevesinde ve istatistik biliminin olanaklarından yararlanarak değerlendirmeyi, ''tıp bilişimi''nin ise sağlık bilimlerindeki uygulamalardan elde edilen bilgi ve tecrübenin, iletişim ve bilgi işlem alanlarında teorik ve pratik olarak uygulanmasını ifade ettiği belirtildi.

Tıp eğitimi ve tıp bilişiminin, amaç ve hedeflerindeki ortaklık gözetilerek pek çok üniversitede birlikte yapılandırıldığı, bu tür bir yapılandırmanın, tıp ve sağlık biliminin gelişmesinde büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Kararda, ancak tıp bilişimi anabilim dalının, biyoistatistik anabilim dalı ile birlikte yapılandırılmasının, bu alanda çalışma yapılmasına, gelişme kaydedilmesine ve insan gücü yetiştirilmesine ne tür katkısının olacağı yönünde bir bilgi ve belgenin, davalı YÖK tarafından sunulamadığı ifade edildi.

Dairenin kararında şunlar kaydedildi:

''Esasen, bünyesinde biyoistatistik anabilim dalı olmayan fakültelerdeki tıp eğitimi ve bilişimi anabilim dalı kapatılarak, Sağlık Bilimleri Enstitülerine devredilirken bünyesinde biyoistatistik anabilim dalı olan fakültelerde anabilim dalları 'biyoistatistik ve tıp bilişimi' anabilim dalı olarak düzenlenerek fakülte bünyesinde bırakılması aynı anabilim dalında görevli olanlar yönünden farklı uygulamalara yol açacağı gibi doçentlik sınavlarına başvuru ve kadro hususlarında sıkıntı yaratacağı kuşkusuzdur.

Bu durumda, dava konusu işlemin, tıp eğitimi anabilim dallarının, işlevleri gereği tıp fakültelerinde tıp eğitimine yönelik faaliyet gösteren bütün anabilim ve bilim dalları ile sürekli ve karşılıklı bir iletişim ve etkileşim içinde olması gerektiğinden hareketle, tıp eğitimi anabilim dallarının kapatılmasına ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde tıp eğitimi anabilim dalı açılmasına yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gibi, objektif bir neden gösterilmeksizin tıp eğitimi ve bilişimi anabilim dalının birlikte kurulduğu tıp fakültelerinden biyoistatistik anabilim dalı bulunanlarda 'biyoistatistik ve tıp bilişimi anabilim dallarının' birleştirilmesine ilişkin kısmında da hukuka ve eşitlik ilkesine uyarlık görülmemiştir.''

Davacının, ''YÖK Genel Kurul kararından dolayı ortaya çıkan özlük hak kayıplarının giderilmesine ilişkin isteminin'' de incelendiği kararda, ''Yürütmesi durdurulan karar dolayısıyla davacının özlük haklarında bir kayıp meydana gelmiş ise davalı idarece giderilmesi yönünde bir karar verileceği tabiidir'' denildi.

Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının karara itiraz hakkı bulunuyor. İtirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri görüşecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*