TMSF Başkanı'nı endişelendiren büyük risk

TMSF Başkanı'nı endişelendiren büyük risk.11792
  • Giriş : 26.03.2008 / 18:26:00

(TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, TMSF'nin 4 yılda 16 milyar dolar para tahsil ettiğini belirterek, uluslararası davalar nedeniyle 40 milyar dolarlık risk taşıdıklarını açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, TMSF'nin 4 yılda 16 milyar dolar para tahsil ettiğini belirterek, ''İlk başladığımızda hesap yaptık, sonuçta 5-6 milyar dolarlık kaynak vardı. Ama biz bunu 16 milyar dolara yükselttik. Hala tahsil edebileceğimiz 5-6 milyar dolar daha var. Şimdi onlarla uğraşıyoruz'' dedi.

Ertürk, Haliç Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Kulubü tarafından düzenlenen ''Türkiye'de Finans Sektöründe Son Çalışmalar'' konulu konferansta yaptığı konuşmada, yeni ekonomi düzenin artık reel değişimlerden çok spekülatif değişimlere bağımlı hale geldiğini, sayısal sanal değerlerin ekonomiyi sarstığı dönemlerden geçildiğini anlattı.

ABD'de yaşanan tutsat (mortgage) krizine değinen Ertürk, burada düşük gelirlilere verilen kredilerin böyle bir sorunun kaynağını oluşturduğunu belirterek, ''Bizde böyle kredi versek herkes tepemize biner'' dedi.

Global piyasalardaki son durumu ''Spekülatif ve bulaşıcı'' olarak niteleyen Ertürk, ABD kaynaklı krizin Avrupa'da da etkilerinin görüldüğünü hatırlattı.

Finans sektörünün beklentilerden çok fazla etkilendiğini, burada beklentilerin yönetilmesinin büyük önem taşıdığının altını çizen Ertürk, sektörün güven ile de çok yakından ilgili olduğunu söyledi.

Bankaların kaynaklarının yaklaşık yüzde 70'lik bölümünün mevduata bağlı olduğunu, bunların bir anda çekilmek istenmesi durumunda hiçbir bankanın bu durumu yönetemeyeceğini anlatan Ertürk, bu noktada ayrı desteklerin devreye girebileceğini kaydetti.

Yaşanan türbülansın banka bilançolarının büyük değer kaybetmesine yol açtığını ifade eden eden Ertürk, bankacılığın risk yönetme işi olduğunu, iyi yönetilmediği takdirde belanın kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Finansal güvenlik ağını oluşturan kavramlara da değinen Ertürk, TMSF'nin de bu ağının içinde olduğunu bir ''kaza'' halinde devreye girdiklerini ifade etti.

Sigortacılığın talihsiz bir iş olduğunu dile getiren Ertürk, Türkiye'de 1994-2004 yılları arasında mevduatların yüzde 100 devlet garantisi altında olduğunu hatırlattı.

Bankaların bütün borçlarının da güvencede olduğunu ifade eden Ertürk, ''Banka sahibi ödeyemeyeceği faizin altına girerek böyle bir ahlaksızlık yapıyor. Ahlaki çürümeyi 1994 yılından başlayarak şiddetli bir şekilde yaşadık'' dedi.

-BANKALARIN KAMUYA MALİYETİ 65 MİLYAR DOLAR-

Türkiye'de yaşanan ekonomik krizleri ve bankaların fona devirlerine değinen Ertürk, bu süreçte 20 bankanın fona devredildiğini hatırlattı.

1998 yılından sonra bankaların teknik olarak battığını, ancak hukuksal olarak yaşamaya devam ettiğini anlatan Ertürk, bu dönemde bankalar bünyesinde yer alan hazine temsilcilerinin de en büyük yolsuzluklara imza attığını söyledi.

Ahmet Ertürk, batık bankaların kamuya maliyetinin 27 milyar dolar olduğunu, faiziyle birlikte ise 65 milyar doları bulduğunu bildirdi.

TMSF'nin devraldığı bilançoların sağlam tarafının ''borç'', çürük tarafının ise ''varlık'' olduğunu ifade eden Ertürk, bankaların batış nedenlerini anlattı.

Şirketlerin batarken, sahiplerinin zengin olduğunu belirten Ertürk, şunları kaydetti:

''Bu sistem eskiden çalışıyordu. Ama artık borçlu şirket sahibine 'Sen bütün mal varlığınla bu bankalara karşı sorumlusun' diyoruz. Kanun bize bu yetkiyi verdi. Biz de bunu kullanıyoruz. Banka sahiplerinin mal varlıklarını arıyoruz, buluyoruz, yönetiyoruz, satıyoruz. Bu işi bir savaş ortamı içinde yaptık. Kurulan tezgahı çökertiyoruz. Bunun sonucu düşmanlık duygularını tahmin edebilirsiniz. TMSF neden başarılı oldu? Başarılı olduğu bir kabuldür. Çünkü iddialı başladık. 'Türkiye'ye bir başarı öyküsü armağan edeceğiz' dedik. Vizyonumuz buydu. Bunu gerçekten 4 yılda başardık. 16 milyar dolar para tahsil ettik. İlk başladığımızda hesap yaptık, sonuçta 5-6 milyar dolarlık kaynak vardı. Ama biz bunu 16 milyar dolara yükselttik. Hala tahsil edebileceğimiz 5-6 milyar dolar daha var. Şimdi onlarla uğraşıyoruz. Kimse elimizden kurtulamıyor, kurtulamaz.''

-MEDYADA OLMAKTAN MUTSUZUZ-

TMSF'nin çok ciddi istihbarat ağı bulunduğunu, banka arşivlerinin dibine doğru çalıştıklarını belirten Ertürk, ''Geriye gidince tarihi şehir ortaya çıkarıyoruz. Tehditler bize işlemiyor'' dedi.

TMSF'nin medya, otelcilik, çimento gibi her sektörde olduğunu ifade ederek, ''Fabrikamız var. Sanatçılarla uğraşıyoruz'' dedi.

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Ertürk, medya gruplarına yapılan operasyonlara ilişkin bir soru üzerine, ''Biz öyle istediğimiz medya grubuna operasyon yapamayız. Bankalar ile doğrudan veya dolaylı ilişkisi olan gruplarla ilgileniriz. Herkese operasyon yapalım gibi bir lüksümüz yok. Banka kaynaklarıyla ilişkisini tespit ettiklerimizle ilgileniyoruz. Medyada olmaktan da son derece mutsuzuz. Bunu yönetmenin size getireceği şahsi, kurumsal riskler fazla'' diye konuştu.

-TMSF'YE AÇILAN DAVALAR-

Ahmet Ertürk, TMSF aleyhine açılan davaların kaybedilmesi halinde uğranacak kaybın sorulması üzerine ise uluslararası hukuk mekanizmalarının kötüye kullanılması ile karşı karşıya olduklarını belirterek, ''40 milyar dolara yakın dava riski var. Bunları takip ediyoruz. Çok çalışmak gerekiyor'' dedi.

Uzan Grubuna ait Telsim'in yabancı bir şirkete satılmasına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Ertürk, şunları söyledi:

''Elimizde bir varlık vardı. Borcu bulunuyordu. Biz maksimum değeri yaratabilmenin peşindeydik. Telsim'in abonesi 5 milyona kadar düşmüştü. 2 yılda biz bunun 11 milyona çıkardık. İhaleyi şeffaf model içinde yaptık.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious